Galatasaray'ın karşısında dün Estonya'dan gelen, mücadele arzusu yüksek ama futbol becerisi düşük bir takım vardı. Bu takım 4-5-1 sistemiyle oynuyor, forvette 11 numarayı bırakıp, 9 numarayı da geri çekerek maçın ilk dakikalarından itibaren Galatasaray'a pres yapmaya çalışıyordu. Galatasaray rakibinin direncini 20 dakikada çözdü. Rijkaard geride Gökhan ve Servet'i oynatıyor, iki bek Sabri ve Hakan Balta'yı ileri sürerek göbeği Mustafa Sarp ve Ayhan'la tutuyor, Arda ile Aydın'ı oldukça serbest oynatıyor ve sağda Keita santrforda Baros ve solda Aydın olmak üzere takımı 2-4-1-3 sistemiyle oynatıyordu. Maçın başında presi yiyen Galatasaray topla çok oynadı ama maçı da ciddiye alıyorlardı. Zaman ilerledi, esas oyun kurucu pozisyonunda oynayan Ayhan'ın çok iyi oyunu ve Mustafa Sarp'ın her yere koşan ve basan cengaver yaklaşımı Galatasaray'a üstünlük sağlattı.Takımın esas harikalar yaratan oyuncusu Keita'ydı. Müthiş oynadı, hücumda çok süratli ama aynı zamanda kolektif ve şutlarla gole giden bir görüntü verdi. 10 üzerinde 10 alabilirdi. Bu maçta Keita'nın bir tek kusuru görüldü, orta yaparken aşırı vuruyor ve top hedefi aşıyordu. Lavedia oyunu kendi sahasında kabul etti ama ilk devrede Galatasaray'a çok fazla pozisyon da vermedi. 19. dakikada Ayhan'ın Arda'ya attığı pasla Arda kale arkasına girdi, kaleci kurtardı ve geri gelen topa Keita müthiş vurarak takımını öne geçirdi. Galatasaray'ı rahatlatan gol de gene Keita'nın uzak bir frikikten çektiği mükemmel şutla oldu. 2-0'dan sonra Galatasaray iyice rahatladı. Rakibin ilk ciddi hücumu 38. dakikada uzaktan çekilen bir şuttu ve kaleci topu kornere attı.
İkinci devrede Galatasaray çok rahattı. Dikkati çeken oyuncu değişiklikleriydi. Önce soldaki Aydın'ın yerine Kewell sola alındı, sonra Elano oyuna girince Baros çıkarıldı ve Kewell santrfora çekildi sonra da Mehmet Topal, Mustafa Sarp'ın yerine geçti. Rakip zayıftı ama Galatasaray'ın bu sene alternatifli bir takım olduğu gözüküyor.