AKŞAM | CUMARTESI | 26 EYLÜL 2009, CUMARTESİ

Barış, sanatın ortak değerleri üzerine kurulabilir

Ailesi geçen yüzyılın başlarında Diyarbakır'dan Fransa'ya, ardından da Amerika'ya göç eden udi müzisyen Ara Dinkjian bu akşam Aya İrini'de sahne alıyor. Sezen Aksu'nun 'Sarışınım',  'Vazgeçtim' ve 'Yine mi Çiçek' isimli şarkılarının bestecisi olan Dinkjian, Türkiye'den pek çok müzisyenle çalışmış. Amerikan blues'unun, Anadolu ezgilerinin ilham verdiği eserleriyle köklerini arayan Dinkjian, bizi de bu arayışa davet ediyor.
udi

Sezen Aksu'nun dışında Burcu Güneş, Ahmet Kaya, Alpay, Coşkun Sabah gibi çeşitli Türk müzisyenlerle çalışmış; 2004 Atina Olimpiyatları'nın kapanış müziklerinden birini bestelemiş; Diyarbakırlı Ermeni bir ailenin Amerika'da doğmuş çocuğu olan udi Ara Dinkjian bu akşam Aya İrini'de sahne alıyor. 'Kökler ve Dallar' başlıklı konserde Dinkjian'a bağlamasıyla Erdal Akkaya eşlik edecek. Türkiye Sakatlar Derneği'nin organize ettiği konserin geliri bir sosyal sorumluluk projesi kapsamında derneğin Balıkesir Gönen'de inşa edilecek 500 yataklı 'yaşamevi'ne aktarılacak

Anadolu ezgilerinden, Amerikan blues'undan izler taşıyan  'Dünyada Barış' albümü Türkiye'de bugünlerde çıkan Dinkjian'ın dedesi 1915 olaylarının ardından Fransa'ya göç etmiş. Dinkjian o dönemlerde ailenin yaşadığı göçün nedenleri hakkında pek konuşmak istemiyor; işin politik boyutu bir yana, bu göç hakkında kuşaklar arasında bir hikaye aktarımı yaşanmadığı için fazla bir fikri olmadığını söylüyor. Dedesi Fransa'da erken yaşta hayatını kaybedince babası Onnik dört yaşındayken yetim kalır ve evin geçim yükünü babaanne çeker. Bu arada gayet iyi bir uzun hava okuyucusu olan babaannenin müzik yeteneği oğluna geçmiştir. Onnik, gençlik yıllarında Fransa'da umduğunu bulamayınca Amerika'ya, New Jersey'e göç etmeye karar verir ve müzik yaşamını burada sürdürür. 1958 yılında dünyaya gelen Ara'nın da müziğe bulaşması gecikmeyecektir.

Müziğe, daha doğrusu ut çalmaya yedi yaşındayken başlama hikayesini şöyle anlatıyor Ara Dinkjian; 'Okuldan eve gelince biraz yalnız kalıyordum, annem ve babam benden iki saat sonra işten eve geliyorlardı. Evde dedemden kalma bir ut vardı. Hem hatırası için hem de kaliteli bir ut olduğu için babam ona asla dokunmamam gerektiğini söylerdi. Kırılmaması, bozulmaması için. Ben bazı günler eve geldiğimde tellerine dokunuyordum gizlice ve sonra kendimce çalmaya başladım. Bir yıl böyle geçti ve sonunda artık istediğim şeyleri çalabiliyordum. Bir gün babam eve erken gelip beni yakaladığında önce çok kızdı ama iyi çaldığımı görünce de çok mutlu oldu, övmeye başladı beni.'

BABA DİNKJİAN DA  DİYARBAKIR'DA SAHNEDE...
Türkiye'de daha çok Sezen Aksu için yaptığı 'Sarışınım' bestesiyle dikkat çeken Dinkjian, ülkesi Amerika'dan çok Yunanistan'da, Avrupa'da ve Ortadoğu ülkelerinde tanınan bir isim. Hala New Jersey'de yaşayan ve hala dededen kalma uduyla sanatını icra eden müzisyen her fırsatta Türkiye'ye geliyor; hem müzik çalışmaları hem de seyahat için. Köklerinin uzandığı Diyarbakır'da konser vermek en büyük rüyalarından biri. Orada konser vermesi kendisi için bir tür eve dönüşü ifade ediyor. Kendisi bu rüyasını ne zaman gerçekleştirir bilemeyiz ama 80'li yaşlarındaki babası Onnik Dinkjian'ın hasretle andığı topraklarda ilk konserini  29 Eylül'de vereceğini söyleyelim. Onnik Dinkjian'a Diyarbakır konserinde Kardeş Türküler grubu eşlik edecek. Baba-oğul İstanbul'a birlikte gelmişler ama ikisini bir arada yakalamak kolay değil, İstanbul'un tadını çıkarmak isteyen ve ilerlemiş yaşına rağmen kendini provalara kaptıran babasını kendisinin de pek göremediğini söylüyor Dinkjian.

5,6 yıl önceki gelişlerinde babasıyla Anadolu'yu birlikte gezme fırsatı bulmuşlar. 'Babaannemin bize köyünü anlattığı her defasında neden ağladığını o gezi sırasında anladım, bu kelimelerle anlatılacak bir şey değil' diyor Dinkjian. Gezideki gözlemlerini sorduğumuzda başından geçen bir olayı anlatmakla yetiniyor; 'Harput'a gitmiştik, bir lokantaya girdik yemek yemek için. Şansımıza lokantada cümbüş varmış, millet çalıp söylüyordu. Biraz sonra ben cümbüşü aldım, lokantanın sahibi darbukayı çaldı, babam da şarkı söylemeye başladı. Çok eğlendik oradaki herkesle, sanki eski dostlar gibi, hiç unutamam o zamanı.'

4 BİN TAŞ PLAKLIK KOLEKSİYON
Kökleri Anadolu'ya uzanan Dinkjian'ın müziği de doğal olarak buranın izlerini taşıyor. 'Bir yanım Ermeni, bir yanım Amerikalı' diyen Dinkjian bu ikisinin birbirinden beslendiğini, müzik yaparken Ermeni müziğinden, Amerikan blues'undan ve Anadolu ezgilerinden ilham bulduğunu söylüyor. En büyük ilham kaynağı ve kendisini en fazla etkileyen müzisyense sesini ilk kez küçükken evdeki taş plaklardan duyduğu Diyarbakırlı Celal Güzelses. Onun taş plaklarıyla büyüdüğünü söylüyor. Evindeki çalışma odasında 4 binden fazla taş plak içeren bir koleksiyona sahip. Kimi plakları dedesinden, Osmanlı zamanından yadigar bu koleksiyon, Türk sanat müziğinin nadir bulunan geniş arşivlerinden biri aynı zamanda. Dinkjian'a göre müzik yalnızca gündelik eğlenceyi karşılayan, bunu hedefleyen bir şey değil; aynı zamanda insanlığın ortak duygularını taşımalıdır ve bunun için de 'dünden' beslenmesi gerekir. 
Kendisi politikayla arasının pekiyi olmadığını söylüyor. Türkiye'yle Ermenistan'ın son zamanlarda hareketlenen ilişkileri hakkındaki fikrini 'umutlu olmak istiyorum' cümleciğiyle açıklamakla yetiniyor. Bir müzisyenin, sanatçının nefret içeren duygularla yaşamını sürdürmesini imkansız buluyor, bundan dolayı müziğin ve sanatın ortak değerleri üzerinde barışın kurulabileceğini düşünüyor.


EYÜP TATLIPINAR

  • Diğer Haberler

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3