AKŞAM GAZETESİ | Nihal Kemaloğlu | 2009-09-08

kategori2

Venceremos!

Şilili ozan Victor Jara, 11 Eylül 1973'te Şili'de askeri darbenin sabahı Estadio Chile'de (Şili Stadyumu) sıkı yönetim tarafından kendisi gibi gözaltına alınıp stadyuma doldurulmuş binlerce muhalif Şilili'nin gözleri önünde Sergio Ortega'nın o güzelim şarkısını gitarıyla söylemeye başlar.
'Venceremos!' (Biz kazanacağız!)

'El pueblo unido jamas sera vencido!' (Birleşmiş halk asla yenilmeyecek!)
Yaklaşık beş bin kişinin eşlik ettiği şarkı stadyumda büyürken, görevli albay Victor Jara'nın ellerini kırarak gitar çalmasını engellemeye çalışır.
Jara şarkı söylemeye devam eder, kafasını dipçikle ezerler, cesedi birkaç gün sonra Santiago mezarlığının yakınlarında bulunur.
Şimdi o stadyumun adı; Estadio Victor Jara...

Şili'de tarihin akışı, Jara'nın şarkısı 'Venceremos'u teyit ediyor.
Geçen hafta Şili adaleti, askeri cunta döneminde insan haklarını çiğnemekle suçlanan 129 asker ve polis hakkında tutuklama emri çıkardı.
Yargıç Montiglio, 1973-1990 arasında 3 binden fazla kişinin ölümünden ve kaybolmasından sorumlu tutulan General Pinochet rejiminin milli istihbarat kurumu olan DİNA'nın eski mensupları için de tutuklama emri verdi.
Cunta döneminde görev yapmış bu subayların daha önce mahkemeye çıkmamış olmaları dikkat çekiyor.
Yargıç yaptığı açıklamada; 'Temel olarak o dönemde kışlada kim varsa, olaylara müdahil olmalarına ya da kurbanların yok edilmeleriyle ilgilerine göre soruşturuyoruz, sona çok yaklaştık' dedi.
Yargıç Montiglio, 2006'da Yargıç Guzman'ın yerine getirilmişti.
Yargıç Guzman'ın 1998'de başlattığı soruşturma, çelişkili ifadelerle bir sonuca varamamıştı.
Pinochet, 2006'da Santiago'da askeri bir hastanede, yargılanmadan 91 yaşında ölmüştü.

Ölümünden iki hafta önce rejimi sırasında gerçekleştirilen tüm eylemlerin sorumluluğunu kabul etti ama özür dilemedi.
Eduardo Galeano, Şili için 'Latin Amerika'nın' hançeri der, o hançerden hala kan sızmaktadır.
17 yıllık diktatörlüğüne başladığı sabah Jara'yı katleden diktatör Pinochet, Şili toplumunun bağrındaki hançerin adı olarak da biliniyor.
Sosyalist Allende'nin büyük halk desteğini kırmak için  yapılan askeri darbe, ABD'nin Latin Amerika'da 'Condor' ve 'Colombo' ve 'Conferencia' operasyonlarını kapsamındaydı.
Latin Amerika'da son 30 yılda sayıları 100 bini bulan 'Desaparecidas' (kayıplar) ile ilgili mücadele, aileler ve halk tarafından yürütülüyor.

Pinochet döneminde uyuşturucu verilmiş tutukluların deniz kuvvetleri uçaklarından okyanusa atıldıkları bizzat failleri tarafından kabul edildi.
Devlet tarafından tutuklandıktan sonra 'Kayıp ettirilen insanlar' (Desaparecidas) için aramalar devam ediyor.
Şili acılarını okyanusa atılmış kayıpları gibi yok etmedi, bu dönemin insan hakları ihlallerini toplumsal hafızaya derince yerleştiriyor.
'Bu üzücü tarihin yinelenmemesi için geçmişe ayna tutmak gerek' diyen Şili Devlet Başkanı Michelle Bachelet aralık ayında 'Hafıza ve İnsan Hakları Müzesi' açıyor.
Cunta döneminde hapse giren ve işkence gören Bachelet böylelikle hiç kimsenin bu trajediyi yalanlayamayacağını ve küçümseyemeyeceğini söylüyor.
Şili kendi tarihinin karanlık sayfalarına da sahip çıkarak geleceğini aydınlatıyor.
Bizim gibi ülkeler ise yakın tarihlerinin ayaklarına taktığı prangalarla geleceğe adım attığını sanarlar.
Bu hayali adımların, sakladıkça çürüyen bir geçmişin hayaletlerini sürüklediğini anlayamazlar. 
Bu prangaların tarihi bilincimizde yarattığı felci halen yaşamakla yorgunuzdur..
Hafıza tazelemenin vicdanlara katacağı ferahlığa herkesin nasıl da ihtiyacı var oysa.
'Venceremos' tam 36 yıl sonra şarkısını söylüyor Şili'de.
Tarihin kuytuluklarına atılarak yok oldukları düşünülen 'Desaparecidas' bugün 'Venceremos' diyor.