Ahmet İnam ahmet.inam@aksam.com.tr

kategori2

Felaket sağlığı

Ülkelerin de bedenleri vardır, bir anlamda. Tıpkı insan bedeni gibi onların da saÄŸlığından söz edebiliriz. Ülkeler de hastalanırlar. Travma geçirebilirler. Bu hastalıkları bedensel ya da ruhsal olabilir. Ülkeler bedenli varlıklar olduÄŸundan her bedenli varlık gibi ölürler.
Ülkelerin 'bedenleri'nin felaketler karşısında verdiÄŸi sınavlar vardır. Ülkeler baÅŸlarına gelen felaketlerle sınanırlar. Felaketlerin bir bölümü, depremler, salgın hastalıklar, kendiliÄŸinden baÅŸlayan orman yangınları, sel felaketleri, yanardaÄŸ patlamaları, toprak kaymaları, tsunamiler  gibi doÄŸal afetlerdir. DiÄŸer bir bölümü de insanın birey ve toplum olarak kendi başına açtığı felaketlerden oluÅŸur.
Ülkemizin bedeni bela ya da felaket diyebileceÄŸimiz hastalıklara karşı ne kadar dirençlidir? Hayatımızı düzenlerken olası belalara karşı ne kadar duyarlı davranıyoruz? Genel olarak insanımızda 'bana bir ÅŸey olmaz' eÄŸilimi vardır. 'Kırk yılda bir gelebilecek felaketlere karşı ne yapabiliriz? Her ÅŸey Allah'tan. Bükeriz boynumuzu otururuz' tavrı felaket saÄŸlığımızı bozuyor. Felaketlere karşı direncimizi azaltıyor. 'Benim başıma kötü bir ÅŸey gelmez.' Bu tavır bir aymazlık elbette. Bu aymazlığın bir de ağır ahlaksızlığı var o da: BaÅŸkalarının başına gelebilir, bana ne? Benim başıma gelmiyor ya. Gelebilecek felaket elli yıl sonra. O zaman da ben ölmüÅŸ olurum. Çocuklarım da daha güvenli yerlerde yaÅŸarlar. Garibanlar her toplumda her çaÄŸda garibandır. Varsın ezilsinler. Zaten bu onların kaderi. Yönetimler kendi zamanlarını kurtarıp suçu baÅŸkalarına atma eÄŸilimi içinde olabilirler: Benim yönetimim zamanında olmadı. Siz yaptınız.
Bir ülkenin başına gelebilecek beladan, yalnız o ülkenin yöneticileri deÄŸil, halkı da deÄŸil, hepimiz sorumluyuz. KomÅŸumuzdaki afetlerden de, dünyanın bizden çok uzak köÅŸelerinde, bu gezegendeki yaÅŸamı tehdit eden felaketlerde de sorumluluÄŸumuz var. Hem onların olmaması için yapabileceklerim var hem de  olduktan sonra alabileceÄŸim önlemler beni bekliyor. Bundan dolayı başımıza gelen belalarla birbirimizi suçlayarak baÅŸ etmeye kalkmak uygun bir yol deÄŸil. Belki uygun tutumlardan biri ÅŸu olabilir: Bu felaket bu kadar cana mal oldu, ben neler yapabilirdim de yapmadım? Yapabilecek durumda olan insanların yapmadıkları, yapamadıkları ne? Bundan sonra ne yapabilirim? Ülkemin felaket saÄŸlığı, afet saÄŸlığı neden bozuk? Ülkemin bedeninin bağışıklık sisteminde ne gibi sorunlar var? Hayata karşı takındığımız tavırda ne gibi bozukluklar oldu ki bunlar yaÅŸandı? YaÅŸanılması kaçınılmaz mıydı? YaÅŸadığımız belalar, kaçamayacağımız yazgılarımızın bir sonucu mu yoksa yapabileceklerimiz varken gafletlerimiz sonucumu bunlar başımıza geldi? Belki de ÅŸu ilkeler bela saÄŸlığımız açısından üzerinde düÅŸünülmesi gereken ilkelerdir:1.YaÅŸam belalar içerir. 2.KarşılaÅŸabileceÄŸimiz her belaya karşı, belanın durumuna göre yapabileceklerimiz vardır. 3.Hem kendi başımıza gelen hem de baÅŸkalarının başına gelebilecek belalarla baÅŸ etme deneyimlerimizi tüm insanlara açmak, bu alandaki sorunların çözümü için araÅŸtırmalar yapmak insan olma borcumuzdur. 4. DoÄŸal afetlerin yanında, insanın insana karşı geliÅŸtirdiÄŸi düÅŸmanlıklardan, vurdumduymazlıklardan, güç elde etme hırsından doÄŸmuÅŸ belalardan da sakınma yolları aramak, felaket saÄŸlığını korumanın önemli bir öÄŸesidir. DoÄŸal belalarla doÄŸal olmayan belalar arasında çoÄŸu kez ayırtına varamadığımız iliÅŸkiler vardır.
Biz nasıl bir toplumuz ki, bunlar başımıza geliyor? Felaket sorgulamasının önemli bir sorusudur. Bizim gibi bir ölçüde felaket gafili olan toplumlarda karşımıza çıkan birkaç özelliÄŸi vurgulamak gerekir:
1. Böyle toplumların kendilerine bakışlarındaki anlam ufku ya çok dar ya da çok geniÅŸtir. Dardır, hep ÅŸimdiki zamanda kalırlar. GeniÅŸtir, yüzyıllar öncesi yaÅŸayan atalarına takılıp kalmışlardır. Bir türlü yaÅŸadıklarından ders çıkarabilecek uygun zaman  aralığını bulamazlar. Ya birbirlerini kıyasıya yererler ya da ölçüsüz biçimde överler. Belalardan öÄŸrenememe özürleri vardır.
2. İçlerinde yaÅŸanan belalardan yarar umanları, yararlananları vardır. YaÄŸmacılar, soyguncular vardır. Bir kısmı felakete uÄŸrayanların malını mülkünü bir kısmı ise inançlarını, ahlak deÄŸerlerini, ülkelerine ve insana olan inançlarını yaÄŸmalar, soyar.
Felaket hastalıkları üstüne düÅŸünecek, felakete duyarlı insanlar olmamız dileÄŸiyle...

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3