Rupert Murdoch, tarih vererek malumu sonunda ilan etti: Haziran 2010'da sahibi olduğu News Corp şemsiyesinin altındaki gazete ve TV'lerin internet siteleri paralı olacak.
Hemen 'öyle ÅŸey olur mu' demeyin... Dünyanın en karlı medya imparatorluÄŸu, son 1 yılda 3.4 milyar dolar kaybederse, pekala olur. 'Kaliteli gazetecilik bedava olmamalı' mantığını güden Murdoch'un ilk deneme için seçtiÄŸi yayını ise, 2 yıl önce satışı büyük hadise yaratan Wall Street Journal. Elbette bedava habere fena halde alışan internet okuru, ilk etapta para vermemek için baÅŸka haber sitelerine kaçacak, bu da rakipler için bir avantaj. Bu riskli deneme için ABD'de prestijli WSJ'yi seçen Murdoch, İngiltere'de de önce Times'ın pazar gazetesi Sunday Times'ı test edecek. Kopyala yapıştır alışkanlığını engellemek için telif hakları her zamankinden çok daha agresif bir ÅŸekilde kontrol edilecek...
Yılların kurdu, medya dehası Murdoch, kaybedeceÄŸi bir alanda böyle büyük bir kararı kolay vermez, ama risk aldığının da farkında. Medya uzmanları, online yayından para istemenin 'intihar' anlamına gelebileceÄŸini, 'link ekonomisi'nde bedava haber veren sitelerin kazançlı çıkacağını iddia ediyor. Ama diÄŸer yandan da kaliteli gazeteciliÄŸin devam edebilmesi, yaÅŸaması için sektörün kendini korumaya alması ÅŸart...
TVİT'Çİ GAZETECİLER
Murdoch kararında yalnız deÄŸil... Fransız Le Figaro da 2010'da paralı olacak. Günlük 6.6 milyon ziyaretçisi olan (hit deÄŸil, dikkatinizi çekerim!) LF, şık bir hareket yaparak hali hazırda bedava olan içeriÄŸi deÄŸil, kuracağı özel haber birimi için para alacak. Bu kararın nedeni, gazete satışlarının düÅŸmesi deÄŸil, internet sitesi reklamından yeterince kazanamaması. Kaldı ki Fransızlar, habere kısmen de olsa para vermeye alışık: Le Monde'un tüm içeriÄŸine ulaÅŸmak, ayda 6 euro...
Gelelim iÅŸin Türkiye boyutuna... İngiltere'de The Guardian editöründen ÅŸöyle bir laf duymuÅŸtum: 'Amerika'da internet gazeteciliÄŸinde ne icat ediliyorsa, bize 4 yıl sonra geliyor.' Bu durumda Türk medyasına kafadan 6 yıl tanımalı!
Mesela twitter 1.5 yıl önce Batı medyasında keÅŸfedildiÄŸinde, bizde kimseciklerin olaydan haberi yoktu. İran'daki olaylar esnasında twitter en hızlı haberleÅŸme aracı olarak baÅŸarıyla kullanıldı. Bizdeyse twitter'cı köÅŸe yazarları ÅŸimdi ÅŸimdi ortaya çıkmaya baÅŸladı, ancak haber için twitter'ı kullanma alışkanlığı henüz yok.
Mesele teknolojiyi bir ucundan tutup kullanmakla da bitmiyor; eÄŸer hayatınızın, iÅŸinizin bir parçası haline gelmiyorsa, ondan faydalanmayı beceremezseniz, pek fazla anlamı da yok. İşte Türk medyasında da durum budur: Yeniliklerin hızına yüzeyde yetiÅŸse de teknolojiden gerektiÄŸi gibi faydalanamıyor, iÅŸinin ciddi bir parçası haline getirmek için kafa yormadığından yakın gelecekte kaybetmeye mahkum.
PAZAR'LIK
- AKIL ÇİZGİLERİ: Yankı Yazgan'ın 'Akıl Çizgileri', okuması çok kolay fakat insana kendini veya dünyayı sorgulatan cümleler ve çizgilerle dolu bir kitap... 'Mutluluk ya da baÅŸarı formüllerine bir nazire yanı taşıyan bir anti-formül'ü de var Yazgan'ın: '4Z... Basitçe, Zevk, Zahmet, Zaman ve Zaruret.' Hayatı 'çok isteyince olur' diye kutulayanlara ÅŸiddetle önerilir!
- HEMŞİRE JACKIE: Sopranos'un süper hatunu, Tony'nin karısını oynayan Eddie Falco'nun HBO'daki yeni dizisinin adı 'Nurse Jackie'. YoÄŸun bakım ünitesinde çalışan bir hemÅŸirenin hayatı ne kadar enteresan olabilir ki diyebilirsiniz... Herkesten sakladığı halde ilaç bağımlısı olan, sert gerçekçiliÄŸi ve yufka yüreÄŸi aynı bedende taşıyan Jackie'ye ben bayıldım. Ne de olsa dizinin yönetmeni Steve Buscemi! Sadece Falco'nun cuk oturduÄŸu hemÅŸire karakterine deÄŸil, yan karakterlerin herbiri çok baÅŸarılı: Hayatın içinden, komik ve aynı zamanda dramatikler.