Başı sıkışsa mutlaka arar 'Bir iki kadeh atalım' derdi.
TEV'in öğrencilerine burs vermeyi, Mehmetçik Vakfı'na katkıyı hala sürdürüyor.
Paşa ile ara sıra rastlaşır, aynı mekanları paylaşırdık. Genelde gazetecilere karşı ürkekliği vardı. Daha doğrusu itimat etmezdi. Samimiyeti ilerletip, bize güven duyduğu yıllarda bunun sebeplerini isimler vererek anlattı. Buraya alıp, bir kısım medya mensubunu rezil etmek niyetinde değiliz. Her meslekte olduğu gibi, basında da menfaat düzeninin üyeleri mevcut.
Gece fazlaca dolaştığımız yıllarda, uzunca kaldığımız yerlerden biri Valentino'ydu. Bu barı Erzurumlu kardeşimiz Cavit Kılıç işletiyordu. Sıraselviler'deki tarihi mekan üç katlıydı. Girişteki şömineli bölüme hatırlılar girebilirdi. Ondan 'Bu akşam gelmeyeceğim' telefonu alınana kadar, iki uçtan biri Zeki Müren için tutulurdu. Naçizane, tam karşı tarafında -ara sıra Grubumuzun Teknik Genel Müdürü Selahattin Aslan'la birlikte- takılanlardandık. Zamanla samimiyetimiz iyice arttı. Sanat Güneşimiz viski içiyor. Tercihi de 12 yıllıklar. Öncelikle seçtiği marka Chivas Regal. Sadettin Tantan İstanbul Mali Şube Müdürlüğü'ne atanana kadar, sıkıntısı yoktu. Ne zamanki polis ekipleri Celal Çapa'yı üç şişeyle gözaltına aldılar, Paşa'nın tavrı değişti. Korkmaya başladı. Sonuçta bu durumu bizimle paylaştı. Yıllar yılı kahrımızı çeken, gazetemizin iki şoförüne rica edip, yurt dışından aldıklarımızı ya da hediye edilen Chivas'ları getirttik. Hatta üstlerine, istek üzerine 'Gazeteci Burhan Ayeri tarafından hediye edilmiştir' yazıları yazıp, imzaladık. Paşa böylece rahatladı. İthalat rejimi değiştikten sonra itiraf etti; 'Sağdan soldan bulduklarımı da, aynı şişelere dolduruyordum...'
ZAMPARALIK YANI
Hastalık korkusunu doktorlardan ve sağlık kontrollerinden kaçışıyla anladık. Genelde espriler ve yeni fıkralar -tamamı belden aşağıydı- üstüne kurulu sohbetlerde pek çok gizli özelliğini öğrendik. Üçü hala popüler ses sanatçısı bayanlarla ilişkisi oldu. İsimlerini saysak, yer gök inler. Bunca süre sonra ispat da edemeyiz. Hemen davayı açarlar. 'Kız Efes Oteli'ndeki...' veya 'Cumartesi'den memnun kaldın mı' şeklindeki konuşmaları yanımızda yapmaktan çekinmezdi. Dedik ya, güvenini kazanmıştık. Anlayacağınız, ona tek yönüyle bakanlar yanılmışlardır. Yakıştırılan tarafıyla ilgili bağlantıları bize çaktırmamaya çalışırdı. Clup 12'yi, 1001'i tercih ederdi. Bir gün yine Valentino'dayız. Sonradan Pub Avni'yi işletecek olan Sivaslı barmen Cavit, müzik setine bir Türk sanat müziği plağı yerleştirdi. Müren'in 'Aaa Muazzez' şeklindeki övgü dolu tavrıyla Abacı'yı tanımış olduk. Bu sanatçının sesi ve yorumunu kimseye değişmezdi. Belki de kıskanmadığı tek isimdi.
GÜNEŞ'İ BEKLİYORUM
Bir dönem Babıali'nin en iddialı gazetesi olan Güneş'e geçtik. Tanıtım kampanyalarında varız. Şeytan Masası denilen haber toplantısı yerinde tam ortadayız. Sonunda döner sandalyede tur atıp 'Bürolarımız ve muhabirlerimiz dünyanın dört bir yanında' diyoruz. TV'de, sinemalarda reklamlar dönmeye başlayınca Paşa'ya yeni malzeme çıktı. Bizi gördüğü an başlıyor bağırmaya: 'Güneş'i biliyor, Güneş'i bekliyorum'. Ardından da kahkahayı basıyor. Vefatına kadar hiçbir doğum günümüzü unutmadı. Mutlaka çiçek yolladı. Başının sıkıştığını anladığı an 'İki kadeh atalım mı' diye telefon ederdi. Ressam, grafiker, stilist, şair, besteci ve de 'Asrın Sesi'ni kaybettik. Bakmayın siz karalamalara, 'adam gibi adamdı'. Bugün TEV'in pek çok öğrencisine burs vermeyi sürdürüyor. Mehmetçik Vakfı'na katkısı devam ediyor. Sevgili Paşamızın nurlar içinde yattığından şüphemiz yok.
Beklenen Şarkı
'Gözlerinin içine
başka hayal girmesin
Gözlerinin içine
başka hayal girmesin
Bana ait çizgiler
dikkat et silinmesin
Bana ait çizgiler
dikkat et silinmesin
...
İstersen yum gözlerini
Tıpkı düşünür gibi
Benden evvel başkası
Sakın seni görmesin
...
Benden evvel başkası
Seni görüp sevmesin
...
Kıskanırdım seni ben
Kendi gözümden bile
Nasıl verirdim seni
Bir gün yabancı ele
...
Sana gelen yollarda
Daima beni bekle
...
Benden evvel başkası
Sakın seni görmesin'
ÖZEL NOT: Nihavent makamında Semai -vals de denebilir- usulündeki bu şarkı Zeki Müren'in bestesi. Cahide Sonku ile başrolünü paylaştığı filme ismini vermiştir. Vedat Şenyol'a ait dizelerin Salih Gözen tarafından güfte haline getirildiği bilinmektedir.
Patron-gazeteci ilişkisi üzerine bir eski fotoğraf çözümlemesi