İstanbul, Davutpaşa'da patlayan havai fişek imalathanesi gibi binlerce kaçak işyerinin üst üste yığıldığı bir dinamit deposudur.
Ruhsatsız kaçak işyerlerinin daracık odalarında kimyadan kozmetiğe denetimsiz üretim yapılır.
Bu imalathaneler şehrin içlerine gizlenmiş bombalardır.
'Yasal çalışma koşulları' ve 'iş güvenliğinin adının bile anılmadığı' mekanlardır.
Tıpkı Davutpaşa'da 31 Ocak 2008'deki patlamada ölen 23 ve yaralanan 117 kişinin çalıştığı havai fişek atölyesi gibi.
Ruhsatsız, kayıtdışı çalışırken hayatlarını kaybedenler, öldükten sonra da hukuk dışı alana mahkum edilirler.
Olmayan yasal hakları, canlarını verdikleri iş kazalarından sonra da esirgenir.
Kayıtdışılığın yasadışılığı dirimde de ölümde de işletilir.
Ölümü çağıran işyerlerinin sorumlularının yargılanmasına 'sistem' izin vermez.
19 aydır Davutpaşa patlamasına bir ceza davası bile açılamadı
Davutpaşa'daki beş katlı iş merkezindeki imalathane havaya uçana kadar 'kimse' oradaki işyerlerinin ruhsatsız, işçilerinin kayıtsız çalıştığını ve denetimlerinin yapılmadığını bilmiyordu!
İstanbul'un göbeğindeki ruhsatsız işyerlerinin merdivenaltı atölyelerinden haberdar olmamıştı!
Olay sonrasında da hayatını kaybedenlerin kırık öyküleri medyatize edilerek birkaç gün verildi.
Ama haber olması, cezai sorumluluğu olanların yargılanmasını gerektirmeyecekti.
Yaşamayan kurbanların adalet arayışı zamana bırakılacaktı.
Zaman ülkemizde ağır bir narkoz gibi etkilidir.
Adaletin gücünü kıracak olan 'zaman yönetimi' ustaca kullanılır.
Bilirkişi, bu kazayla ilgili raporunu Nisan 2008'de teslim etmesine rağmen sorumlu kurumların 'ihmalkar tutumları' nedeniyle yazışmalar dokuz ay sürdü.
Bakırköy Cumhuriyet Savcısı olayın sorumluları olarak belirlenen üç kişinin yargılanmasını istedi.
Zeytinburnu Kaymakamlığı'na bağlı İlçe İdare Kurulu Zeytinburnu Belediyesi bu görevlilerinin yargılanmasına izin vermedi.
İstanbul Valiliği de 'soruşturmaya izin yok' diye 10 Şubat 2009'da bir yazı gönderdi.
Bunun üzerine Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'nın valiliğin bu kararına itiraz eden yazısı Bölge İdare Mahkemesi'ne gönderildi.
İtiraz yazısının aralarında 3 km olan kurumlardan Bölge İdare Mahkemesi'ne ulaşması 1 ay sürdü.
2 Mart 2009'da adrese vardı.
Ve çok gecikmişti tabii ki yasal itiraz süresi 10 günü geçtiği için reddedildi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin sorumlu tutulan üç kamu çalışanı yargılanmaktan kurtuldu.
Davutpaşa patlamasıyla ilgili ceza davası 19 aydır açılamamış oldu.
İstanbul daha geçen hafta yine ruhsatsızlığın, kayıtsızlığın boğduğu 30 canı toprağa vermişti.
Yerel yöneticiler ve siyasiler sarı çizmelerle olay mahallerinde incelemeler yapmıştı.
Popülist ifadelerle sorumluluklarını birbirlerini üzerlerine atma yarışına girmişlerdi.
Devletin yaraları saracağı klişesine de başvurmuşlardı.
Yaraları sarmak gerçekten sorumluları adalete teslim etmekle mümkündü.
Görünmez ellerin geciktirdiği itiraz mektubu adalete yazılmış bir mektuptu.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.