Dün İsmail Küçükkaya'nın yazısını okurken, uzun yıllardır Yayın Yönetmeni yazılarında bulamadığım bir keyfe rastladım.
Mahalle arasındaki kıraathanede, ikinci Sakızlı Türk Kahvesi'ni tereddütsüz ısmarladım.
'Durmadan gazeteciliÄŸin nasıl yapılacağını tartışmanın anlamı yok. Önce halkın gündemini yakalayacaksınız, siyasetin ve ekonominin, magazinin ve sporun, hayatın her alanının nabzını tutacaksınız. Yanlışlara karşı sert duracaksınız, vurursanız düÅŸüreceksiniz. DoÄŸruların yanında olup cesaret vereceksiniz. Ne sırdaÅŸ ne yandaÅŸ olacaksınız. Bir zamanların Hürriyet Gazetesi gibi..' diye yazmıştı.
Bu birkaç satırın içinde, AKÅžAM gazetesinin pozisyonunu açıklayacak birkaç fikir birden gizli.
ÖrneÄŸin, ben bu yazının baÅŸlığı için, 'Bir zamanların Hürriyet Gazetesi gibi...' sözünü tercih ettim ama, 'Ne sırdaÅŸ, ne yandaÅŸ' sözü de pekala baÅŸlığa çıkabilirdi.
Bir yıla yakın bir süredir her gün, medyadaki dostlarımızdan birbiri ardına kutlama telefonları alıyoruz. AKÅžAM'ın haberleri, manÅŸetleri, analizleri sadece gündem belirlemekle kalmıyor, 'gelecek gündem'in de anonsunu yapıyor..
Bu açıdan AKÅžAM, 'gazetecilerin de güne baÅŸlarken ilk okuduÄŸu gazete' konumuna yerleÅŸti.
İlginçtir, AKÅžAM'ın rakipleri ise, hızla haberden kopup, bir 'durum komedisi' dizisi kurma fikriyle, kendi kendilerini haberleÅŸtirme, kendi kendilerinin muhabiri olma tuzağına yuvarlanıyorlar.
ErtuÄŸrul Özkök, Ahmet Hakan, AyÅŸe Arman... Her gün, kendi kendilerini yazıyor...
Medya boÅŸluk kaldırmaz. Onların boÅŸalttıkları yerleri ise, magazin starları doldurmaya çalışıyor...
Helin AvÅŸar röportajcı oluyor... Esra Ceyhan polis istihbarat haberlerinin peÅŸine düÅŸüyor... Seda Sayan bombalar patlatıyor...
Gazetecilerin 'magazin yıldızı,' olmaya çalıştığı bir yerde; magazin yıldızları da gazeteci olmaya çalışıyor... Bir tür yer deÄŸiÅŸtirme!
Ancak, 'kendi kendisinin muhabiri' olan gazetecilerin; magazin yıldızlarının gazetecilikte gösterdikleri kadar baÅŸarı gösterip gösteremeyecekleri konusunda derin ÅŸüphelerim var.
Nitekim, örneÄŸin daha geçenlerde, ErtuÄŸrul Özkök TRT'de yayınlanan bir dizide rol almış ve dizi reyting yapamadığı için yayından kaldırılmıştı.
Onların da bu yeni sektörlerindeki çabaları elbette ilginç. Ancak, bir gazetecilik faaliyeti olarak deÄŸerlendirilemeyeceÄŸi için gazetelerine ne kadar fayda getirir; orası meçhul. Çünkü, 'kendisi haber' gazeteciler; bütün medyaların ortak ilgi konusu, haberin nesnesi olarak her medyaya eÅŸit miktarda katkıda buluyorlar.
Başka medyalarda da Esra Ceyhan, Helin Avşar, Seda Sayan kadar yer almayı hak ediyorlar.
Elbette AKÅžAM'da da...
AKÅžAM'ı, 'Bir zamanların Hürriyet Gazetesi gibi...' diye tarif ediyor ya, İsmail Küçükkaya...
Hakikaten bir zamanların Hürriyet Gazetesi gibi her türlü komplekslerden azade... Herkesin habercilikten çekindiÄŸi ve habercilikten çekildiÄŸi bir ortamda gazetecilik yaparak, medyanın merkezine yerleÅŸiyor ve burada güçleniyor.
Medyadaki bu yeni koordinatları yazmak; mahalle arasındaki bu kıraathanede 'Türk Kahvesi' içmek kadar keyifli.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.