AKŞAM GAZETESİ | Mehveş Evin | 2009-09-08
Cumartesi akşamı Taksim Meydanı'ndan İstiklal Caddesi'ne doğru yürürken heyecanlı bir kalabalığa denk geldim. Tiz bir kadın sesi duyunca, her meraklı Türk'ün yapacağı şekilde olay mahallini çevreleyen topluluğun arasına daldım. Yaklaşık 30-40 kadın yere oturmuş, gülerek ellerinde barış mesajları taşıyan pankartlar tutuyordu. Bu kalabalığın arasında elinde mikrofon tutan bir hanım, 'Burada herkes dilediğini çıkıp söyleyebilir' diyor, alkışlar tutuluyordu. Meğer 'Barış için Kadın İnisiyatifi girişimi' Hakkari'nin Berçelan yaylasında toplanan kadınlara destek için, eşzamanlı olarak Taksim'de 'barış nöbeti' tutuyormuş...
Taksim'de gösteri yapmanın gerilim, panzer ve bol miktarda polis anlamına geldiğine alıştığımdan, bu Hyde Park-vari görüntü beni şaşırttı. Belki de kadınların 'Kürt açılımı'nı sessizce izleyen erkek güruhundan birilerinin fırlayıp ortalığı karıştırmasını bekliyordum. Neyse ki herhangi bir tatsızlık olmadı.
Diyarbakır'da şehit annesiyle çatışmada ölen PKK'lının annesinin birbirine sarıldığı, Cumhurbaşkanı'nın Bitlis'teki Güroymak İlçesi'nin orijinal Kürtçe ismini (Norşin) kullandığı, Güneydoğu sorununda ciddi adımların atılmasının beklendiği bir haftada anlaşılan daha çok şaşıracağız...
Peki gerçekten de Türkiye'de bir şeyler değişiyor mu yoksa Devlet Bahçeli'nin söylediği gibi 'safsata' payı var mı? Görüntüde her şey barışçıl seyretse de bazı adımlar boşlukta sallanıyor.
TAŞ AÇILIMI NE KADAR SAMİMİ?
Akşam'ın pazar manşeti, Kürt açılımında ilk adımın 'taş atan çocuklar'a yönelik olacağını duyuruyordu: Yaşı 18'in altında olan çocukların, Terörle Mücadele Yasası'nın 9. maddesine göre yargılanıp, yıllarca hapis yatmasına sebep olan maddede değişiklik yapılacaktı. Çocukları İzleme Komitesi Başkanı AKP Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl bizzat açıklıyordu...
İlk etapta sevindirici bir gelişme gibi görünen bu haberin üzerine 'Çocuklar İçin Adalet Grubu'ndan Mehmet Atak'ın uzun mailini alınca 'eyvah' dedim. Eyvah, çünkü Atak'a göre TMK Mağduru Çocuklar'a dair 'çok tehlikeli ve çözüm getirmeyen bir oldu-bittiyle karşı karşıya'ydık. Atak, söz konusu önergeyle sadece TMK'nın 9'uncu maddesinde yapılacak değişikliğin 'siyasi bir göz boyama' olduğunu söylüyor. Buna göre çocuklar, Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri yerine, Çocuk Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanacak ama mevcudiyeti devam eden maddeler sebebiyle yine aynı ağır cezaları alacak...
Uzun zamandır bu sorunun çözümü için uğraşan, kamuoyunu bilgilendiren, Adalet Bakanı'na rapor sunan, TBMM'yi ziyaret eden Çocuklar İçin Adalet Çağrıcıları'nın dahil edilmediği, konuyla ilgilenen hukukçuların haberinin dahi olmadığı bir değişiklik ne kadar gerçekçi? Siyasetçilerin konuyu başlı başına bir 'çocuk' meselesi olarak değerlendirip, 'Kürt açılımı'na paketlemekten vazgeçmesi daha samimi ve doğru bir tavır olacak...
Hukukçuya göre 'Taş açılımı'
Hukukçu Mehmet Ucum: Sadece TMK 9'a ilişkin değişiklik sorunların çözümüne hiçbir katkı sağlamaz. Sadece çocukların yargılandıkları mahkeme değişir ama ağır cezalar, ağır infaz koşulları aynen devam eder. Bu girişim çözüm olarak algılanır veya algılatılırsa sorun uzun süreli kalıcı olur. Sorunun yasal açıdan çözümü için TMK'nın;
- Cezaları artıran maddesi,
- Çocuklara örgüt ilişkisi olmasa da örgüt üyeliğinden ceza verilmesine yol açan uygulamayı önlemek için konuyla bağlantılı maddeleri,
- 16-18 yaş grubu çocukların çocuk ağır ceza mahkemelerinde yargılanmasını engelleyen maddesi,
- Aynı yaş grubundaki çocuklara hükmün açıklanmasını geri bırakma, erteleme, paraya çevirme ve seçenek yaptırıma çevirme yasağı getiren maddesi
- Cezaların infazı ile şartla salıvermeyle ilgili maddeleri değiştirilerek çocuk koruma hukukuna uygun hale getirilmeli.