AKŞAM | DUNYA | 01 EKİM 2009, PERŞEMBE
İrlanda halkı, yeni AB Anayasası olarak tanımlanan ve AB'nin kurumsal yapısında ve işleyişinde önemli değişlikler öngören Lizbon Anlaşması'na dair son sözünü yarın sandık başında söyleyecek. AB 'havuç' taktiğine güveniyor.
DUBLİN - Yeni AB anayasası Lizbon Anlaşmasını referanduma götüren tek AB üyesi olan İrlanda, geçen yılki referandumda "hayır" cephesinin yüzde 53'ü aşmasıyla yaşadığı şoku yarın düzenlenecek ikinci referandumda atmayı umuyor. İrlanda halkı, yeni AB Anayasası olarak tanımlanan ve AB'nin kurumsal yapısında ve işleyişinde önemli değişlikler öngören Lizbon Anlaşması'na dair son sözünü yarın sandık başında söyleyecek. Yürürlüğe girebilmesi için 27 üye ülkenin onayına ihtiyaç duyulan Lizbon Anlaşması'nı anayasası gereği halk oyuna sunan tek ülke İrlanda'da oy verme işlemi yerel saatle sabah 07.00'de başlayacak ve akşam 22.00'de sona erecek. Oy verme işleminin tamamlanmasından sonra seçim bölgelerindeki merkezlere götürülecek sandıklar 3 Ekim Cumartesi günü açılacak, sayılan oylar en son Dublin Kalesi'ndeki ana merkezde toplanacak. İrlanda'da yaşayan ve seçmen listesine kayıtlı tüm vatandaşlar halk oylamasına katılabilecek. Ülkede 3 milyondan fazla kayıtlı seçmen bulunuyor.
GAZETECİ AKINI
Bu arada, çok sayıda medya mensubu AB'nin gelecekteki tasarıları için büyük önem atfettiği Lizbon Anlaşması'nın akıbetini belirleyecek referandumu izlemek üzere başkent Dublin'e akın ediyor. İrlanda Çevre Bakanlığının basın akreditasyonundan sorumlu yetkilisi, 560 civarında gazetecinin referandumu izlemek için başvuruda bulunduğunu, bunların yalnızca 170 kadarının İrlandalı olduğunu bildirdi. Geçen yılki referandumu izlemek üzere akredite olan gazeteci sayısının 350 dolayında olduğu kaydedildi. Lizbon Anlaşması, Haziran 2008;de düzenlenen ilk referandumda İrlanda halkı tarafından, yüzde 53,4 oranındaki "Hayır" oyuyla reddedilmişti. İlk referandumda "sopa" taktiğini deneyerek hayal kırıklığı yaşayan Brüksel, bu kez "havuç" taktiğiyle sonuç almayı planlıyor.
TEHDİT TERS TEPMİŞTİ
Geçen yılki referandum başarısızlığında diğer nedenlerin yanında, dönemin AB Dönem Başkanı Fransa'nın Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner'in, oylama öncesinde İrlandalıları "(Referandumda) Başarısızlığın kurbanı siz olursunuz. (AB'den) Başkalarından çok faydalanan sizlersiniz" şeklinde tehdit etmesi etkili olmuştu.
Böyle bir açıklamanın daha önce AB anayasasını referandumda reddeden bir ülkeden gelmiş olması tepki çekmişti. AB'ye 1973 yılında katılan İrlanda, üyelikle geçen çeyrek yüzyılda AB'den 62 milyar avro (90 milyar dolar) yardım almıştı. Bu kez tehdit anlamına gelecek açıklamalardan kaçınan AB temsilcileri, ikinci referandum öncesinde İrlandalılara Brüksel fonlarının faydalarını hatırlatma çabasına yöneldi.
Son haftalara girilirken bilgisayar devi Dell'in Dublin'deki fabrikasından çıkartılan 2400 işçiye yaklaşık 15 milyon avro yardım kararı alan AB Komisyonu'nun, 150 bin avro karşılığında "Irish Sunday" gazetesine "Lizbon Anlaşması Kılavuzu" eki dağıttırması, seçime müdahale görüntüsü verdi. 500 BİN EURO HARCADI
İrlanda'nın düşük ücret sınıfındaki dev hava yolu Ryanair de hükümetten Aer Lingus'u satın almasına yardımcı olacağı düşüncesiyle AB Komisyonu'na destek için referandumda "evet" kampanyasına 500 bin euro harcadı.
Ryanair Üst Yöneticisi (CEO) Michael O'Leary, "Kampanyayı desteklememin nedenlerinden birisi de hükümetimizin yetersiz oluşu. Buna rağmen Aer Lingus'u bana satmaları için onları ikna etmem gerekiyor" diyerek, bu ilişkiyi doğruladı.
Muhtemel bir "Ryanair-Aer Lingus evliliğinde" karar verici konumundakilerden ulaştırmadan sorumlu AB Komisyonu Üyesi Antonio Tajani'nin Ryanair uçağında O'Leary ile birlikte saatlerce "referandumda evet" kampanyasına katılması tepki çekti. Tüm bu görüntülerin yanında küresel krizden en ağır etkilenen ülkeler arasında bulunan İrlanda'nın, "AB üyeliği olmasaydı İzlanda örneğini izleyeceği" şeklindeki açıklamaların halkı etkilediği gözleniyor.
Referandumun hemen öncesindeki kamuoyu yoklamaları, yüzde 55'i bulan "evet" cephesine karşı "hayır" yandaşlarını yüzde 27'de gösteriyor. İrlandalıların yüzde 18'i de kararsızlığını koruyor. Geçmiş tecrübelere bakıldığında İrlanda'daki referandumların sonucunu önceden kestirmek güç olsa da Lizbon Anlaşmasına mevcut kamuoyu desteğinin son anda tersine dönmesi zor görünüyor. (AA)