AKŞAM GAZETESİ | Yiğit Karaahmet | 2009-10-01

kategori2

Yak bütün fotoğrafları

Ulvi amaçlı restoran tanıtımı fotoğraflarını kim alacak? Açık artırma öncesi kimin hangi fotoğrafı alacağını açıklıyorum.

Yine o dönemlerden birindeyiz. İzzet Çapa birbirinden farklarını kesinlikle ayırt edemediğim mekanlarından birini kapatıp, yine başka bir isimle ve konseptte açıyor. Kabul etmek gerekir ki kendisinden ve mekanlarından söz ettirmeyi çok iyi biliyor. Ne kadar çok gazeteciyi ağırlarsam, ne kadarının egolarını pışpışlarsam basında o kadar çok yer alırsın kuralını yine bozmamış.

Bu sefer ki mekanı Joke College. Çapa, bu sefer de ünlüleri ve gerçekten ünlü olmak isteyenleri çılgın bir kolejde Serkan Şedele'ye görüntületmiş. Bu nasıl bir kolejse artık? Ancak hayatlarında hiç kolej görmemiş tipler, oturup böyle bir kolej taşlaması yapabilirler.

Biz sıradan insanlar alıştık artık bu tip taşkın İzzet Çapa aşırılıklarına. Ama burada başka bir tuhaf durum var. Bu fotoğraflardan elde edilecek gelir down sendromlu çocuklara bağışlanacakmış. Tabii tabii.

Emre Altuğ da zaten AKUT yararına kıçını açmıştı değil mi? Bunların hiçbiri aslında reklam için değil. Olayın arkasında böyle ulvi bir amaç olunca kimse bir şey söyleyemeyecek ve oturup İzzet Çapa'yı bu yüce gönüllüğünden dolayı alkışlayacağız.

Bırakın efendiler. Yemeyin bizi. Bal gibi resminiz çekilsin, belki bir iki kere daha bedava yemek yeriz diye öldünüz hepiniz.
Buyurun bakalım hangi fotoğrafı kim alacak?

Cengiz Abazoğlu
Küçük boylu, küçük elli, küçük ayaklı erkeklerin yenemedikleri bir tür kompleksleri olduğunu ve bunu bambaşka şekillerde yansıttıklarını okumuştum bir yerlerde. Cengiz Abazoğlu da ebat olarak bir rugby topu kadar olsa da kendisini bir rugby oyuncusu olarak göstermiş. Eminim bu fotoğraflara bakıp kendini çok mutlu hissetmiştir. Bir gay porno sahnesi kıvamındaki bu rugby fotoğrafını istese de kimse alamaz çünkü Abazoğlu zaten onu çoktan satın almış yatak odasında yatağının tam karşısına asmıştır herhalde. Bakıp bakıp 'Vay be! Ne kadar güçlüyüm. Ne kadar iriyim ve diğerleri arasında hiç sırıtmıyorum. Yaşasın kısa değilim!' diyerek kendini tatmin ediyordur. Tatmin etmek derken düşünsel açıdan bahsediyorum.

Ayşe Özyılmazel
Onun fotoğrafını alıp, Topkapı Sarayı Müzesi'ne bağışlamayı düşünüyorum. Çünkü bilinçli birer yurttaş olarak kendi yaşadığımız çağın ve şehrin hafızasına kazınmış simgeleri ileri nesillere de aktarmalıyız. Ayşe Özyılmazel'in bacakları da İstanbul'la özdeşleşen kavramlar arasında geliyor. Kaşıkçı Elması'nı bile bu kadar çok insan görmedi. O bacaklar İstanbullular için bir kent ritüeli. Özyılmazel resmi PR'cısı olarak çalıştığı Çapa grubu için de bacaklarını 'bir kere daha' sergilemekte hiç sakınca görmemiş. Al Jamal'in yeni sezonu için giyeceği dansöz kıyafetli fotoğrafları merakla bekliyoruz.

Burcu  Esmersoy
'Babacığım lütfen beni cezalandırma' konseptli fotoğrafını Serdar Turgut almalı. Yuki'den sonra monotona bağlamış hayatını belki bir nebze de olsa renklendirebilir. Serdar Turgut Twitter'dan öğrendiğimiz kadarıyla her gün evinin bir odasına kapanıp yazıyor, okuyor, çalışıyor... Bu sürekli kapısı kapalı odasında eminim Burcu Esmersoy'un fotoğraflarıyla mutlu birkaç dakika geçirecektir.

Serkan Şedele
Serkan Şedele değil moda fotoğrafı çekmek bir aynadan dijital makineyle kendi fotoğrafını dahi çekemez. Moda basınında yaygın kanı bu. İşi bileni dinleyeceksin. Nasıl becerdiyse tüm fotoğraflarda herkesi gri göstermeyi başarmış. Normal şartlarda fotoğraf sanatına en yakın olması gerektiği konum da bu fotoğraftaki gibi stüdyoda yerleri süpürmek olmalı. Alsın bu fotoğrafı çerçeveletip stüdyosuna assın.

Şirin Sever
O da 'Aman eksik kalmasın. Ne de olsa Günaydın'ın başında' kontenjanından. Galiba elde kalan kıyafetlerden üstüne başına bir şeyler uydurmuşlar, eline de bir cetvel verip atmışlar ortaya. Çünkü ne eteği üstüne oturmuş ne de ceketi. Ya gerçekten son anda ekibe dahil edilmiş ya da kalça çıkıklığı problemi var. Onun fotoğrafını bu yüzden fizyoterapist Ertuğrul'a yollamayı düşünüyorum.

Ve diğerleri...
- Arda Uskan'da var çekimde. İlla emekli gazeteci kullanılacaksa keşke Okay Gönensin'i çekselerdi. 
- Ahmet Hakan bu teklif geldiğinde küçük bir sinir krizi geçirip, işin içinde olmayı hiç  istememiştir ve kesinlikle kıramadığı için 'evet' demiştir.
- Cem Lokmanhekim keli göründüğü için bunalıma girdi mi acaba?
- İsmail Acar kendisine en çok yakışan rolü bulmuş. Yani boyacı. O bir ressam değil boyacı.  
- En iyi fotoğraf Rıfat Ababay'ın olmuş. Ababay'ın şıklığı ve tarzı fotoğrafların sakilliği arasında bile yok olmamış. 
- Armağan Çağlayan; şekerim kusura bakma, ne yapsan olmuyor. 
- Irmak Ünal'ın memelerini görmekten gerçekten çok sıkıldım artık.