Deniz Gökçe deniz.gokce@aksam.com.tr

kategori2

Bütçe açığı ve borç gündeme gelirken!

Global kriz ve son üç yılın kavgalı seçim ortamı, ülkemizde, birçok ülkede olduÄŸu gibi, bütçe açığı ve borç yükselme olgusu getiriyor. GeliÅŸen ülkelerin birçoÄŸunun da zaten ciddi finansman sorunları var. Bizde de tasarruf zafiyeti ve kamu finansmanı problemi önemli.


GeliÅŸen ülkelerin ekonomilerinin temel sorunu kötü kredi rating notu, sınırlı finansman olanakları ve büyük ve dalgalanan risk primi ödemek zorunda olmalarıdır. Faiz oranları da bu nedenle yüksektir. Bu duruma neden olarak da,  büyük bütçe açıkları ve yüksek borç oranları gösterilir. Tehlike de hep iflas (insolvency) olarak düÅŸünülür. Bu durumda tavsiye de bellidir. Bütçeyi kıs, açığı düÅŸür ki, borç GSYİH oranı yavaÅŸ yavaÅŸ düÅŸsün. Bunu da genelde ekonomi daralırken, yani en  zor bir ortamda (procyclical) yapmak zorunda kalınır!

Bu klasik bakış açısı aslında yanlıştır. ÖrneÄŸin ratingi yüksek ülkeler borcu düÅŸük olan ülkeler deÄŸildir. Türkiye dahil geliÅŸen ülkelerin birçoÄŸunun borç oranı geliÅŸmiÅŸlerin borç oranından düÅŸüktür. Ama kredi deÄŸerlendirmeleri düÅŸük borç oranına raÄŸmen kötüdür.
Kredi ratingi ile borç oranı arasında korelasyon olmamasının bir nedeni, borç ödeme kapasitesinin ölçütünün GSYİH olmamasıdır. Borç ödeme, GSYİH içinden oluÅŸan vergi tabanından, hükümetin ayırabileceÄŸi miktarla yapılır. GeliÅŸen ülkelerde vergi/GSYİH oranı sanayi ülkelerinin vergi/GSYİH oranının yarısı kadardır. Daha düÅŸük vergi tabanı olan da daha az borç ve faiz ödeyebilir .

BaÅŸka bir ifade ile, ödeme kapasitesi hesabı için belki borç stoku/vergi hasılatı oranına bakılması gerekir.
Fakat borç/vergi hasılatı oranı da yapılan araÅŸtırmalarda, istatistiki olarak, ancak kısmi bir neden oluÅŸturur. Kredi ratinginin  ülkelerin mali durumları ile iliÅŸkisini incelerken, kiÅŸi başına GSYİH büyüklüÄŸü ile ölçülen kalkınmışlık derecesi kontrol deÄŸiÅŸkeni olarak kullanılarak araÅŸtırma yapıldığında, Borç/GSYİH ve Borç/Vergi Hasılatı oranları oldukça anlamsız bulunur. Bu da ülkeler hakkındaki risk algılamasının borç oranı ve kalkınma düzeyi dışında baÅŸka nedenlere de baÄŸlı olduÄŸunu iÅŸaret eder.

Literatürde önemli bir etken olarak 'debt structure' denen, borç yapısı olarak dilimize çevrilmesi gereken deÄŸiÅŸkenin önemli olduÄŸu düÅŸünülmektedir. Burada önemli nokta bir ülkenin dışarıdan kendi ülke parası cinsinden borç alıp alamadığının temel belirleyici faktör olarak  gündeme gelmesidir.
EÄŸer ülke dışarıda kendi parası cinsinden dış borç bulamıyorsa, dış borç geri ödeyebilme durumunun, reel döviz kuru dalgalanmalarına (ki bunlar reel ekonomik dalgalanmalardan çok daha fazla oynaktır) çok  hassas olduÄŸu düÅŸünülmek zorundadır.

Ayrıca birçok geliÅŸen ülke, içeride kendi ülkelerinin parası cinsinden uzun vade ve sabit faiz ile de borçlanamazlar. Bu da iç borç servisini kısa vadeli faiz haddinin reel dalgalanmasına baÄŸlı kılar.
Yani bu durumda borç yapısı denen kavram, borç servisinin yükünün  dalgalanmasını, ödeme kapasitesine göre daha da yüksek kılar. Bu volatilite de riske maruz miktarı daha yüksek bir risk primine tabi duruma getirir.

Bunun sonucu olarak ülkenin borç taşıma ve servis kapasitesi önemli ölçüde borç yapısına (debt structure) ve reel döviz kuru, reel faiz ve reel gelirin varyans ve covaryanslarına baÄŸlıdır.
Yani özetle politika belirleyicileri, hem borç stoku oranı ile hem de borç stokunun riskliliÄŸi (debt structure) konusu ile yakından ilgilenmek zorundadır.     

Literatürde bir araÅŸtırma yapıldığı takdirde, hem reel kur hem reel faiz, hatta hem de emtea ve enerji fiyatları deÄŸiÅŸmesi nedeni ile dış ticaret hadlerinin dalgalanması, hem de likidite sorunlarını iÅŸaretleyen kısa vadeli borç  bolluÄŸu veya döviz rezervi sınırlılığı gibi deÄŸiÅŸkenler, geliÅŸen ülke krizlerinin önemli öncü göstergeleri olarak bulunmaktalar.
Önümüzdeki dönemde, bütçe açığı ve borç konuları gündemde olacak. Hem geliÅŸmiÅŸ ülkelerde, hem de geliÅŸen ülkelerde.
Bu nedenle bizde eline kalemi alıp veya televizyonda ahkam kesip  'Garibana yardım edin, bütçe açığını daha da büyütün!' diyenler, dediklerinin tüm sonuçlarını iyice düÅŸünmek zorundadırlar!

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Alevi açılımına zemin hazırlamak için roman yazdım
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3