Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Özkök ile inancı konuşmak

Dün Twitter'da 'Özkök ile inanç üzerine söyleÅŸiye hazırlanmak için fizik kitapları okuyorum' diye yazmıştım. Bugünkü yazının orijinal baÅŸlığı da 'Özkök, Ahmet, takmayın kafanıza, onların bizleri anlaması imkansız' ÅŸeklindeydi. Ama sonradan bu baÅŸlık beni rahatsız etti. Çünkü Özkök'ün TRT-1'deki 'Medya MüfettiÅŸi' programında dediÄŸi gibi onunla inanç üzerine konuÅŸmuÅŸluÄŸumuz vardır ama Ahmet Hakan ile bunu yapmaya fırsatımız olmadı. Dolayısıyla çok farklı düÅŸüneceÄŸimizi sanmasam da baÅŸlıkta onu baÄŸlayıcı bir anlam olmasının doÄŸru olmayacağını düÅŸündüm.
Ben Kabe'ye gittiÄŸimde yanıma üç kitap almaya karar verdim. Bunlar 1-Albert Einstein'ın hayatı 2- Elegant Universe (Elegan kainat) 3- God and the New Physics (Tanrı ve yeni fizik teorileri).
Çünkü benim inançlı insan olmak yolunda yürüyüÅŸüm Einstein'ın söylediÄŸi iki cümleyi okumamla baÅŸlamıştı:
'Tanrı'nın bu kainatı (dünyayı) nasıl  yarattığını anlamaya çalışıyorum' ve yine Einstein'dan 'Bilim olmadan din kör kalır. Din olmazsa bilim topal (iÅŸe yaramaz) olur.
TANRI'NIN İZİNDEN
YÜRÜMEK
Dünyadaki seküler eÄŸitimlerde bizlere anlatılan din ve bilim arasında uzlaÅŸmaz çeliÅŸki olduÄŸu hikayesi tam anlamıyla hikayeden baÅŸka bir ÅŸey deÄŸilmiÅŸ.
Büyük adamın yukarıdaki iki cümlesi benim hayatımı deÄŸiÅŸtirdi diyebilirim. Bir kere zaten ağır olan okuma yüküm birden olaÄŸanüstü arttı. Kendimi bana tamamen yabancı olan dünyalarda buldum...
İlk önce gördüm ki evrenin sırlarını çözmek için uÄŸraÅŸan teorik fizikçilerin önemli bir bölümü, özellikle sırları çözmeye yakınlaÅŸanlar derin bir ÅŸekilde inançlılar da.. Çalışırken yanı başımda duran, arada bir göz attığım 'Tanrı'nın YürüdüÄŸü Topraklar' adlı kitap var. Ben Einstein'ın da evrende Tanrı'nın izinden gittiÄŸini düÅŸünmüÅŸümdür hep.
Kainatın müthiÅŸ uyumu ve olaÄŸanüstü güzelliÄŸini anladıktan sonra insanın inançsız olabilmesinin bence imkanı yok.
Benim gibi insanların teorik fizik dünyasına bir girince bir daha çıkamamız büyük olasılıktı tabii ki... Allah'tan benim yanımda yardımcı olarak 'Elegant Universe' adlı müthiÅŸ kitap vardı da iÅŸin içinden biraz çıkabildim. Elegant Universe'in 3 saatlik dizisini internetten daha önce dikkatli notlar alarak izlediÄŸimden baÅŸarabildim bunu.
Bu kainat nasıl yaratıldı, bu muhteÅŸem denge, bu güzellik nasıl oluÅŸtu, hayatın anlamı ne ve bizim bu hayatın içinde yerimiz nedir, o bizim yerimiz anlamlı mı?
Bu teorik fiziÄŸin de dinlerin de sorduÄŸu ve cevap vermeye çalıştığı zor sorular. İkisi birleÅŸtiÄŸinde insanın inancı çok derin ve saÄŸlam olabiliyor.
Ben hac döneminde gelen görüntülerde kitlelerin hareketine baktığım zaman onların dönüÅŸünü görünce kainattaki o muhteÅŸem güzellikteki hareketi hatırlıyorum. Keza Mevlevi ayinine baktığımda da tabii ki kainatımızdaki muazzam dengeyi ve sessiz huzuru görüyorum.
Hürriyet'te yayınlanan fotoÄŸraflarda kalabalığın içindeki iki modern kıyafetli insanı gördüÄŸüm zaman 'İşte benim gibi hisseden insanlar olmalılar bunlar' diye düÅŸündüm.
Onların oradaki bazı davranışlarını ve kıyafetlerini eleÅŸtirenler, onları bir de benim koyduÄŸum çerçeveden anlamaya çalışsınlar bakalım ne olacak?
FETHULLAH HOCA'YA DA SORABİLMEK İSTERDİM
Bir süre önce Yeni Åžafak'tan Mehmet Gündem ile sohbet ediyorduk. Bu konularla ilgiliydi sohbetimiz. Ben ÅŸöyle bir yaklaşımda bulunmuÅŸtum. O 'Hiç böyle düÅŸünüldüÄŸünü duymamıştım, enteresan bir bakış' demekle yetindi.
Evrenin gizemlerini çözmeye çalışan bilim adamları, evrenin yaratıldığı noktayı görmeye karar verdiler. Hubble mı ismi yoksa baÅŸkası mı bilemiyorum. Uyduyu kara deliklerin olduÄŸu noktaya göndermiÅŸler. Uydu çok uzun süren yolculuÄŸunda bir noktada yeryüzünden komutla döndürülmüÅŸ ve katettiÄŸi yolun bir fotoÄŸrafını çekmiÅŸ. MuhteÅŸem bir görüntü ortaya çıkmış. Kainat gözlerimizin önünde. Binlerce yıldız (dünya) var. SerpiÅŸmiÅŸler, öylece dönüyorlar birbirlerinin etrafında. FotoÄŸrafta bir yıldızı daire içine almışlar. Ve 'Bu kalabalık içinde dünyamız iÅŸte bu' diyorlar. İnançlı bilim adamları bu fotoÄŸrafın 'Tanrı'nın bakış açısı' olarak adlandırmışlar. O büyük evrenin, o muhteÅŸem uyumun yaratıcısına da inanıyorlar. Ama ÅŸunu da soruyorlar. Bu güzelliÄŸi yaratan güç sadece o daire içindeki insanlara özgü bazı kurallar, yasaklar olmuÅŸ olabilir mi, kendisi adına yapılan bazı kötülüklere izin vermesi mümkün mü. O gücün buna neden ihtiyacı olsun ki?
Derin bir teolojik soru bu. Ve tartışılması da çok yararlı olacak. Din alimlerinin buna verecek cevapları var mutlaka. Bunu anlattığım gazeteci arkadaşın o günlerde çeÅŸitli insanlardan bazı soruları toplayıp gidip Fethullah Hoca'ya bunları sorma gibi bir projesi de vardı. Aramızdaki iletiÅŸim o günden sonra kopmamış olsaydı bu sorumu Fethullah Hoca'ya da, eÄŸer uygunsa, sormasını rica edecektim. Cevabını çok merak ediyorum çünkü.
Bugünlerde ErtuÄŸrul Özkök ile söyleÅŸimiz gerçekleÅŸtiÄŸi takdirde bu yazıda ortaya koyduÄŸum bakış açısını onunla da tartışmak istiyorum.
Yeri gelmiÅŸken ÅŸunu da söyleyeyim; ben kendisini yeniden tanımlamış olan Ahmet Hakan'ın da eskisine göre çok daha fazla inançlı olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Ve ikisini de anladığımı sanıyorum. Ama bizlerin çok anlaşılabildiÄŸimizi söylemek de pek mümkün deÄŸil ne yazık ki.

Sahici olmak

Bir insanın hayatta yapabileceÄŸi en kolay ÅŸey kendisi hakkında yalanlar söylemektir. Bu tür insanlardan çok fazla var etrafta. Ben kendimle ilgili hep açık oynadığımdan dediklerim ters gelse dahi 'Yürekten söylüyordur' denilerek hep hoÅŸ görüldüm. İçim hep rahat oldu. Çünkü hep yüreÄŸimi dinledim. Hep sahici olmaya dikkat ettim. ArkadaÅŸlarımın da umrede sahici olduklarını düÅŸünüyorum. O nedenle yaptıkları gazeteciliÄŸi sevdim. Her insan inancını arzu ettiÄŸi gibi yaÅŸamakta özgür olmalıdır. Her inanç yaÅŸanma biçiminin sahici kalabilmesi ancak böylece mümkündür çünkü. Bu açıdan Abdurrahman Dilipak ne kadar sahiciyse ErtuÄŸrul Özkök ve Ahmet Hakan da o kadar sahicidir. Ben de öyleyimdir. Hayatım ve düÅŸüncelerim hakkında hiç rol yapmadım.



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3