Gazeteciler olarak günlük rutinimizin en önemli bölümlerinden birisi sabahları tüm gazeteleri en ince detayına kadar okumaktır. Sıra Cumhuriyet'e geldiÄŸi zaman içimi ince ama derin bir sızı kaplıyor. Dün, meslektaşımız Mustafa Balbay'ın sütununda '177 gündür tutuklu' ifadesi vardı, dile kolay, 177 gün...
Hemen hemen aynı dakikalarda Mustafa Balbay'dan bir mektup aldım. Sayfaların üzerinde 'Silivri 4 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kur. Müdr. Mektup Okuma Komisyonu' ibaresi yer alıyordu.
'Sevgili İsmail' diye baÅŸlayan iki sayfalık mektubun son cümlesi, 'Özgür günlerde görüÅŸmek dileÄŸiyle, selamlar ve sevgiler' ÅŸeklindeydi.
Bunlar işin duygusal boyutları...
Uzun yıllar Ankara'da beraber gazetecilik yaptığımız bir meslektaşımıza karşı bizi duygulandıran ifadeler...
Şimdi gelelim olayın daha farklı boyutlarına...
Sonuçta çok önemli bir dava, bir soruÅŸturma sürüyor. İddialar ciddi, çok ciddi. Burada bir kere daha 'usul ve esas tartışması' yapacak deÄŸilim.
İş artık yüce Türk adaletinin. Yargıya her zaman, hepimizin güvenmesi gerekir. O en doÄŸru kararı verecektir, suçlular cezalarını çeker, masum olanlar aklanırlar ve hayatlarına devam ederler. Yargının vereceÄŸi her kararı doÄŸru kabul ederiz, saygı duyarız.
Bütün dosyaya hakim olmadığımız gibi, kendimizi savcı veya yargıç yerine koyamayız, kimlerin suç iÅŸleyip iÅŸlemediÄŸini bizler bilemeyiz. Hakim aksi yönde bir karar verene dek benim için Balbay masumdur ve baÅŸarılı bir gazetecidir.
YAZILMAMAK ÜZERE YAPILAN SOHBETLER
Benim bugün üzerinde durmak istediÄŸim bir baÅŸka konu var.
Balbay, bana yazdığı mektupta tıpkı daha önce meslektaÅŸlarımıza günderdiÄŸi, gazetelerde yayımlanan mektuplarında olduÄŸu gibi hep gazeteciliÄŸe vurgu yapıyor. Özellikle de 'yazılmamak üzere (off the record)' olarak yapılan görüÅŸmelere.
Balbay, 'Ben kimi off the record görüÅŸmeleri not etmekle terör faaliyetinde bulunduÄŸum iddiası ile karşı karşıyayım' diye yazmış bana. Sonra ÅŸu cümleyi eklemiÅŸ:
'Bana yönelik suçlamaların özü, gazetecilik faaliyetlerinin terör eylemi olarak yorumlanması... Bence bu, mesleÄŸimiz açısından çok tehlikeli bir durum.'
Balbay, bir süre önce de çok nadiren yazabildiÄŸi köÅŸesinde benim CHP Lideri Baykal'la yaptığım bir görüÅŸmemdeki 'yazılmamak üzere olan' ibaremi hatırlatmıştı.
Evet; gazeteciler, özellikle Ankara'da görev yapan veya yönetici pozisyonunda olanlar görüÅŸmelerin bir kısmını 'off the record' olarak yapar. Onlar gazetecinin olup bitenleri daha iyi anlamasını, geliÅŸmelerin perde arkasını görebilmesini saÄŸlar. Kaynaklarımız da o güvenceyle daha rahat konuÅŸurlar. Bu bir gerçek.
Tabii Mustafa'nın notlarının bu kapsamda deÄŸerlendirilip deÄŸerlendirilmeyeceÄŸini hakimler kararlaÅŸtıracaklar. Detayını bilmediÄŸimiz için yorumda bulunamayız. Ama Balbay'ın beraat etmesini iÅŸte bu nedenle, mesleÄŸimiz bakımından da dilerim.
Bu da benim bireysel temennim.
SİLİVRİ'NİN KESİK ELEKTRİKLERİ
Balbay, bir süre önce önce mahkemede o her zamanki esprili ifadeleriyle 'Adaleti mumla arıyoruz' dedikten sonra Silivri Cezaevi'nde elektriklerin kesik olmasını gündeme getirmiÅŸti. Yazı iÅŸleri toplantısında arkadaÅŸlarıma bu iÅŸin peÅŸine düÅŸmelerini rica etmiÅŸtim. Trafo arızası varmış, hatta önce bazı mahkumların kaçmakta olduÄŸu ÅŸüphesiyle jandarmanın havaya ateÅŸ açtığı ortaya çıkmıştı. Bütün bunları da haberleÅŸtirmiÅŸtik. Balbay mektubunda ÅŸöyle teÅŸekkür ediyor:
'AKÅžAM'daki canlılığın da ayrıca altını çizmek isterim. Benim mahkemede yaptığım konuÅŸmanın üzerine gidip 14 AÄŸustos günü manÅŸetten haber yapan tek gazete
AKÅžAM oldu.'
DeÄŸerli okurlar size ÅŸunu açık yüreklilikle söylemeliyim ki; 10 yıldır bu gazetede çalışan, 10 aydır yayın yönetmenliÄŸi sorumluluÄŸunda bulunan birisi olarak daha fazla içimi rahatlatan hiçbir ÅŸey olmadı. Bütün bu süreçte yaptıklarımızla ilgili kimden olursa olsun aldığım hiçbir tebrik, hiçbir övgü daha deÄŸerli deÄŸildir.
Üstelik Balbay'ın söylediÄŸi, 'sadece iÅŸimizi yapmamızla ilgili' ifadeler...
Yazımı bitirmek üzereyken, polis-adliye konularını takip eden uzman muhabir arkadaşım Önder ÅžuÅŸoÄŸlu, 'Åžu anda Silivri Cezaevi'nde elektrikle ilgili herhangi bir sorun yok' haberini verdi.
Yazımı Balbay'a selamla bitirmek isterim:
'Sevgili Mustafa, adalet her zaman galip gelecek ve doÄŸruyu gösterecektir. Özgür günlerde görüÅŸmek üzere... Meslektaşın.'