AKŞAM GAZETESİ | Serdar Akinan | 2009-09-02
Murat Karayılan Kandil'de Le Monde gazetesine mülakat vermiş... Le Monde muhabiri , 'Af' meselesini sormuş...
Aldığı yanıt hayli ilginç,
'Kim, kimi affetmeli? Esrarengiz saldırganlarca öldürülen 17 bin sivil kurbandan kim söz edecek? Kentlerin ortasında öldürülen işadamları, avukatlar, sendikacılar, doktorlar, öğretmenlerden? İki taraf birbirimi affetmeli. Türk devleti ilk önce özür dilemeli.'
Bu cümle üzerinden sağlam bir polemik başlayabilir...
Tahrik edici bir tartışma konusu olabilir.
'Ulann, sen kim oluyorsun da koskoca Türk devleti özür dilesin diyorsun' diyebiliriz.
Sonra bir an durdum... Ne yapıyoruz? Bu tartışmalar nereden ve nasıl çıktı?
Bu tartışmanın tarafı olarak bir samimiyet zemini talep edemez miyiz?
İşaret fişeğini kim ne zaman attı... Ne oldu da biz, bir anda, 'Kürt açılımı' içinde kendimizi bulduk?
Karakollar basılırken, şehit cenazeleri şehirlerimize onar onar gelirken gözyaşı dökmeyenler; Kürt sorununun varlığını, siyaset yaptıkları sürece fark etmeyip, sırf konjonktür öyle gerektirdi diye ön saflarda yer tutan mide bulandırıcı politikacıların kuş beyinleri mi çözümün çerçevesini akıl etti diye düşündüm. Elbette ki hayır...
Süreç bir tasarımın ürünü.
Bakın Amerikalı Türkiye uzmanı Henry Barkey bir süre önce 'Kürt açılımı' üzerine konuşmuş.
Dört ayaklı bir çerçeve sunmuş.
1. Anayasada, vatandaşlık tanımını daha kapsayıcı hale getirecek biçimde bazı revizyonlar yapılması gerek.
2. Kültürel reformlarla ilgili olmak zorunda. Yani Kürtçe yayın, eğitim olmalı... Siyasetçiler Kürtçe siyasi konuşma yapmalı.
3. İktidarın bir kısmı yerel yönetimlere devredilmeli.
4. Silah bırakması için PKK'ya yönelik bir tür af veya başka bir açılım ortaya konulmalı.
Tanıdık geliyor mu?
Şimdi dünkü gazetelere bakalım... Aydınlarımızın meselenin halline yönelik beyanatları bire bir örtüşüyor.
Konuşun ve konuşalım... Gene ve ısrarla söylüyorum... Samimiyetle...Soğukkanlılıkla...
Oysa zemin kaygan... Vıcık vıcık... Ne MHP'nin 20 yıl önceki tutumu ve söylemi ile bu sorun konuşulabilir.
Ne CHP'nin muğlak ifadeleri ile...
ABD tasarımı bir plan, bu süreçte işe yaramayacaktır.
Tersine içinden çıkılamaz bir yere sürükleniyoruz.
'Önce Türkiye özür dilesin' lakırdılarıyla nereye varılır Allahınız aşkına...