Suriye CumhurbaÅŸkanı BeÅŸar Esad AK Parti'nin iftar yemeÄŸine katılmak üzere yarın İstanbul'da olacak. BaÅŸkan Esad Pazar günü Åžam'da 6 Türk gazetesinin (AKÅžAM, Star, Habertürk, Yeni Åžafak, Zaman ve Türkiye) genel yayın yönetmenlerini yine iftar sofrasında misafir etti. İsmail Küçükkaya'nın bu iftar yemeÄŸi, öncesi ve sonrasındaki olaÄŸanüstü ilginç sohbet ile ilgili detay, izlenim ve deÄŸerlendirmelerini bugünkü AKÅžAM'da okursunuz.
Nereden nereye..
1998 yazında savaşın eÅŸiÄŸinden dönen iki ülke arasında bugün artık olaÄŸanüstü dostluk, kardeÅŸlik ve mutlak karşılıklı güven var.
Ekim 1998'de imzalanan Adana AnlaÅŸması'ndan sonra CumhurbaÅŸkanı Sezer'in Haziran 2000'de Hafız Esad'ın cenaze törenine katılmasıyla baÅŸlayan yeni süreç AK Parti'nin iktidara gelmesi ile çok farklı bir boyut kazandı. Irak iÅŸgalini önlemek amacıyla bölge turuna çıkan dönemin BaÅŸbakanı Abdullah Gül Ocak 2003'te iÅŸe Suriye'den baÅŸlamıştı.
Daha sonra Sayın Gül DışiÅŸleri Bakanı ve sonra CumhurbaÅŸkanı olarak en az 10 kez Åžam'a gitti. BaÅŸbakan ErdoÄŸan ise yanlış hatırlamıyorsam 7 kez Suriye'yi ziyaret etti. Ahmet DavutoÄŸlu ise danışman ve DışiÅŸleri Bakanı olarak Åžam'a 35 kez gitmiÅŸ.
Suriye lideri Esad son 5 yılda 4 kez Türkiye'ye geldi.
Suriye baÅŸbakanları aynı süre içinde 3 kez Ankara'yı ziyaret etti. Geçen 7 yıl içinde bakanların karşılıklı ziyaret sayısı 100'ü geçti.
Türkiye-Suriye iliÅŸkilerinde yaÅŸanan bu müthiÅŸ trafik iki ülkenin ulusal çıkarlarına hizmet ettiÄŸi gibi coÄŸrafyamızın barış, istikrar, güvenlik ve esenliÄŸi açısından da çok önemlidir.
Bugün eÄŸer coÄŸrafyamızda çok daha fazla sorun yoksa, bunun nedeni Ankara-Åžam hattında yaÅŸanan mutlak güvene dayalı koordinasyon ve iÅŸbirliÄŸidir. CumhurbaÅŸkanı Gül'ün dediÄŸi gibi 'Türkiye-Suriye iliÅŸkileri bölgesel ve uluslararası iliÅŸkilerde örnek bir iliÅŸkidir''.
Birilerini kıskandırıp çıldırtmasına karşın bu iliÅŸkinin hiç kimseye zararı yok. Suriye ve Türkiye bu iliÅŸki ile savaÅŸ ve düÅŸmanlığı deÄŸil bölgede herkes için barış ve istikrarı amaçlamaktadır. Bu nedenle Gül, ErdoÄŸan ve DavutoÄŸlu Batılı meslektaÅŸlarına 'BaÅŸkan Esad bölgesel barışın yanı sıra ülkesinin demokratikleÅŸmesi konusunda çok samimidir. Kendisine yardımcı olursanız OrtadoÄŸu'da her ÅŸey deÄŸiÅŸir ' derken ne yaptıklarını biliyor ve söylediklerine inanıyor.
BaÅŸkan Esad ise Arap alemi içinde Türkiye'ye sahip çıkarak Türk yetkililerle dostluÄŸuna olan mutlak güvenini yansıtmak istiyor.
Geçen yıl Lazkiye-Magosa feribot seferlerini baÅŸlatma kararı veren ve Kıbrıslı Rumlar ile Yunanistan'ın tüm baskılarına raÄŸmen bu kararından vazgeçmeyen Esad, Ermeni liderlerle olan yakın iliÅŸkilerini de Türkiye ve bölgesel kardeÅŸlik ve dostluÄŸun yararı doÄŸrultusunda kullanıyor.
Liderleri deÄŸiÅŸse de bu coÄŸrafyada birbirine en çok ve her alanda benzeyen iki halk Osmanlı döneminde 400 yılı aÅŸkın bir süre birlikte yaÅŸamış olan Suriye ve Türkiye halklarıdır. Åžimdi vereceÄŸim iki örnekle bunun ne anlama geldiÄŸi çok daha net olarak anlaşılacak.
Osmanlı'nın bölgeden çekilmesinden sonra Suriye'yi iÅŸgal eden Fransız kuvvetlerine karşı direniÅŸi örgütleyen iki önemli isim var:
Şam'da Yusuf El-Azma ve Halep'te İbrahim Henano.
Birincisi Osmanlı ordusunda görev almış, Balkanlar, Kafkaslar, OrtadoÄŸu ve daha önemlisi Çanakkale'de savaÅŸmış, Enver PaÅŸa'nın yardımcılığına kadar yükselmiÅŸ ve çok önemli iÅŸler baÅŸarmış üst düzey bir subay.
Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı yenilince ülkesi Suriye'ye dönmüÅŸ, iÅŸgale karşı kurtuluÅŸ mücadelesini örgütlemiÅŸ ve Åžam yakınlarında ÅŸehit düÅŸmüÅŸtü.
Henano ise İstanbul'da hukuk okumuÅŸ ve El-Azma gibi o da Türk bayan ile evlenmiÅŸti. Henano İstanbul ve Erzurum'da kaymakamlık yapmış ve Osmanlı devletine çeÅŸitli hizmetlerde bulunmuÅŸ. Suriye iÅŸgal edilince memleketi Halep'e dönmüÅŸ ve 1920'de direniÅŸi örgütleyerek Atatürk'ten bile yardım almış.
BaÅŸkan Esad'ın Türkiye-Suriye dostluk ve kardeÅŸlik vurgularını dinlerken bu iki isim akınla geldi ve yeri gelmiÅŸken 'Araplar bizi arkadan vurdu' diyenlere hatırlatmak istedim.