Ahmet İnam ahmet.inam@aksam.com.tr

kategori2

Siyaset ve kripto ahlaksızlık

Başkalarının yaptığı ahlaksızlıklardan dolayı benim sorumlu olduğum çok açıktır. Varoluş felsefesinin öngördüğü ahlakta, örneğin Sartre'ın o meşhur sözünü hatırlarsak, bütün dünyadan, bütün insanlardan sorumlu olduğum çok açıktır. Dünyada çekilen sefaletten, açlıktan, yoksulluktan, yolsuzluktan. 'Ama ben bir şey yapmadım' diyemiyorsunuz. Acaba, öyle mi? Yapabileceğim ne vardı da yapmadım diyemiyorsunuz. En azından, bu sorumluluğu duymakla başlıyor her şey. Bu sorumluluk, yalnız bizim yaşadığımız, içinde bulunduğumuz toplumun veya cemaatin, ufak toplulukların, siyas” partilerin içinde o topluluğa karşı duyduğumuz sorumluluk değildir. Bütün insanlığa, yalnız insanlığa da ait değil, bütün bu gezegendeki hayata karşı, kurda, kuşa, böceğe, toprağa, buluta, yıldız tozlarına -belki biraz abartarak-, kainattaki hayatın kendisine karşı sorumlu olduğumuz çok açıktır. Bunlar belki bazılarınıza cilalı sözler gibi gelebilir. Ama bence siyasetteki ahlak, yalnız siyasetteki değil, hayatın içinde, ahlakın içindeki ahlaktır. Ahlakın bir can ahlakı olduğunu unutmayalım.
Toplumların yönetimiyle ilgili, o yönetimi elinde bulunduranların ahlakı dendiği zaman, tarihsel olarak bakıldığında, bu ahlakın öncelikle bilgiyle ilişkili olduğunu biliyoruz. Yönetime talip olanlar, yönetim için mücadele edenler, bu toplumun yönetiminin başında bulunanlar bilgiye karşı sorumludurlar. Bilgisizden ahlaklı olamaz. Cahilden ahlaklı olamaz. Yönetime talip olmak anlamında söylüyorum. Elbette sıradan bir vatandaş  okumamış olabilir, ama bu toplumu yönetmeye talipseniz,  dünya hakkında, yönetim biçimleri hakkında, diğer toplumların yönetimi hakkında, tarih boyunca  yapılmış yönetim denemeleri, o denemelerdeki başarısızlıklar hakkında bilgimizin olması gerekiyor. O anlamda ahlak” sorumluluğumuz, insan olma sorumluluğumuz bizi bilgili insan olma sorumluluğuna götürüyor. Ve hele bu olanağımız elimizde olduğu halde kullanmıyorsak, bu daha büyük bir ahlaksızlıktır diye düşünüyorum.
İkincisi erkine talip olduğumuz, siyaset yaptığımız toplumun sosyoekonomik açıdan düzeltilmesi, gelirlerin, nimetin, doğa nimetinin hakça  paylaşılmasının sağlanması gerekiyor. Bu da ahlak adına bir gerekliliktir.
Üçüncüsü, kültürümüze karşı duyduğumuz ahlaki sorumluluktur. Hiçbir siyasetçi boşlukta değildir; kültürel açıdan belli bir geçmişten gelir. Belli bir hayat tarzının uzantısındadır. Bu uzantı sürekli olmayabilir, kopukluklar olabilir; ama, kendisini bir kültürel aidiyet içinde görme ve o aidiyet içerisinde hem kültürüne, geçmişine duyması gereken sorumluluktan söz ediyorum.
Biz ahlakı çok dar anladığımızda, örneğin bir insanı 'hiç rüşvet yemedi', 'hiç yalan söylemedi', 'verdiği sözleri tuttu', 'o halde  ahlaklıdır' diye övüyorsak burada bir tehlike söz konusudur. Bu dar ahlak anlayışı bir yerde bizi kripto ahlaksızlar haline getiriyor. Çünkü, ahlak sadece, anneannemizin, babaannemizin 'çalmayacaksın, çırpmayacaksın'ıyla özdeşleştirilebilecek bir yapı taşımıyor. Bir de, çoğumuzun göremediği ahlaksızlıklar vardır. Neden bunlar ahlaksızlıktır? Çünkü, o toplumda o kültürdeki hayata zarar vermiştir. Ahlakın en büyük değerinin hayatı yüceltmek, ona zarar vermemek olduğunu unutmamak gerek.  Hayatın, gelişebilmesini, bereket bulabilmesini, canlılık kazanmasını engelleyen her şey o toplumun hayatı için bir tehdittir ve ahlaksızlıktır. Aynı şey birey temelinde de söylenebilir. O açıdan, bilgi o toplumun gelişmesi için önemliyse ve siz o bilgiyi kullanmıyorsanız, ahlaksızsınız. Ve sizin moral açıdan çöküntülü bir insan olmanız ve karamsarlığınız oradaki hayatı harekete geçiremiyorsa, o hayatın çiçek alıp gelişmesini, serpilmesini engelliyorsa, o zaman sizin mutsuzluğunuz çok büyük bir ahlaksızlıktır o toplumdaki hayatın canlanmasını engellediği için.
Ve o kültürün geçmişiyle buluşmasını, o kültürün geçmişiyle bütünleşerek geleceğe atılım yapmasını, gelecekte yeni sentezler oluşturup kendini yeni oluşumlar içerisinde aramasını engelliyorsanız, işte bu da büyük ahlaksızlıktır. Bunlar belki kitapların yazmadığı, belki hukuk sistemlerinde çok açık şekilde belirtilmeyen ahlaksızlıklardır. 'Kripto ahlaksızlık' veya 'görünmeyen, gizli ahlaksızlık' dediğimiz ahlaksızlıkların bizim entelektüellerimizin ve dünyada da birçok entelektüelin sırf entelektüel olmak adına toplumlarına yaptıkları büyük zulümler arasında bulunduğunu düşünüyorum.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3