Her ÅŸey, özellikle siyaset alanında, ahlakla baÅŸlıyor. Çünkü, bir kültürün, bir toplumun ahlakının sınandığı yer orası. Ahlakın öznesi olarak Batı düÅŸünce tarihinde bireyler alınır. Kimi zaman, örneÄŸin deontolojik ahlak dediÄŸimiz ahlakta, kuralların temele alındığı ahlak sistemlerinde, her bireyin tek tek eylemlerine bakarak, o bireyin ahlaklı olup olmadığı söylenir. Aristoteles'ten yola çıkarak karakter ahlakı veya erdem ahlakı diyebileceÄŸimiz ahlakta ise, bu eylemleri taşıyan insanın ahlak karakterine bakılır. Orada ahlaklı ya da ahlaksız olan, tek tek eylemler deÄŸil, o eylemleri taşıyan insanın kendisidir. O insanın ahlak karakteridir.
Åžimdi, buradan çıkarak bir genelleme yapma imkanımız vardır. Siyasette, bir toplum adına karar alan kiÅŸilerin, bu iÅŸi yaptıkları için tek tek eylemlerinin, karakterlerinin ahlakı olabileceÄŸi gibi, toplumların da ahlakından söz edebiliriz. Bunu da belirleyen, özellikle o toplumların yönetiminde bulunan kiÅŸilerdir. O toplumların yaÅŸamını sürdürmelerinde söz sahibi olan, o toplumu oluÅŸturan bireyler arasındaki gelir dağılımını, toplumsal düzeni, bu düzenin yönetimini saÄŸlayan 'baÅŸtaki' insanlardır. O, siyaseti elinde tutan, yönetim erkini kendinde bulandıran insanların toplum adına verdiÄŸi kararlara bakarak, o toplumun ahlakından söz edebiliriz.
Bu özellik, garip bir yazgısı oluyor yönetilenlerin. ÖrneÄŸin, birey olarak ben yaÅŸadığım toplumda, tek tek eylemlerime bakıldığında hangi deÄŸerlere göre yargılanıyorsam, o deÄŸerlere göre ahlaklı görünebilirim. Ya tek tek eylemlerim ahlaklı görülebilir ya da onu taşıyan birisi olarak ahlaklı görünebilirim. Oysa benim ahlakım, birey olarak bende baÅŸlayıp bende bitmiyor. Toplumum ahlakı, birey olarak ahlakıma dahildir. Bir toplumsal varlık olduÄŸum ve yöneten ya da yönetilen durumunda olduÄŸum için, toplumun ahlakı da benim tek tek eylemlerimi ve karakterimi, kısaca birey olarak benim ahlaklı olup olmamamı etkiler. Dolayısıyla, siyaseti yöneten, etkileyen biri olarak, ahlak alanında tutumunuz, kararlarınız, eylemleriniz, ahlak karakteriniz, toplumun bütün ahlakını belirleme sorumluluÄŸunu taşıdığınız için çok önemlidir. Öyle eylemlerde, öyle kararlarda bulunuyorsunuz ki, erkin başındaki insanlar olarak, bir ulusun veya bir imparatorluÄŸun, bir kültürün, bir hayat tarzının yazgısını belirliyorsunuz, tarih önünde. Dolayısıyla siyasetçilerin tek tek ahlaksız olup yönetilenlerin ahlaklı olduÄŸu bir toplum gibi bir düÅŸünce çok da anlamlı gözükmüyor. Hepimiz aynı gemideyiz ve dolayısıyla bizim adımıza karar alanlar, bizim adımıza karar alıp bizim toplumumuzu diÄŸer toplumlarla olan iliÅŸkisinde ahlaksal tutum ve eylemde bulunanlar, ait olduÄŸumuz toplumun ahlak” karakterini belirliyorlar demektir. Dolayısıyla, özellikle bizim ülkemizde yapıla gelmekte olan siyasetçi suçlaması, bütün siyasetçilerin her nedense namussuz olduÄŸu, ama yönetilen insanların mazlum ve gayet dürüst olduÄŸu gibi bir görüntünün, çok gerçekçi olmadığını düÅŸünüyorum.
Herkes kendini bireysel olarak kurtarmaya çalışıyor; belli bir toplum içerisinde yaÅŸarken. Dolayısıyla bu tutum ÅŸu anlama da geliyor: Siyasetçisinin ahlaksız olduÄŸu, bunun yönetilence bir türlü önlenemediÄŸi toplum ahlaksızdır. Siyaseti yöneten, belirleyen, erki elinde tutan, yönetim gücü olan ve benim adıma karar veren kiÅŸilerin ahlaksızlığı onları ben seçmemiÅŸ olmasam da beni ahlak açısından baÄŸlıyor. Elbette seçme dediÄŸim, demokratik süreç dediÄŸim bir süreç ne kadar gerçekçi iÅŸler, burada ne kadar katılım vardır, ne kadar beni temsil edebiliyorlar ve ben onları ne kadar denetleyebiliyorum ve onlarla daha nasıl bir iletiÅŸim içindeyim? İşaret ettiÄŸim bu dört nokta, son zamanlarda yönetiÅŸim dediÄŸimiz kavramın içinde yer alıyor. YönetiÅŸim odaklı bir bakışla bakıldığında yöneticisinin ahlakından sorumlu bir yönetim, bir yönetilen kavramı ortaya çıkıyor. İnsanın ÅŸöyle bir yazgısı var: Yüzyıllardan beri Batı'da söylendiÄŸi gibi, bir bireyin ahlaklı olması, diÄŸer bireylerin ahlaklı olup olmamasından bağımsız deÄŸil. Böyle birbirinden ayrı bağımsız atomik bir durum söz konusu deÄŸildir. Benim kardeÅŸimin hırsız olması veya benim oy verdiÄŸim bir partinin hırsız olması, beni de ahlaksız kılıyor.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.