AKŞAM | DUNYA | 01 EKİM 2009, PERŞEMBE
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, BM Genel Kurulu dönüşü düzenlediği basın toplantısında ekim ayını 'barış diplomasisi ayı' olarak nitelendirdi. Bakan Davutoğlu'nun penceresinden bu ay gündemin ön sıralarını meşgul edecek konular şunlar olacak:
- Ermenistan ile normalleşme: Ermenistan ile Türkiye arasında normalleşmeyi sağlayacak protokoller Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'ın Dünya Kupası eleme maçı için Türkiye'ye yapacağı ziyaret öncesinde Zürih'te imzalanacak.
Davutoğlu, Ankara-Erivan normalleşme sürecinin TBMM'deki onay sürecinin ise Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Dağlık Karabağ sorunundaki ilerlemelere paralel yürüyeceğinin de işaretini verdi. Türk Dışişleri, Zürih'teki imza töreni öncesinde Aliyev ile Sarkisyan'ın 8 Ekim'de yapacağı zirveden ihtilafın Laçin Koridoru'na ilişkin bölümünde somut ilerleme çıkmasını bekliyor.
- İran'a yaptırımlar: Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın yine bu ay Tahran'a yapacağı ziyaret İran'ın nükleer programına ilişkin tartışmada Ankara'nın pozisyonunu netleştirmesinde belirleyici olacak. Basın toplantısında uzun süredir ilk kez İran'ı gerçekleştirdiği silah testleri konusunda uyaran Davutoğlu'nun 'yaptırım olmaması için uğraşıyoruz' mesajı Ankara'nın Batı ile Tahran arasında sıkıştığının önemli sinyaliydi. Bu nedenle Erdoğan'ın ziyareti İran yönetimine ayak sesleri duyulan yaptırımların engellenmesi için uluslararası toplum ile ciddi işbirliği yapmaları için son bir çağrı anlamını taşıyacak.
- AB hal‹ öncelik: Ekim ayının bir başka gündem maddesi Davutoğlu'nun 'önceliğimiz' dediği AB süreci olacak. 14 Ekim'de açıklanacak İlerleme Raporu öncesinde Dışişleri Bakanı bugün Brüksel'e gidiyor. AB Komisyonu Başkanı Barroso ve diğer AB komiserleriyle bir araya gelecek olan Davutoğlu, aralık ayındaki AB zirvesinde yeni müzakere başlıkları açılması için AB'yi iknaya çalışacak. Davutoğlu bu çerçevede önüne getirilebilecek DTP'li vekiller ve diğer sorunlu alanlarda, 'Türkiye'nin hukuk devleti olduğu ve sorunun kriz olmadan çözüleceği' mesajını işleyecek. AB ile ilişkiler kapsamında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bu ay gideceği Paris'te Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ile yapacağı görüşme de kritik önem taşıyacak.
- Kıbrıs Türk Devleti'ne doğru: Dışişleri Bakanı özellikle Brüksel'deki temaslarında Kıbrıs sorunu konusunda Rumların isteksizliğini gündeme getirecek. Türkiye ekimde olmasa bile kısa süre içinde tarafları ve uluslararası aktörleri çözüm için son bir deneme için bir araya getirmeyi amaçlıyor. Ancak Rumlar bunu da engellerse, Kıbrıs Türk tarafının 2004 yılında aldığı siyasi iradeye (Kıbrıs Türk Devleti) herkesin saygı göstermesi için Türk diplomasisi seferber olacak.
Utku ÇAKIRÖZER-ANKARA