Deniz Gökçe deniz.gokce@aksam.com.tr

kategori2

İktisatçıların 'Kayıkçı Kavgası'

Global kriz çıktığından beri iktisatçılar arasında ciddi boyutta kavga başlamış durumda. Üç kategori iktisatçı var.
Birincisi, 'tuzlu su ekonomisti' denen kategori, bugün global kriz ortamında uygulanan destek politikalarına bakılırsa, üstün durumda gözüken Keynes tayfası, yani ancak devlet  harcamalarının global ekonomiyi toparlayacağını düşünenler. Bunların en saldırgan bayraktarı Nobel'li iktisatçı Paul Krugman. Bu cephenin  bir diğer kahramanı, ideolojik yaklaşımı ülkemizde bilinen gene Nobelli Joseph Stiglitz! Bu cephede, oldukça sağlam akademik şöhret sahibi Barry Eichengreen, University of California Berkeley'den Bradford De Long  ve en çok ortada gözükenlerden biri olarak da, yakın geçmişte ülkemize gelmiş olup, Soli Özel'in çabası sonucu Bilgi Üniversitesi'nde dinlemek şansını bulduğumuz, Keynes hakkında üç kocaman cilt biyografi yazmış bulunan emektar Robert Skidelsky mevcut.
Skidelsky geçtiğimiz ay içinde 'Keynes: The Return of the Master' adlı yeni bir kitap yazarak Keynes ustanın temel tezlerini kısaltılmış şekilde bir araya topladı. Kendi saldırılarını da ekledi. Paul Krugman ise New York Times sütunlarında 6 Eylül 2009 tarihinde 18 sayfalık ağır saldırı 'bildirisi' yayınladı ve tüm ateşleri üzerine çekti. Eichengreen ise 30 Nisan 2009 tarihinde yazdığı ve National Interest dergisinde Mayıs-Haziran 2009 sayısında yayınlanan ve risk konusundaki finansçı yaklaşımlarını eleştiren bir çalışma ile tarafını belirtti.
Bu ekip finans piyasalarının Keynes tarafından 'Casino' yani kumarhane olarak adlandırılmasının en iyi değerlendirme olduğunun altını çiziyorlar.
Bir diğer ekole 'tatlı su iktisatçıları' deniyor. Bugün savunmada olan taraf Monetaristler, yani parasalcılar. Onlar finans piyasalarına güvenerek yola çıktıkları için ve sorunlar da finans piyasalarından etrafa saçıldığından, savunmada olmak zorundalar. Onların safında da hepsi Nobelli ve hepsi Chicago Üniversitesi'nden Eugene Fama, Gary Becker, Robert Lucas gibi çok önemli katkıları bulunan iktisatçılar var. Bu kesimin bayrak taşıyıcısı ise Chicago Üniversitesi'nden John H.Cochrane. O da 16 Eylül tarihinde yazdığı Krugman karşıtı bir makale ile Krugman'ı ciddi şekilde ve benzer yaklaşımla, hırpalamaya soyundu. 
Tabii bir de Krugman'ın en çok saldırdığı Yeni Keynesyen ile Yeni Klasik ekol arasında konumlanmış, 'arayolcular' var. Onlar aslında en masum olanlar. Fakat onlar da Krugman'ın hezeyanlarından kurtulamadılar.
Arayolcuların bir tanesi  şu anda IMF'in baş iktisatçısı olan ünlü Fransız iktisatçı, MIT öğretim üyesi Profesör Olivier Blanchard. Şahsen çok saygı duyduğum bir iktisatçıdır.
Arayolcuların en tanınanlarından bir diğeri ise şu an ABD Merkez Bankası'nın başında bulunan ve daha evvel Princeton Üniversitesi Profesörü ve Büyük Depresyon uzmanı olarak şöhrete ulaşmış Ben Bernanke'dir. Bir diğeri California Berkeley Üniversitesi Profesörü David Romer'dir. Bir başkası da hem ülkemizde hem de yurtdışında en popüler makroekeonomi ders kitaplarından birini üretmiş olan Harvard Üniversitesi Profesörü Gregory Mankiw!
Mankiw sonunda patladı ve Skidelsky'nin 'Keynes: The Return of the Master' kitabının değerlendirmesini 24 Eylül tarihinde Wall Street gazetesinde yaparken, Skidelsky'nin ekonomist değil, tarihçi olduğunu, tartışmaları yeterince anlayacak kadar matematik bilmediğini, Keynes'in ise verdiği cevaplardan çok daha fazla sorular miras bıraktığını vurguladı.
Tabii bu tartışma henüz bitmeyecek ve daha uzun zaman devam edecek. Skidelsky tarafından yazılan üç cilt biyografiyi, Keynes'in orijinal eserlerini ve geçtiğimiz hafta da Skidelsky'nin en son  Keynes kitabını okumuş biri olarak, birkaç cümle de ben ekleyeceğim. Ekleyeceğim noktalar Skidelsky'nin son kitabında da mevcut.
Keynes 'Casino' dediği finans piyasalarında başkalarının paraları ile sürekli 'kumar' oynayıp, üç defa çok zengin olup, sonra da battığı ve yanındaki Bloomsberry arkadaşlarını da batırdığı için finans piyasalarını iyi bilirdi. Ama en sonunda 40 milyon dolar kadar bir servete ulaşmıştı. Bu bir! İkincisi, Keynes sonunda makroekonomide belirsizlik (uncertainty) olgusunun aşırı doz bulunması nedeni ile geleceğe dönük tahmin yapmanın çok zor olduğunu, risk ve olasılık üzerine kitap yazmış biri olarak açık ve seçik vurgulamıştı. Özellikle banka ve şirket iflaslarını öngörmenin pek mümkün olmadığını da söylemişti (Skidelsky sayfa 86). Keynes, modellerden çok gerçek dünya gözlem birikimi olan birinin daha sağlam politikalar önerebileceğini ve politikaların duruma göre değişeceğini de gündeme getirmişti.
Ve en ilginci, Keynes ile Hayek arasındaki tartışmada, büyük depresyonun nedeni konusunda  Keynes 'Faizler çok yüksekti!' derken, Hayek'in 'Hayır, faizler çok düşüktü, ondan oldu!' demesinin de  tipik ve klasik bir iktisatçı kavgası olduğunu (kayıkçı kavgası mı desek?) ve bu tür kavgaların bitmeyeceğini de vurgulayayım.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3