*İspanya'da acı
Global krizde dünyanın birçok ülkesi ciddi problem yaÅŸadı ve yaÅŸamakta. Sorunlar bir süreç ile yavaÅŸ yavaÅŸ ortadan kalkıyor, ancak tabii ki zaman geçiyor.
Türkiye krize yüksek döviz rezervi ile girdi ve döviz rezervi kaybetmediÄŸi için döviz kuru krizi yaÅŸamadı. Türkiye ayrıca bankacılık sistemi sorunlarını 2001 krizinde temizlediÄŸi ve sıkı denetim ve gözetim uyguladığı için ve banka sisteminde de ipotek ile ilgili türev ürünler olmadığı için bankacılık sorunu da yaÅŸamadı. Türkiye cari denge veya borç kökenli sorun da yaÅŸamadı. Cari denge yanlış nedenle doÄŸru yöne gitti. Ekonomi yeniden büyüyünce gene büyük cari açık verir, ama daha iki yıl vaktimiz var. Türkiye, kriz 2008 yılının ortasından itibaren Lehman dalgası dünyaya yayıldıktan sonra etkilendi. İhracatımız durdu, ihracatın yüzde seksenden fazlası sanayi üretimi olduÄŸu için sanayi üretimi büyük düÅŸüÅŸ sergiledi, ve tabii iÅŸsizlik zıpladı. Tabii bu arada dünya krize girerken üç tane kavga dolu seçim geçiriyor olmamız bizim kendi çıkarmadığımız krizde, gerekenden fazla etkilenmemize yol açtı. Burada hem iktidar hem de muhalefetin katkısı olduÄŸu, kavganın iki tarafla yapıldığı düÅŸünülmeli.
Bizim ülkemizde medyadaki analistlerin bakış açılarını, siyasi ve ideolojik pozisyonları veya mesleki yapıları belirler. Ekonomik veriler veridir, ama bizim yorumcular verileri tamamen siyasete endeksli yorumlarlar. Bir de tabii ekonomi cahilleri vardır. Onlar temelde hiçbir ÅŸeyin uzmanı deÄŸildirler. Onlara 'kalemÅŸör' denir. Temel görevleri her ÅŸeye karşı çıkmak ve vatandaÅŸ adına ÅŸikayet üretmektir. Sonuçta ülkemiz ekonomisinde olanları, sanki ayrı bir dünyada yaşıyormuÅŸuz gibi yorumlarlar. Onlara sorarsanız da biz dünyanın en kötü durumundayız.
Bu krizi biz çıkarmadık, ama bizim etkilenmememiz mümkün deÄŸildir. Ancak bir de kafayı kaldırıp gerçeklere bakmak gerekli!
AÅŸağıda İspanya ile bir karşılaÅŸtırma yapacağım. İspanya, tartışmasız, geliÅŸme olarak bizden önde bir ekonomi.Bu doÄŸal, biz 1976-78 arasında Avrupa'ya girmeyi red ettik, onlar ise kabul ettiler. İspanya 46 milyon nüfusu olan bir AB ülkesi, yani euro kullandığı için döviz kuru riski ortadan kalkmış durumda. Dövizle de borçlanmıyor, euro borçlanma lüksü var. İspanya nominal verilerle dünyanın 9'uncu, satınalma gücü paritesi ile de 12'inci en büyük ekonomisi. Nominal GSYİH sayısı 2008 yılında 1378 milyar dolar olarak tahmin ediliyor (bizim iki mislimiz). KiÅŸi başına geliri ise nominal 34 600 dolar (bizim üç mislimizden fazla). Kriz öncesi enflasyonu yüzde 1.4 idi, yani yoktu denebilir. İspanya son 10 yılda Avrupa bütününde yaratılan iÅŸlerin nerede ise yarıdan fazlasını yaratmış bir ülke idi. 2008 yılında 293 milyar dolar (bizim iki mislimiz) FOB ihracatı, 445 milyar dolar ithalatı vardı (bu da bizim iki mislimiz). Son derece güçlü bir de banka sistemi vardı, bizim bankalarımızın birçoÄŸu İspanyol bankalarından kredi alırdı.
İspanya ile iki noktada benzerliÄŸimiz var. Birincisi, onlar da enerji (petrol ve doÄŸal gaz) açısından yüzde yüz dışa baÄŸlı. İkincisi, onlarda da etnik kavga ile iliÅŸkili terör var.
Åžimdi bir kriz sonrası Türkiye -İspanya karşılaÅŸtırması yapabiliriz. Krizin etkisi, İspanya ve Türkiye'de nasıl bozulma yarattı? Sayılar 'The Economist' dergisi istatistiklerinden alındı.
Åžimdi bakın sizce 'AB içinde olma nedeni ile birçok avantajı olan' İspanya mı krizden daha çok etkilenmiÅŸ, yoksa 'siyaseten paramparça' Türkiye mi ? İspanya bizden iyi futbol oynuyor ama ekonomisi bizden daha kötü durumda!
Ömrümde siyaset ile alakam olmadı. Siayasetten de hoÅŸlanmam! Ama verilerle yatar kalkarım. KalemÅŸörler ise millete felaket haberi yayarlar, olup bitene uluslararası ve olumlu bakanları da siyaseten angaje olmakla suçlarlar. Hadi canım sizde!
10 Eylül tarihinde Türkiye 2009 ikinci çeyrek reel büyüme sayıları ilan edilecek. Yarın bu konuya dair bir tartışma açacağız !