Mehveş Evin mehves.evin@aksam.com.tr

kategori2

'Korkunç kadın' Sevil Atasoy!

Sevil Atasoy, 2005'te Hürriyet gazetesinde yazmaya başladığında, bir gazeteci-yazar birinci sayfadan yayınlanan boy fotoğrafına bakıp derin derin iç geçirmişti: 'Ah, bunu niye ben düşünemedim?'
Hayıflanmasının sebebi, Atasoy'u yazdırmayı akıl etmemesindendi: 18 yıl Adli Tıp'ı yöneten Atasoy, alelade biri asla değildi; donanımlı, zeki ve konusuna hakimdi, dünya literatürünü takip ediyordu. Bir de işin medyatik boyutu vardı tabii: Türkiye'nin en seksi kadınları arasına girecek kadar stil sahibi bir kadındı.

Bugün Uluslararası Narkotik Kontrol Kurulu'nun (INCB) başkanı olan Atasoy, Engin Ardıç'ın iddia ettiğinin aksine, yazabiliyordu da! (Ardıç, dünkü köşesinde 'bürokrasi eskisi' isimlerin nasıl medyaya sızdıklarını, fakat yazmasını bilmediklerini yazdı.)
Atasoy, 3.5 yıl boyunca kriminal öyküleri, biraz da hayranı olduğu Patricia Cornwell tadında, dünyadaki olaylardan örnekler vererek yazdı. Bu işlere meraklı herkes de onu takip etti.
Şimdiyse 'korkunç kadın' olarak damgalanmış vaziyette. Birincisi, Ergenekon davası dosyasında yer alan askeri istihbarat raporu nedeniyle. Bu rapor, Adli Tıp'taki bazı isimleri 'bölücülük'le suçluyor... İkincisi, 'Hürriyet'te yazması Hurşit Tolon vasıtasıyla oldu' iddiası... Üçüncüsü, Mısır Çarşısı'ndaki patlamanın bombadan kaynaklandığına dair rapora imza atmasıyla.

İSTİHBARATÇI CADI
Atasoy, bu iddiaları her zamanki 'cool' edasıyla yanıtlasa da aksini kanıtlayana kadar 'istihbaratçı cadı' muamelesine maruz kalacak.  Öyle midir, değil midir, şu anda bilemeyiz... Ama bazı soruların da sorulması gerekiyor: 

- Ümit Sayın, msn yazışmasında, Sevil Atasoy'un Hürriyet'e yazar olduğunu, artık 'istedikleri her şeyi' gazeteye sokabileceklerini söylüyor. Peki Atasoy, yazılarının hangi birinde Adli Tıp'la ilgili yönlendirme yapacak bir yazı yazdı, böyle bir saçmalığa ihtiyacı mı vardı? Yoksa yazıişlerini mi yönlendirdi? 

- Atasoy, meslektaşlarını fişlediği raporu yazmadığını, bunu zamanında yanında çalışan (şu anda Ergenekon sanığı) Ümit Sayın'ın kaleme aldığını söylüyor. Peki buna rağmen köşe adamlarımızın Sevil Atasoy'u suçlu ilan etmelerinin sebebi nedir? Sakın 'demir leydi'leri çekememeleri, içlerinde derinden derine yanan kadın düşmanlığı nedeniyle olmasın?

- Velev ki Hurşit Tolon veya başka biri vesilesiyle Hürriyet'te yazmaya başlamış olsun. Bence hiçbir gazeteci-yönetici bu konuda ahkam kesmemeli! Bir ismin yazması için ricacı olmak, bu meslek için hiç de anormal bir durum değil. Üstelik bazen maya tutar, gazetecilikle hiç alakası olmayan, alanında profesyonel bir isim, işini iyi de yapabilir, yerini doldurabilir. 

- Sevil Hanım, Okan Bayülgen'in programına da mı asker vasıtasıyla çıktı? Bir sorun Bayülgen'e, 'ekranı dolduracak altyapısı olmasa' onu programına çıkarır mıydı? 

- Yahu uluslararası alanda çalışan, tanınan bir isimden bahsediyorsunuz. Askerle, MİT'le görüşmesinin nesi anormal? Her askerle görüşen, otomatik olarak Ergenekoncu mu yani?
Eğer Ergenekon dosyasına giren rapor gerçekten Sevil Hanım'ınsa, Mısır Çarşısı olayında kamuoyunu yanıltacak biçimde bilgilendirme yapıldıysa, tamam, o zaman konuşalım! Ama öncesinde medya etiği üzerine ahkam kesenlerden ricam; en azından Atasoy'un yazılarına, birikimine saygı göstermeleri.
Pek çoğunuz, kendi küçük ve sığ dünyanızla onun bilim kadınlığını tartacak, yargılayacak durumda değilsiniz. Türkçesi: Tırnağı bile olamazsınız.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3