AKŞAM GAZETESİ | Sevim Gözay | 2009-10-01

kategori2

Bir karısı bir de metresi olan mutlu adam (!)

Erkekler için mutluluğun gizli tarifi, gerçekten de bu olabilir mi? İnsanı alı al moru mor yapan bu uyuz, bu sinir, bu delirtici soruyu, neredeyse rahatsız edici bir doğallıkla cevaplayan, zeki, komplekssiz ve iyi niyetli bir roman 'Başkasını Seviyorum'. Şimdiki zaman erkeğinin Türkiye şubesinin, oldukça gerçekçi bir el kitabı diyebilirim hatta. Hafta sonu eklerinde yer alan röportaj zenginliğine rağmen gözden kaçırdıysanız, devam edin sevgili okur.
Başta, romanın bu derece medyatik oluşunu, yazarının bizzat medyadan oluşuna vermiş, uzaktan uzağa da mırın kırın etmiştim. Fakat ne yalan söyleyeyim 'Başkasını Seviyorum', kayıtsız kalınabilecek bir itiraf değil. Duruma göre kabus, evet ama sevgiliniz değil de bir arkadaşınızın ağzından çıkıyorsa, merhamet uyandıran, destek ve cesaret verilecek bir eylem belki de... 

Daha fazla karşı koyamadım ve hafta sonu aldım, Ömer Özgüner'in romanını. Fakat almamla okumam, okumamla bitirmem bir oldu. Sanki onlarca arkadaşımla, yüzlerce (binlerce) defa konuştuğumuz, arkasından lanetler yağdırdığımız, boylarının devrilmesini dilediğimiz eski koca ya da sevgililerden birini anlatıyordu bu roman. Birini değil hepsini belki de. Bunların hepsi, romandaki adamın (Yavuz'un) klonları bile olabilir hatta!
Sıradan, herkes gibi birinin, hepimizinki gibi bir hayatı kurma serüvenine ortak ediyor bizi, Ömer Özgüner. Küçük bir oğlanın erkek olma sürecindeki acemilikleri, beceriksizlikleri, hayal kırıklıkları, savunma silahları ve de zaferleriyle tanıştırıyor. Aynı kuşaktan olanlara çok tanıdık gelen 80'ler Türkiye'sini ve bugünü, elle tutulacak kadar gerçekçi, Ertem Eğilmez filmleri kadar da güleryüzlü bir dille anlatıyor.
İlişkilerimizde, hayatımızda, yüz yüze içinden çıkamadığımız bazı sosyal konuları berrak bir şekilde ele alıyor ve; 'Yaptığı vasat yemeğin ardından erkeği, 'Hadi bulaşığı da sen yıka' eşitliğine çağıran kadınlardan sıdkımız sıyrılmıştı' deyiveriyor mesela...

Otobiyografik özellikler taşıdığı halde, şaşırtıcı biçimde şimdiki zaman erkeğine ve kadınına ait ortak bir portre özelliği daha baskın. İlginç olmaya çalışmadan doğal ve zarif biçimde akan 'Başkasını Seviyorum', belki az önce yanımızdan geçen, belki şu karşı masada sevgilisini bekleyen veya akşam buluşup bizzat sinemaya gideceğimiz adamın hikayesi. İlişkilerin neden artık yürümediğini merak eden herkese ısrarla tavsiye olunur, sevgili okur.

3. KÖPRÜ'nün yeri sonunda belli oldu
Şİmdİye kadar söylenenleri unutun. Gerçeği duymak isteyenlere müjdeler olsun ki, 3. Köprü'nün yerini yazarınız açıklıyor... 3.Köprü bundan böyle her çarşamba Haber Türk'te! Saat 23.00'e kadar ne yaparsanız yapın ama gece yarısına bir saat kala Haber Türk'lerinizi açın. Ben ve konuklarım canlı yayında, 3.Köprü'de olacağız. Uzun kış gecelerine hazırlanın ve bizleri yalnız bırakmayın...  
Yeni yayın döneminin tüm camiaya başarı ve bereket, sevgili izleyicilerimize 'eğlence' getirmesini diliyor ve herkesi ekran başına davet ediyorum.

BİLGELİK:
Bir gün Diyojen ile zenginliğinden başka bir özelliği olmayan ve bununla çok övünen bir adam, dar bir köprüde karşılaşmışlar. İkisinden birinin yol vermesi gerekiyormuş. Zengin adam:
'Ben kenara çekilip bir serseriye yol vermem' demiş.
Diyojen kenara çekilmiş ve:  'Ben veririm' demiş.