Beşiktaş'ın Rusya dönüşü havaalanında alışılagelmişin dışında karşılanması, herkesin saygı duyduğu Başkan Yıldırım Demirören'in üstüne gidilip yumurta atılması kabul edilebilir bir şey değil. Sevgili kardeşim Yıldırım Demirören, böyle çirkin ve yanlış bir hareket bir daha asla olmaz. Daha doğrusu federasyon buna asla müsaade etmez, polis müsaade etmez. Onun için üzülme, bırak biz senin için üzülelim.
Maça gelince; dünkü maç beş dakikada bitiyordu. Oyunun başında 1. dakikada Nobre rakip altı pas çizgisi içinde sol taraftan Yusuf'un ortaladığı topa dokunarak gol atmak istedi. O Top gitti, direğin içine vurup geri döndü. Bu futbolda her zaman olan bir şey değil ama oluyor. Serdar bütün defansı arkasında bıraktı, penaltı noktasında Cenk ile karşı karşıyaydı, gol atmak çok kolaydı ama o topu dışarı atarak zor olanı yaptı. Bu olaylar 5 dakikada oldu ve bitti. İşte onun için maç beş dakikada biterdi diye yazdım. Ondan sonra her iki takım da maçı kazanmak için var güçleriyle savaşıp, ellerinden ne geliyorsa yaptılar. Beşiktaş 1-0 da olsa kazanmayı bildi.
Beşiktaş'ın defansı Ferrari, Sivok ve İbrahim'den kuruluydu. Sağ bek de var tabii ama o sık sık ileri gttiği için defans bloğunu bu üçlü muhafaza altına aldı. Ekrem sağ kulvarı çok iyi kullandı ama pasları kaçışları kadar iyi değildi. Tabii topu da kaybettiği zaman Denizlispor'a kontratak şansı doğdu hep. Ernst Beşiktaş'ın en iyisiydi gene. Zaten taraftar da onu çok seviyor. Ama ben Beşiktaş bu Fink'i neden almış, onu anlayamadım. Boyun biraz uzun, o tarafı mı biraz cazip geldi acaba? Yusuf kötü oyuncu değil ama fizik gücü sıfır. Kaptırdığı topun arkasından bizim gibi bakıyor. Dün akşam da öyle oldu. Şimdi sorarım size (Sonradan oyuna girdiler ama bir şey ifade etmez.) Nerede Nihat? Nerede Bobo? Mustafa Denizli'nin görevi bu futbolcuları forma sokmak değil midir? Bunlar Beşiktaş formasının içine gökten düşmediler ki. Her ikisinin de biri İspanya'da biri Türkiye'de olmak üzere fevkalade sürekli oyunları var. Peki nerede bu adamlar Mustafa? Tabata bir gol attı. Ama Tabata'yı ben dün akşam çok dikkatli izledim. Fena adam değil ama öyle Beşiktaş'ı sırtlayacak bir futbolcu değil.
Patron-gazeteci ilişkisi üzerine bir eski fotoğraf çözümlemesi