AKŞAM GAZETESİ | İsmail Küçükkaya | 2009-09-07

kategori2

TAKTİK ŞEREF TRİBÜNÜNDEN 'Arkaya kessene Hamit!'

Milli takımımızın Estonya maçını izlerken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker ve Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener'in görüntüleri sık sık ekrana yansıdı.
Tribünde beraber oturan üç önemli ismin, takımımızın yenik olduğu anlardaki tedirgin, galip dakikalardaki heyecanlı halleri izleyicilere naklen aktarılmış oldu.
Hele gol vuruşlarıyla birlikte Erdoğan, Gerçeker ve Özgener'in sevinçleri, birbirlerini tebrik etmeleri bizleri geçen yılki o muhteşem Avrupa Şampiyonası günlerine götürdü. Bu vesileyle Hasan Doğan'ı da bir kere daha rahmetle analım.
Maçı izlerken Kayseri'deki stadın tribünlerinde yaşanan o anların hikayesini merak ediyordum. Siyaset, yargı ve futbol dünyasının zirvedeki üç profilini her türlü gerginlikten uzaklaştıran ve insani yönleriyle karşımıza çıkaran futbolun büyüsüydü.
Gerçekten böyle görüntülere ihtiyacımız var. Bizi bir arada tutacak ortak zevklere, ortak zaferlere, hatta bazen yenilgileri paylaşmaya...
Kolektif zaferler ulusal gururumuzu okşadığı gibi, bugünün mağlubiyetleri de geleceğin zaferlerinin yapı taşlarını döşeyebilir. İş ki; acımızı da sevincimizi de paylaşmayı bilelim.
Dünkü yazıişleri toplantısına bu düşüncelerle girdim, öncesiyle sonrasıyla maçı konuştuk.
Hasan Gerçeker'in futbola olan düşkünlüğünü iyi bilirim. Avrupa Şampiyonası'nda milli takımı hiç yalnız bırakmamıştı, İsviçre'de kendisiyle karşılaşmıştık. Yargıtay Başkanı'nı ve Futbol Federasyonu Başkanı'nı aradık, hem kutladık hem de o heyecanlı dakikaların öyküsünü sorduk. Ortaya sıcacık bir futbol muhabbeti, siyaset ve yargı magazini çıktı.
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker'in bugünlerde en çok özlemini çektiğimiz duygudaşlıkla ilgili sözlerini haberimizde okuyabilirsiniz. Peş peşe radikal açılımları tartıştığımız, hükümetin yargı reformunu gündeme taşımak istediği bu günlerde Gerçeker'in duygu ve düşünceleri yol gösterici olabilir.
Ben sizi şimdi maç anlarına, tribüne götürmek istiyorum...
BAŞBAKAN'I DİNLEDİLER,
GOLÜ ATTILAR
Milli Takım erken dakikalarda gol yemiş olmasına rağmen hırslı ve istekli oynuyordu. Bol bol pozisyon ürettiğimiz gibi çok sayıda korner atışı kullandık. İşte onlardan ilk yarıdaki ikisinde, Hamit köşe vuruşunda topu ön direğe ortalayınca Başbakan Erdoğan, 'Arkaya kessene Hamit!' diye tepki göstermiş. Maçın ilerleyen dakikalarında bir köşe vuruşunda Hamit topu arka direğe, kalecinin uzanamayacağı bir noktaya gönderdi. Topu, her geçen gün büyüyen futbol starımız Arda o kısa boyuna rağmen kafa vuruşuyla ağlara gönderdi. (Burhan Ayeri'nin bugünkü yazısı 'Arda'nın boyu' polemiklerine güzel ve çarpıcı bir boyut getiriyor...)
Federasyon Başkanı Özgener, bu gol üzerine çok keyiflenen Başbakan'a, 'Sizi dinlediler; tam sizin taktiğinizle gol atıldı' demiş. Sonra 'Devre arasında galiba sizin taktik futbolculara iletilmiş' diye espri yapmış.
Erdoğan maçtan sonra hem soyunma odasına gidip teknik ekibi ve futbolcuları tebrik etti, hem de milli takım kampını ziyaret edip onlarla sohbet etti. Bu konu orada da gündeme gelmiş. Arda, Başbakan'a, 'Sizin taktiği gözlerinizden okuduk' deyince Başbakan kahkahalarla gülmüş...
SİYASİLER MAÇA GİTSİN
Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener, Başbakan Erdoğan'ın maçtan sonra hemen Kayseri'den ayrılmak yerine programını değiştirerek kamp alanına geldiğini söyledi. Özgener, 'Sağolsun Sayın Başbakan'ın maçlara gelişi teknik heyet ve futbolcular üzerinde çok olumlu etki yapıyor ve moral kaynağı oluyor' dedi.
'Peki neler konuştunuz?' diye sordum. 'Bütün pozisyonları konuştuk. Yenilirken bir ara stres olduk, kısa süreliğine tedirgindik ama dakikalar ilerledikçe kazanacağımıza ait güvenimiz arttı' yanıtını verdi. Özgener, maçları tribünde izlemenin Başbakan Erdoğan'ı mutlu ettiğini ve stresten uzaklaştırdığını vurguladı. Bence de Erdoğan özellikle Milli Takım maçlarına her fırsat bulduğunda gitmeli. Elbette diğer siyasiler de...
Siyasetin o gergin, çekişmeli dünyasından, en azından milli maçlarda kısa molalar vererek uzaklaşmaları, iklimi yumuşatmak adına çok yararlı olacaktır. Ne demişlerdi: 'Futbol asla sadece futbol değildir.'
NOT: Yazıişlerinde de maçın adamı olarak Arda'yı seçtik. Ama editör arkadaşımız Ayşe Poyraz, 'Pozitif ayrımcılık yapmayın, bakın Başbakan Erdoğan hem Arda'ya hem de Tuncay'a sarılıyor' diyerek bir fotoğraf gösterdi. Tahmin edeceğiniz gibi Ayşe fanatik Fenerbahçeli...