AKŞAM GAZETESİ | Mehveş Evin | 2009-10-01

kategori2

The Bodyguard

Bazen CHP Lideri Deniz Baykal'a bakıp, acaba gerçekten böyle biri mi yoksa yarattığı karakterin icabı olarak mı böyle davranıyor, diye düşünmeden edemiyorum... En son Kevin Costner'e çıkıştı ana muhalefet liderimiz: 
'Şimdi bir artist bulmuşlar, nasıl buldularsa dünyadan haberi yok. Önüne harita koysan inanın Şırnak nerede diye sorsan bulamaz. Kalecikli bu açılımın ne olduğunu bilmiyor da Hollywood artisti mi biliyor? Sen kimsin kardeşim, neyi biliyorsun da konuşuyorsun? Onunla milleti ikna etmeye çalışıyorlar. Hükümetin bir gözü Hollywood'da, bu ülkeyi bölmek değil mi?'
18.yüzyılda vodvil denen tiyatro türünde, toplumsal sorunlar mizahi yolla hicvedilirdi. Baykal, 21. yüzyılda vodvilin Türkiye temsilciliğine soyunmuş olmalı, çünkü mizah duygusu epey yüksek cümleler sarf ediyor... Baksanıza, Hollywood da bölüyor bizi!

THY'nin reklam yıldızı Costner'ın konuyla ilgili resmi bir açıklaması yok. Edibe Sözen 'Costner de açılımı destekliyor' minvalinde bir demeç vermiş, o kadar. Fakat Baykal, Türk halkının 'artiz'lere hayranlıkla bakmakla birlikte, işine gelince küçümsemeye bayıldığını (hele gavursa!) bildiğinden, 'Holivut artizi'nden vuruyor Kürt açılımını...

SENİ SANATIMDA MUHATAP ALMAM
Deniz Baykal'ın bu tip halk adamı çıkışlarında biraz da Tayyip Erdoğan'ın kişiliğinin etkisini görüyorum. Malumunuz, Başbakan fevri biri. 'One minute' çıkışının lezzetini halen unutabilmiş değiliz. Son olarak Manhattan'da Obama'nın korumalarıyla dalaşan kendi korumalarına destek çıkıp, body-guard'ları ittirmekte beis görmeyen bir politikacı figürü. Ama bu politically incorrect halleriyle ister istemez seviliyor, hayranlık topluyor. Çünkü tam bir Türk gibi davranıyor, bazı anlarda kendine hakim olamıyor işte! (Bu arada koruma skandalıyla ilgili 'dil problemi' gibi komik bir açıklama yapıldı... Affedersiniz ama korumaların arasında İngilizce bilen tek bir adam olmadan Türk heyeti nasıl Manhattan'da dolaşmaya karar verebilir?)
Başbakan Manhattan'ın tozunu attırırken, Baykal'ın Kalecik'te sessiz kalmasını bekleyemezdik elbette... Ancak aniden parlamanın, fevriliğin, yurdum insanı tepkisi vermenin provalısı olmuyor işte. Keşke Baykal, Bülent Ersoy'un Gülben Ergen'e 'Seni sanatımda muhatap bile almam' şeklinde çıkıştığı gibi, Kevin'i kaale almasa. Ne sanatında, ne politikasında...

Siyasetçilere film önerileri
TAYYİP ERDOĞAN: Anger Management (Asabiyim)
DENİZ BAYKAL: The Bodyguard, Kurtlarla Dans  
DEVLET BAHÇELİ: Güneşi Gördüm
HAKKI SÜHA OKAY: We Own the Night (Gecenin İki Yüzü)