Ahmet İnam ahmet.inam@aksam.com.tr

kategori2

Düşünceden yaşama, bir kendimle hesaplaşma

Åžu anda, Türkiye'de ve dünyada yaÅŸayan ve düÅŸündüÄŸünü söyleyen insanların tamamına yakın kısmının yobaz olduÄŸunu düÅŸünüyorum. (Kendim dahil, elbette!). DüÅŸünmeye baÅŸladıkları zaman bir tembellik sonucu insanlar, düÅŸüncelerinin götürdüÄŸü yere gitmiyorlar. Gitmek istedikleri yere düÅŸüncelerini götürüyorlar. Bu yobazlıktır. Onlar için düÅŸünme bir serüven, bir seyir, bir sefer olmaktan çok, önceden konulmuÅŸ bir hedefe ve mümkün olan en hızlı vasıtayla yapılmış bir nakliyat oluyor. Yazık ki, kendi araÅŸtırmaları ve düÅŸünme süreleri içinde yeni keÅŸifler yapamıyorlar! Zaten baÅŸtan istedikleri yere gidiyorlar. Bu da onları bilgi olarak da, düÅŸünce olarak da sınırlıyor. DüÅŸünmek bir cesarettir elbette, tehlikelidir; bunu insanlar galiba bilmiyor. DüÅŸünmenin çok konforlu, çok rahat bir ÅŸey olduÄŸunu sanıyor. DüÅŸünme, yola kendimizi tamamen bırakmak demektir. Bizi götürdüÄŸü yere gidebilme cesaretini gösterebilmek demektir. Çağımda böyle insanlar göremiyorum. Gerek bizim ülkemizde gerek dışarıda. Böyle cesur düÅŸünen insanlar varsa da (umarım vardır!), ben bilmiyorum.
DüÅŸünme cesareti yoksunluÄŸu, 'malumat dolduruluÅŸuyla' kapatılmaya çalışılıyor. İnanılmaz bir tercüme okuma eÄŸilimi var. Bu tercümeleri satan insanlar da hangisinin daha çok satacağını, düÅŸünen kafaların hangi düÅŸüncelerle gıdıklanacağını, uyarılacağını, yönlendirileceÄŸini hesap edip ona göre tercüme yapıyor. Dolayısıyla okuma yazma bilen birçok insan da bu tercümelerin peÅŸine körü körüne düÅŸüyor maalesef! O yüzden kendi kültürümüzden kaynaklanan etkili, çarpıcı ve bütün insanları ilgilendirebilecek düÅŸünceleri üretmekte baÅŸarılı olamıyoruz. Ancak taklit edebiliyoruz.
Bir baÅŸka açıdan baktığımda ise edebiyatın edebinin bozulduÄŸunu düÅŸünüyorum. Åžu manada yapılıyor edepsizlik; okuru sömürmeye dayalı bir yazma biçimine yaslanan, bir çeÅŸit teknisyenlik ve tezgahtarlık konuyor, ortaya. Bu da, yazan insanların kendi gönlüyle yolculuÄŸa çıkmasını engelleyen, kötü bir kurnazlık çabasıdır. Edebiyatta yasaktır kurnazlık (Yoksa bu sözüm çok mu kurnazca oldu?). Birçok deÄŸersiz insanın çok büyük yazar olarak takdim edildiÄŸi, kitaplarının çok fazla satıldığı bir çaÄŸda yaÅŸamaktayız. Edebiyat alanına ticaret egemen. Bu çok tehlikeli! Batı'nın 'tefessüh ettiÄŸini', kokuÅŸtuÄŸunu gösteriyor bu durum; ama aynı zamanda hala bizim  bilinçlenemediÄŸimizi de! Biz çok fazla 'mukallit', taklitçi, kopyacı bir kültür olduk. Bizim kültürümüzün köklerinde öyle bir eÄŸilim yok deÄŸildir, elbette. Çok kolay uyum saÄŸlayan bir kültürüz, hayatın zorluklarına karşı. Ama bu bizim taklitçi olmamızı gerektiren bir ÅŸey deÄŸildir. Garip biçimde aÅŸağılık duygusu duyuyoruz, Batı karşısında. Buna baÄŸlı büyük bir öfkemiz de var. Ama bunlar bizi kendimizi keÅŸfe götüren ÅŸeyler deÄŸil. Kendimizi bulabilmemiz için kendimize güvenmemiz, köklerimizi keÅŸif için yola çıkmamız gerek. Geç kalmakta olduÄŸumuzu hissediyorum.
Bu gecikmeyi geciktirecek felsefe çalışmaları var mı bizde?  Nedir felsefe, nasıl anlaşılmalı? Felsefe kesinlikle insanın hayatıyla ilgili! Felsefeyi birçok felsefeci arkadaşımız hem Türkiye'de hem dünyada çok teknik bir ÅŸey olarak anlıyor,  akademik bir çalışma olarak görüyor. Bir bakıma haklılar ama felsefe bizim kültürümüz açısından bakıldığında baÅŸka bir ÅŸey ifade ediyor. Felsefenin bu kültürle olan iliÅŸkisini yeni baÅŸtan gözden geçirmek gerektiÄŸini düÅŸünüyorum. Onun için ben de, Batı'da çok yerleÅŸmiÅŸ olan akademik felsefe yapma biçimlerinden, kendi yazma serüvenim içinde uzak kalmaya çalışıyorum.
Köklerimizden ve Türkçe'den kaynaklanan bir 'Gönül Felsefesi' yapmak istiyorum. Dolaylı bir biçimde de yapıyorum. Edebiyatı, edebiyatın deÄŸiÅŸik alanlarını, bilimi, tarihi, sosyal ve doÄŸa bilimlerini içine alan çok geniÅŸ bir dolanma alanımın olduÄŸunu ve bunları kuÅŸatabilecek düÅŸüncelerimin de hayatımdan çıkacağını düÅŸünüyorum. Meydana getirmeyi düÅŸündüÄŸüm felsefe, hayatımdan çıkacak bir felsefe olacak. Ben neye benziyorsam felsefem de biraz ona benzeyecek. Hayatım tamamen ona adanmıştır. Sanıyorum bitiremeyeceÄŸim ama yaÅŸadığım süre içerisinde yaptıklarımla benden sonra bu yolu takip etmeyi düÅŸünen insanlara, ipuçları vermek istiyorum. Bu ülkeye, bu kültüre borçluyum. Borcumu da canla baÅŸla böyle ödemeye çalışıyorum.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3