Ahmet İnam ahmet.inam@aksam.com.tr

kategori2

Mevlana'yı Aramak*

Kültürümüzü oluşturan değerlerimizi tanıyıp, anlayarak sahip çıkmak, bu topraklarda oluşturacağımız manevi dünyanın inşası için kaçınılmazdır. Değerler ne tümüyle elimizin altında kolayca yaşayabileceğimizi sandığımız özellikler taşırlar ne de bizden çok uzak bir 'ideal' dünyada var olduğu için erişilmezdirler. Değerler ardına düştüklerimizdir. Yaşamımızı anlamlı kılan enerji kaynaklarıdır.


Tarihinin köklerinden beslenen kültürümüzü taş üstüne taş koyarak adım adım inşa edip, bizde uyur halde bulunan yüksek değerlerini yeryüzüne duyurabiliriz. Bu sözlerim birçok kişiye tuhaf geliyor: 'Çoktan inşa edilmiş bir kültürü inşa etmeye kalkmak ne kadar saçma' diyorlar. Unutmayalım; bu inşanın gerekliliği şu açıdan belli: Sanatta, düşüncede, ahlakta, yaşamımızın her alanında yaşayan değerlerimizi gözden geçirmezsek, onlar kokuşur. Anlam boşluğu, anlam yozlaşması içine düşeriz. (Düşmekteyiz de!) Fanatik inanç toplulukları ortaya çıkar. Değerlerimizi muhafazakar, liberal, milliyetçi, ulusalcı...görüntüsü altında yobazca, sığ, öfkeli saldırgan biçimde yaşamaya başlarız. Bağnazlarla nihilistlerin dövüşüp durduğu bir tuhaf ülke oluruz.
Değerlerimizin bize değmesi, tazelenmesi arayışında bu toprakların tarihinde yol gösterici olan değer önderlerinin yarattığı değer iklimlerini yeniden keşfetme yolculuğunda Mevlana'nın çok önemli bir          yeri var.
Mevlana son zamanlarda bir kısım insan tarafından yemeklere konan isimlerde, turistik eğlence ortamlarında 'döndürülen' semazenlerle, üzerinden çıkar sağlanmaya çalışılan bir 'malzeme' olarak görülüyor. Bu durum biraz önce sözünü ettiğim değerlerin kokuşmasının bir işaretidir.
Mevlana'dan gelen miras, yalnızca bizim topraklarımızda değil, İran, Afganistan, Pakistan, Mısır gibi ülkelerde çalışılıyor, yaşanıyor;  Batı ülkelerinde de özellikle 'şair' yanıyla değerlendiriliyor.


'Kültürümüzün değerlerini yeniden değerlendirmede nasıl olur da bir suf”den yararlanabiliriz?' diye sorabilir, onu belli bir dinin tarikatın sesi olarak duyan biri. Elbette Mevlevilik İslam inancı içinde bir yoldur, bir hayat tarzıdır. Onların tüm insanlara ilettiği sözlerden, o sözlerin kaynaklandığı mana aleminden, değerler dünyasından, yaşam biçiminden yola çıkıyoruz. Mevlana bir değer önderidir. Onun önümüze açtığı ufka doğru yapacağımız yolculukta, taptaze yorumlarla keşfedeceğimiz değerleri arayacağız.
Mevlana bu yürüyüşümüzde hakkını vermek yükümlülüğü içinde olduğumuz bir ulu kişidir. Değer önderlerimizden biridir. Önderlerimiz çoktur. Cumhuriyetimizin temellerini atmak için mücadele etmiş insanlarımızı, başta Atatürk olmak üzere unutmayacağız.

Mevlana'nın işaret ettiği sonsuza açılan değerler yolculuğu, tüm insanlara ulaştırılacak ışığı içinde nasıl yapılmalıdır?
Mevlana yeniliğin tazeliğin insanıdır. Onun elbette edeb”, din”, ahlak” boyutlarını göz önüne alarak, akademik düzeyi olan çalışmalarla incelenmesi, Mevlana'yı aradığımız yolculuğa yakışacak bir tutumdur.

Bu arayış yolculuğunu en azından dörtlü sorgulamayla, ondaki değer yüksekliğini ortaya çıkaracak biçimde özeleştiriden çekinmeyerek yürütebiliriz.

1. Mevlana'yı nasıl aramalıyız?  Şimdiye dek onun hakkında duygu yoğun sözlerle bol hamasetle süslenmiş tespitlerin eleştirisi ışığında yeni arama yolları bulunamaz mı? (Burada felsefenin olanağını unutmamak gerek!)

2. Mevlana'yı nerede aramalıyız? Yalnız belli bir yaşam biçimi içinde mi? Yalnızca edebiyatta, sanatta, inanç düzenlerinde mi?

3. Arayışımızda bulduğumuzu düşündüğümüz Mevlana'yı nasıl yorumlamalıyız? (Elbette yeni yorumlar yakışır ona!)

4. Onun işaret ettiği mana alemini dünyaya nasıl anlatmalıyız? Salt turizm yoluyla mı? Yalnızca sevgi ve birlik vurgusuyla mı?
Mevlana, arayış yolculuğumuzda uzaklardan bize gülümsüyor.
------  
* Bu yazı, 30 Eylül 2009 tarihinde Konya Sanayi Odası Avrupa Birliği Bilgi Bürosu ile Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü'nün düzenlediği 'Hz. Mevlana Felsefesi ve Avrupa Birliği Değerleri' panelinde yaptığım konuşmanın ardından yazıldı.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Alevi açılımına zemin hazırlamak için roman yazdım
İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3