İstanbul, terli, yapış yapış bir uykudan uyanır gibi yavaÅŸ yavaÅŸ yazı geride bırakıyor... Termometre her ne kadar aksini söylese de, ÅŸehrin araç trafiÄŸi gün be gün artıyor, vitrinlere kışlıklar çıkıyor; kadınlar okul, erkekler maç, esnaf ise Ramazan telaşında...
Biliyorum ki bu mahmur geçiÅŸ dönemi 1-2 haftada sonlanacak; apansız, hatta bir günde vahÅŸi, zorlu, kalabalık İstanbul'un ortasında bulacağız kendimizi. Politikaya, ciddi konulara hiç girmeden ÅŸehirdeki bu uzun, sıcak yaza 7 maddede veda edelim öyleyse...
1. Her masada mı sigara yasağı konuÅŸulur? Zaten yaz vakti kapalı mekanlara ayak basmayan İstanbullu, açık alanda keyifle tüttürmeyi sürdürürken kara kara kışın ne yapacağını düÅŸünüyor. Eskiden sokakta sigara içen kadın görüntüsü yadırganırdı, yasak yüzünden arabada, yolda içenler arttı. Yine de 'artık bu ÅŸartlarda içmenin tadı tuzu kalmadı' deyip bırakan çok...
2. İstanbul gece hayatında ciddi bir gerileme, deyim yerindeyse AvrupalılaÅŸma söz konusu. Lucca'da gece 1'de 'servis kapandı' dendiÄŸine, Nu Teras'ın 12.30'dan sonra kapı duvar olduÄŸuna, hatta meyhanelerin gece 11 civarında boÅŸaldığına tanık oldum. KuruçeÅŸme mekanları bile eski cıvıl cıvıllığından uzak. Saat 22.30 sonrası yemek yemek neredeyse mümkün deÄŸil, mutfaklar kapanıyor. Ekonomik kriz, gezen tozan kesimi de vurdu... Parası olan da tatilde, yani ÇeÅŸme ve Bodrum'da harcıyor. Herkes tatilini Ramazan öncesine denk getirdiÄŸinden İstanbul, bu yaz her zamankinden daha çok terk edilmiÅŸ gibiydi.
3. Yaz zatürreesinde ciddi bir artış oldu. Sadece benim başıma geldiÄŸi için deÄŸil; kime anlatsam, illaki bir tanıdığının yaz zatürreesine yakalandığını söyledi. Doktor Jan Klod'un dediÄŸine göre, zatürree eskiden fakir hastalığıydı, ayıp bir ÅŸeydi. Bu nedenle 'ince hastalık' veya 'zafiyet' gibi isimler icat edilmiÅŸti. İronik olan ÅŸu ki artık klimalı ortamda yaÅŸayan, sık seyahat eden, ağır diyetler yapan modern insanın hastalığı olarak hortladı!
4. Geçen yıllarda 'türbanlı kızlar arttı' demek modaydı, ama benim gördüÄŸüm kadarıyla bu yıl BeyoÄŸlu'nda ÅŸortla gezen kızlar çoÄŸunluktaydı. Arap turistler ÅŸehrin her alışveriÅŸ noktasını iÅŸgal etmiÅŸ gibiydi.
5. 13 yılda bir çıplak gözle izlenebilen Perseid meteor yaÄŸmurundan nasiplenmek için 11 AÄŸustos'ta 'ÅŸehrin en karanlık' yerini bulmaya çalışırken aklıma geldi, hüzünlendim: 3. köprü, ilk olarak CHP'li Gürsel Tekin'in açıkladığı güzergahta yapılırsa, bir 13 yıl sonra İstanbul'un tek büyük yeÅŸil alanı olan Belgrad Ormanı'nı da kaybedersek ne olacak?
6. Köprüde aylar süren, sonra E-5'te devam eden yol yapım çalışmaları yüzünden, bir taksicinin deyimiyle 'İstanbul'da bu yazı anlamadık'. Åžehir kalabalıklaÅŸtıkça sorun büyüyecek, bu yüzden kalabalık gruplara ve trafiÄŸe dayanamayanlara Deniz Taksi'yi tavsiye ederim: Yarım saat önce arayıp, İstanbul'un hangi iskelesinden bineceÄŸinizi söylemeniz yeterli. Taksimetre usulü çalıştıkları için gece tarifesine kalmamaya dikkat edin...
7. Rock'n Coke'u eskisi gibi sahadan deÄŸil, evimden takip ettim bu sefer, Juliette Lewis'i bir kere daha kaçırdığıma piÅŸman olarak... Ancak yılın konseri kesinlikle Leonard Cohen'di. Açıkhava'da turuncu doÄŸan mehtabın altında Cohen'i izlemenin zevkini pek çok köÅŸeyazarı yazdı; hoÅŸ, bu yaz kayda deÄŸer baÅŸka bir olay yoktu ki zaten...
Benim için yazın sonunu ÅŸehirden uzakta geçirmenin vaktidir; müsaadenizle...