Aslı Aydıntaşbaş asli.aydintasbas@aksam.com.tr

kategori2

Bu işi çözemedim

Polisten dost olmaz.  Bu lafı, geçen hafta tutuklanan Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Arslan'dan duymuştum.
Arslan, 20 küsur yıldır kaçakçılıkla mücadeledeki başarılarından dolayı Emniyet içinde neredeyse efsanevi bir isim. Devletin 'karakutu'larından. Son yılların en kritik operasyonlarına imza atmış. Uluslararası eroin operasyonlarında bavullarla verilen dolarları kabul etmediği için aldığı nişanlar var. Kısaca 'KOM' diye anılan Organize Suçlarla Mücadele ve Kaçakçılık Dairesi'ni bizzat kurmuş, uzun süre yönetmiş.
Tipi deseniz, o pahalı takımlar, havalı saatler takan polislerden değil. Yakın dostları
Hanefi Avcı gibi, Sabri Uzun gibi, Sümerbank takımlar, sıradan orta sınıf hayatlar... 
Peki teşkilatta bu ölçüde saygı gören 'Emin Müdür'ün, geçen hafta 'Captagon baronu' olduğunu öğrendiğimiz Habib Kanat isimli uyuşturucu tüccarıyla ilişkisini nasıl açıklamak lazım?
Bir haftadır olan biteni anlamaya çalışıyorum. Ancak gazeteler ve Emniyet içinde kaynayan kazan, aydınlatmak yerine kafamdaki soru işaretlerini daha da çoğaltıyor.
Öncelikle Habib Kanat karakterini çözemiyorum. İyi kötü mafya haberlerini takip etmeye çalışan biri olarak şu ana kadar Captagon baronu Habib Kanat'ın ismini duymuş değildim. Baron, Kurtlar Vadisi karakterinden ziyade Üsküdar Kanaat Lokantası'nda aşçıya benziyor. Sabıka kaydı da yok.
Belli ki, devlet adına çalışmış, bu zamana kadar uyuşturucu dünyasında olan biteni Emniyet'e aktaran orta düzeyli bir yeraltı karakteri. Zaten Emin Arslan'la bazı buluşmaları da bizzat Emniyet binasında. Arslan ifadesinde Habib Kanat'ın 4 kritik operasyonda kendilerine yardım ettiğini, muhbirle ilişkiyi doğrudan kendisinin yürüttüğünü söylüyor. Emniyet önce 'Böyle bir muhbirden haberimiz yok' diyor, sonra Habib Kanat'ın gerçekten muhbir/mutemet olduğu belgelerle ortaya çıkıyor.
Yine de Emin Arslan nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanıyor. Neden bu kritik tutuklamaların hepsi nöbetçi mahkemelerde oluyor onu da anlamıyorum. Biri beni bu konuda aydınlatsın lütfen.
Dün AKŞAM'daki haber daha da kafamı karıştırıyor. Son derece medyatik bir operasyonla tutuklanan baronun sorgusunda uyuşturucu trafiğiyle ilgili soru yok. Sorguçların asıl ilgilendiği, Emniyet'teki bağlantıları.
Hanefi Avcı, Emin Arslan'ın polis muhbiri Kanat'la herhangi bir maddi ilişkisi olabileceğine ihtimal vermiyor. 'Kefilim. Ben yaparım o yapmaz' diyor. Ona göre olay, eski hukukun devamı. Arslan'ın oğlu birkaç yıl önce Kanat'ın kızıyla bir ortaklık kurmuş, ancak sonra sonra ayrılmış. Şu anda bir yerde maaşlı çalışıyor. Anlamadığım, ortada maddi menfaat varsa bunun somut bir göstergesi, Arslan'ın evleri, hanları, hamamları olması lazım değil mi?
Bu arada medyadaki kutuplaşma daha da kafamı karıştırıyor. Star, Yeni Şafak ve Sabah gazeteleri, olayı Ergenekon davası gibi sahiplenip Emniyet'ten sızan özel haberlerle Emin Arslan aleyhine bir kampanya götürüyor.
Diğer cephedeki gazetelerde ise, bu tutuklamanın 'Emniyet içinde bir hesaplaşma' olduğu tezi yaygın. Hürriyet, Radikal ve Milliyet, KOM'un şu anki Başkanı Ahmet Pek'in Emin Arslan'ın yönettiği 'Matador operasyonu'nda 9 yıl önce bir başka uyuşturucu baronuyla (Amma çok baron varmış memlekette!) çekilen fotoğraflarının yayınlanmasının rövanşını aldığını iddia ediyorlar. Oysa Ahmet Pek 'Emin Abi'yi çok severim' diyor. Peki Habib Kanat'ın Emniyet muhbiri ya da 'mutemet'i olup olmadığı bilgisi KOM Başkanı'nda yok mu?
Şimdi işin asıl can alıcı yanına geliyorum. Emniyet içinde ve medyada birçok kişi, sessiz sedasız bunun bir 'cemaat operasyonu' olduğu paranoyası içinde. Telefonda bir dost 'Son ayrık otu olduğu için pasifize' etmek istiyorlar' diyor.
İşte Emniyet içinde gittikçe yayılan bu tez ise bana hiç mi hiç ikna edici gelmiyor. Emniyet'te Gülen Hareketi'ne bağlı çok memur olduğu, bunların bir bölümünün 28 Şubat'ta kızağa alınmalarına karşın şu sıralar üst düzey görevlere yükselmiş olduğu sır değil. Ancak cemaat, adı üstünde, cemaat. Komplo üretme dairesi değil. Öyle abartıldığı gibi her gece gizlice buluşup konsey kararı alan bir yapı da değil. Emin Arslan gibi apolitik, ne AKP'li ne CHP'li, devlet dışında kimseye aidiyeti olmayan biriyle neden uğraşsın bir grup polis?
Kafam karışık. Ne olup bittiğini anlamıyorum. Tek bildiğim, Türkiye'nin artık iyice garipleşmiş olduğu.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3