İsmail Küçükkaya ismail.kucukkaya@aksam.com.tr

kategori2

Kürt Açılımı'na bir de bu açıdan bakalım:'Bilge Adam'ların gözüyle...

Gazetemizin Adil Gür'e yaptırdığı anketin, partilerin son durumunu gösteren sonuç bölümüyle, BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan'ın 'oy kaybetsek bile geri adım atmayacağız' sözlerinin yayımlanması aynı güne denk geldi.
BaÅŸbakan ErdoÄŸan, 'DemokratikleÅŸme Açılımı' olarak ifade edilen son Kürt hamlesine giriÅŸtiÄŸinde hiç kuÅŸkusuz 'Türkiye için önemli ama partisi adına riskli' bir giriÅŸime soyunduÄŸunun farkındaydı.
Çok açıktır ki; yeni stratejinin bir siyasi getirisi olmaz. Türkiye gibi seçmenin pragmatik bakış açısına, gündelik hayatına yönelik çıkarlarına endeksli tercihlerde bulunduÄŸu ülkelerde baÅŸka türlüsü beklenemez.
Seçmenin ezici bölümü kitle partilerine  ideolojik sebeplerle oy vermez. Bugünkü gibi durumlar milliyetçi partilere yarar, bakınız MHP ve DTP örnekleri...
Siyasi getirisi olmasa da götürüsü yüksek olabilecek bir mevzudan bahsediyoruz.
Gerçekten de ErdoÄŸan belki de kariyeri boyunca ilk kez 'siyasi karşılığı olmayan' büyük bir atılıma soyunuyor.
'Homo-politikus' (politik insan) olarak nitelendirilebilecek kadar siyasi içgüdüleri yüksek bir profili olan ErdoÄŸan, inandığı ve gerekli olduÄŸunu düÅŸündüÄŸü bir çabaya atıldı.
ErdoÄŸan'ın bu siyasal rizikoyu üstlenmesini takdir etmemiz gerekir, zira bundan sonra Türkiye açısından asıl risk o açılımın hayal kırıklığı yaratarak kapanması olacaktır.
LİBERAL-ENTELEKTÜEL KESİMLE BARIÅž
Burada ErdoÄŸan'ın en büyük avantajı halkın özellikle orta gelirli ve yoksul kesimlerinde yoÄŸun ilgi görüyor olması. İnsanların önemli bir bölümünü kendisine inandırmış. Åžimdi devlet adına bunun bir fırsata dönüÅŸmesi gerek. Her gece gecekonduda iftar açan bir BaÅŸbakan'dan bahsediyoruz.
Kürt açılımı sonrasındaki araÅŸtırmalar bir miktar destek kaybına uÄŸradığını gösteriyor. Bu sonuç, 'kriz yönetimini' iyi uygulayamamış olmalarından kaynaklanıyor. Açılıma tepkili kesimlerle iletiÅŸim sorunlu, muhalefet partileriyle gerginlik yüksek. DüÅŸünelim, tersi olamaz mıydı?
Sanki iki gündür 'farkındalık' geliÅŸiyor.
ErdoÄŸan'ın son konuÅŸmaları, Orgeneral BaÅŸbuÄŸ'un açıklamalarıyla birlikte deÄŸerlendirildiÄŸinde açılımın ÅŸimdi, endiÅŸeli kesimleri de rahatlatacak daha makul bir çerçeveye oturmaya baÅŸladığını gösteriyor.
Bu arada, ErdoÄŸan son iki yıldır ivmesini yitiren liberal-entelektüel kesimle iliÅŸkisinin seviyesini yeniden yükseltiyor. Bu, Kürt hamlesinin henüz gözardı edilen ama siyaseten çok önemli bir yansıması olarak dikkat çekiyor.
KÜRT AÇILIMI'NA HINCAL ULUÇ BAKIÅžI
ÇeÅŸitli faktörlerin etkisiyle hükümette ve BaÅŸbakan'da hiç gereÄŸi olmayan bir ihtiyatlılık ve çekingenlik göze çarpıyor. ErdoÄŸan aslında kendi baÅŸlattığı ve elinde tuttuÄŸu inisiyatifi baÅŸkalarına devretmiÅŸ gibiydi.
Hayır, bu yanlış olur.
Sürecin iletiÅŸimini de, müzakeresini de bizzat ErdoÄŸan yönetmeli. Baykal'la görüÅŸmesi bu açıdan belirleyici olacak. KonuÅŸma yetkisi tanınanların iyice sınırlandırılması ya da daha iyi seçilmesi gerek. Bekir BozdaÄŸ örneÄŸi yanlış oldu. O söylemle barış açılımı olmaz.
Günlerdir bu konuda kalem oynatanların içinde Hıncal Uluç'un görüÅŸleri hayli kıymetli ve yararlı görünüyor.
Uluç, BaÅŸbakan'a 'sizi vatana ihanetle suçlayanlar çıkacak, durmayın' diyor. 'SoÄŸukkanlı olmak, tahriklere kapılmamak ve gerginlik yaratmamak' formülü üzerine duruyor. Yeri geldiÄŸinde hükümeti, hakaret etmeden, hep zarif bir üslupla ama çok sert eleÅŸtiren Hıncal Uluç'un 'Kürt Açılımı'na iliÅŸkin yaptığı deÄŸerlendirmeler, özellikle 'DoÄŸu'nun kaderi ErdoÄŸan'a baÄŸlı' yazısı dikkate alınmalıdır.
DÜNYANIN EN GÜÇLÜ ADAMI NASIL ATANDI?
Gazetemiz yazarı Deniz Gökçe hoca önceki gün 'Bernanke atandı. Fark: UzlaÅŸma Kültürü' baÅŸlıklı enfes bir yazı kaleme aldı.
ABD'nin 'en hızlı krizden çıkan ülke konumuna geldiÄŸine' dikkat çeken Gökçe bunun arka planını 'uzlaÅŸma üretti, pratik ve pragmatik yaklaÅŸtı, çabuk davrandı' diye formüle etti.
Gökçe ÅŸöyle diyordu:
'Dün ABD'de uzlaÅŸmacı bir adım daha atıldı. Ben Bernanke yeniden Merkez Bankası BaÅŸkanı olarak Obama tarafından aday gösterildi. Senato'da atanması da kesin.' 
Yazı ÅŸöyle devam ediyordu:
'Bernanke aslında bir Cumhuriyetçi. Yani bizim ülkemizde olsa 'bizden deÄŸil' damgası yiyecek kiÅŸi. Bizde hayatta atanmazdı.'
Bu örnekten baÅŸta hükümet; hepimizin alması gereken dersler yok mu?
BAÅžBAKAN ŞİMDİ GERİLİMİ DÜÅžÜRME SAFHASINA GEÇTİ
Ulusa SesleniÅŸ konuÅŸmasıyla, BaÅŸbakan ErdoÄŸan 'DemokratikleÅŸme Açılımı'nın ikinci safhasına geçmiÅŸ oldu. Åžimdi gerilimi düÅŸürmeye çalışıyor. Bunun en somut adımı CHP ile görüÅŸme olacak. Genelkurmay BaÅŸkanı da zor bir dengeyi yürütüyor. 30 AÄŸustos konuÅŸmaları, bayram için hazırlanan projeler ince iÅŸçilik ürünü. Bir yandan askerin hassasiyetlerini gözeterek, kamuoyuna bunları duyurarak açılımın demokratikleÅŸme boyutuna destek veriyor.
ErdoÄŸan, 'biz Türkiye'nin tamamı deÄŸiliz' diyor. Hiçbirimiz deÄŸiliz. Hepimiz o büyük Türkiye'nin bir parçasıyız. Biraradalığımız Türkiye'nin tamamını oluÅŸturuyor.
Güçlerimizi birleÅŸtirirken karşımızdakinin hassasiyetlerini göz önüne almalıyız. Etkili konumdaki bir AKP'li, açılımın teorisini anlatırken samimiyetle ve vurgulayarak 'Türk Silahlı Kuvvetleri bu mücadelenin askeri boyutunu kazanmıştır' diyorsa ben onu önemserim. Ömer Çelik bunu yaptı. İlker BaÅŸbuÄŸ'un Ömer Çelik'le bu zeminde bir entelektüel sohbet yapmasının çok yararlı olacağına inanıyorum.
Çelik, 'çözüm açısından doÄŸru çerçeve budur' dedirten açıklamalar yapmıştı. Asıl önemlisi 'aşırıların hangi sınırların dışına çıkmaması gerektiÄŸini' göstermiÅŸti. Fikir üretebilecek kesimlerin hangi dinamikleri dikkate almaları gerektiÄŸi önemlidir. Dikkat ediyorum, böyle ciddi bir meselede bile Türkiye yeterince düÅŸünmemiÅŸ. KonuÅŸanlar taraf ve karşı taraf diye ayrılıyor, cümleler ise aynı. Tezimizi 'tarihsel derinliÄŸe' oturtamayınca geriye hamaset ve retorik kalıyor. Ömer Çelik bunun dışına çıkan ilk AKP'li olmuÅŸtu.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3