BaÅŸbakan Tayyip ErdoÄŸan'ın gururu, egoyu, kırgınlıkları elinin tersiyle bir kenara iterek CHP lideri Deniz Baykal'ı Kürt açılımı için ziyaret etme niyetini açıklamasının ardından 24 saat geçmedi ki, Baykal'dan jet yanıt geldi: 'BaÅŸbakan'ın yol arkadaşı olmayacağız!'
Böylece benim gibi haftalardır iyi niyetle 'Aman lütfen CHP de bu sürecin içinde olsun', 'Sakın sosyal demokrat taban unutulmasın' diye yazıp çizenlerin hevesi kursağında kaldı.
Ne kadar safmışım! Sanki biz İsveç, Danimarka, İngiltere ayarında bir tartışma kültürüne sahibiz! Sanki Türkiye, iktidarla muhalefetin medeni bir diyalog çerçevesinde bir araya gelebildiÄŸi, iki devlet adamının kafa kafaya ülkenin bu kanayan ulusal güvenlik sorununa çözüm arayabildikleri olgun bir demokrasi...
Nerde! İtiÅŸ kakış düzeni, polemik toplumu, kısa dönem hesaplara dayalı siyaset devam ediyor. Edecek de...
Umarım hükümet, Baykal'ın oldukça sinir bozucu sayılabilecek cevabına bakıp, Kürt açılımını topluma yayma projesinden vazgeçmez. Bu Türkiye için, birinci lig demokrasi olmakla güdük bir yarı-demokrasi kalmak; küresel güç olmakla yıllar yılı hala kendi potansiyelini deÄŸerlendiremeyen uyuyan bir dev kalmak arasında bir seçimdir.
CHP yönetimi, Avrupa BirliÄŸi sürecinde olduÄŸu gibi, Türkiye'nin dışa açılımında olduÄŸu gibi, Kıbrıs meselesinde olduÄŸu gibi, tarihin neresinde durmak istediÄŸine karar vermiÅŸtir. DurduÄŸu yer, Onur Öymen'in belirlediÄŸi noktadır.
Ama neyse ki sol ve sosyal demokratlar, Deniz Baykal'dan ibaret deÄŸil.
Deniz Baykal'a mahkum da deÄŸil. Türkiye'de 'Baykal'a raÄŸmen CHP' diyen, mevcut parti yönetiminin ittiÄŸi, uzaklaÅŸtırdığı, dışladığı sembol isimler var. Hükümet en azından bu isimleri sürecin içine katmak için daha çok çaba harcayabilir.
ÖrneÄŸin; yakın zamana kadar adı cumhurbaÅŸkanlığı için bile geçen Hikmet Çetin var. Hem devlet içinde üstlenmiÅŸ olduÄŸu görevler hem de yurtdışında gördüÄŸü itibar nedeniyle Kürt meselesinin çözümünde önemli roller üstlenebilecek bir isim.
Altan Öymen ve geçmiÅŸte CHP/SHP bünyesinde Kürt sorununun çözümü için çeÅŸitli raporlara imza atan isimler var. Åžimdi ya da geçmiÅŸte CHP'de siyaset yapmış ve kanın durmasını isteyen, Kürt sorununun çözümü konusunda hükümetten çok farklı düÅŸünmeyen GüneydoÄŸulu siyasetçiler var.
Bir zamanlar insan hakları ve Susurluk konusundaki çabalarıyla öne çıkan
Fikri Sağlar var. Sendikacılar var.
CHP İstanbul il BaÅŸkanı olarak son seçimde partisinin Etiler-NiÅŸantaşı Beyaz Türk kontenjanı ötesinde gerçekten varoÅŸlara ve halka inebileceÄŸini, yüzde 22'nin sol için bir cam tavan olmadığını kanıtlayan Gürsel Tekin var.
Kendi bölgesi Tunceli'nin hassasiyetlerini iyi bilen, geçtiÄŸimiz haftalarda çekinmeden DTP Milletvekili Fatma Kurtulan'la buluÅŸan CHP Grup BaÅŸkanvekili Kemal KılıçdaroÄŸlu var...
Var da var.
AKP tabanında Kürt sorunun çözümü için gerçek bir talep yok.
CHP ve Kürt solunda var.
O yüzden umuyorum ki hükümet Baykal'ın cevabını alıp kendi köÅŸesine çekilmez; bu büyük toplumsal barış projesi için bir bir sosyal demokratların kapısını çalar.
Kim bilir, belki o zaman beklenmedik bir sonuç da doÄŸar; CHP yönetiminin dışlamasıyla sinen, küsen, köÅŸesine çekilen Türk solu, titreyip kim olduÄŸunu hatırlar...
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.