Ne Kürt, ne Ermenistan açılımı... Ne de sadece 1 hafta önceki sel felaketi ile ilgili altyapı sorunu. Hiçbiri, hükümetin Doğan Grubu'na verdiği iddia edilen 'tasfiye listesi' kadar çok konuşulmuyor! Sadece medyada değil, sokakta da...
İyisi mi şimdilik 'sözde' olan tasfiye listesine dair kafama takılanları listeleyim:
l Medyanın tasfiyesi, toplum mühendisliğinin önemli bir parçası. Bu ülkede başta ordu olmak üzere, farklı iktidarlar kendince toplum mühendisliğine soyundu, medyanın şekillendirilmesinde rol oynadı. Tasfiye kelimesi her ne kadar bizi şoke etse de yeni değil.
l 28 Şubat'ta andıç vardı. İsim listeleri ve suçlamalar alenen ortada dolaşıyordu. Kelleler, sorgulanmadan alındı. Kimse basın özgürlüğü demedi. Şimdiyse hayali bir liste üzerinden 'basın özgürlüğü elden gidiyor' deniliyor. Hatta 'ülke elden gidiyor'! (Türkçesi; gücümüzü kaybediyoruz, imdat!)
l Bugün konuşulan, daha ziyade dedikodu düzeyinde yürüyen, fakat hakiki birtakım olaylarla da (Doğan'a astronomik vergi cezası, Erdoğan'ın meydanlardan Doğan Grubu'na çatması) desteklendiği için inandırıcı gelen bir tasfiye listesi. Söz konusu liste, ister fotokopi kağıdı üzerinde verilmiş olsun, ister kahverengi deri kanapelerle döşenmiş zevksiz bir makam odasında kulaklara fısıldanmış olsun... Bu kadar aleni bir şekilde tartışıldığı sürece yaratılmaya çalışılan 'demokratik' Türkiye havasına zarar verdiği muhakkak.
l Diyelim ki böyle bir liste var. O zaman 28 Şubat'ın mağdurlarından olan bugünün iktidarı, acaba aynı yöntemlerle olmasa da aynı kapıya çıkan zihniyetin çarpıklığının farkında mı diye sormalı... Ve bir an evvel bu konudaki kuşkuları gidermeli.
l İlginçtir, Zaman gazetesi yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı bundan 1 ay kadar önce 'tasfiye edilecek gazeteciler' konulu bir yazı yazmış, konu günlerce kah ciddi, kah geyikle karıştırılarak tartışılmıştı. Ancak Dumanlı isim vermektense tarifte bulunuyor, bu gazetecilerin bir nevi 'doğal seleksiyon'la yok olacağını öngörüyordu. Ancak Dumanlı'nın tarif ettiği gazeteci tipiyle, şu anda konuşulan 'liste' pek de örtüşmüyor. Bkz: 6. madde.
MUHALİF AMA NASIL?
l Doğan'dan tasfiyesi istendiği iddia edilen isimlerin arasında Bekir Coşkun, Melih Aşık, Mustafa Mutlu, Yalçın Bayer ve Yılmaz Özdil sayılıyor. Evet, hepsi muhalif yazılarıyla tanınan, çok saygın gazeteci abilerimiz.
Peki... Bir an gözünüzü kapatıp kendinizi başbakanlık koltuğunda düşünün: Listenin başına, Doğan'ın kaç yıllık amiral kaptanı Ertuğrul Özkök'ü; karşı mahalleden transfer olan ve kaleyi içeriden vurmayı bilen, laik kesimin (artık) bayıldığı Ahmet Hakan'ı koymaz mıydınız? Veya Ayşe Arman gibi kadın cinselliği, mahremiyet, örtünme konularını meraklı bir çocuk gibi bıkıp usanmayan bir merakla eşeleyen bir ismi pas geçer miydiniz? Güngör-Ruhat Mengi gibi ateşli bir Kemalist çifti unutur muydunuz?
Yoksa bu isimler, iktidar için kayda geçmeyecek kadar önemsiz mi? Akif Beki'nin yazılarını kerteriz alırsak, tam aksine...