Kamuoyu ve medya tarafından sorgusuz sualsiz, ezbere doÄŸruluÄŸuna inanılan kimi çevreci mitlerle ilgili madalyonun diÄŸer yüzünü aktardığım yazımın ardından gelen olumlu, olumsuz tepkilerden biri de 'Slow Food'culardan geldi.
Slow Food, Carlo Petrini tarafından 1980'li yıllarda İtalya'da baÅŸlatılmış ve zamanla dünyanın çeÅŸitli ülkelerinde organize olmuÅŸ bir hareket. Temel amacı 'fast food' kültürüyle savaÅŸmak olsa da, yöresel üreticiliÄŸi önplana çıkartan felsefesinin doÄŸal sonucu olarak genetiÄŸi deÄŸiÅŸtirilmiÅŸ gıda ürünlere de karşı bir duruÅŸu var.
Geçen hafta, çevre bilinci olanların genetik gıdalara da ezbere karşı çıkmaması gerektiÄŸini; genetiÄŸiyle oynanarak çevreye daha az karbon salan ürünlerin geliÅŸtirilebileceÄŸini; örneÄŸin genetiÄŸiyle oynanmış pirinçle, atmosfere yılda 50 milyon ton daha az karbon salınabileceÄŸini yazınca, kendilerince haklı nedenlerle itiraz ettiler.
İtalya'daki Slow Food, bazı fikirlerine katılmasam da sempatiyle takip ettiÄŸim bir hareket olduÄŸundan Türkiye'deki kollarının neler yaptığını merak edip, bu kollardan birinin liderinin gönderdiÄŸi davete de uyarak İnternet'teki tartışma gruplarına katıldım.
Tıpkı dünyada olduÄŸu gibi Türkiye'de de çok baÅŸarılı çalışmaları var. Amacım bu baÅŸarılarına gölge düÅŸürmek deÄŸil ama tartışma listelerindeki mesajlarda rastladığım bir eylemleri öylesine yanlış ki, eleÅŸtirmemek mümkün deÄŸil.
Genetik gıdaya karşı açtıkları savaÅŸta Diyanet İşleri'ne baÅŸvurarak GDO'ları yasaklatacak bir fetva almaya çalışmışlar. Diyanet'ten bekledikleri fetvayı alamayınca da çeÅŸitli din adamlarının peÅŸine düÅŸmüÅŸler. GDO'larla olan savaÅŸlarında bilim yerine dini inançlardan medet ummaları komik ve uzun vadede tehlikeleri olan bir eylem.
Diyelim, ulema yarın kalktı GDO'lar haramdır diye fetva verdi ve Slow Food'cular da alkışladılar. Yarın aynı ulema kalkıp 'helal sertifikası' olmayan her türlü besin maddesi haramdır diye fetva vermeye kalkarsa ne yapacaklar, yine alkışlayacaklar mı? Helal sertifikası vermekten rant kazananlara aferin mi diyecekler? Yarının bu ulemasından, bugün haram fermanı dilenmek, ulemanın 'helal gıda' rantını bugünden meÅŸrulaÅŸtırmak demek.
Geçen yazıma gelen olumlu tepkilerden biri ise Sabancı Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü'nde kurulan GDO Bilgi Platformu'ndan geldi. Prof. Selim Çetiner gözetiminde hazırlanan İnternet sitesinde GDO ile ilgili boÅŸ inançların bilimsel yanıtları veriliyor. Gücünü fetvadan deÄŸil bilimden alan bu bilgiler arasında bakın neler var:
İddia: Transgenik ürünler insan saÄŸlığına zararlıdır.
Gerçek: AB üyesi 13 ülkeden 65 bilim adamının katılımıyla yürütülen ve 3.5 yıl süren ENTRANSFOOD projesi, halen üretilip tüketilmekte olan genetiÄŸi deÄŸiÅŸtirilmiÅŸ ürünlerin insan saÄŸlığı açısından en az klasik yöntemlerle elde edilen ürünler kadar güvenli olduÄŸunu ortaya koymuÅŸtur. (Konig ve ark., 2004; Kuiper ve ark., 2004).
İddia: Transgenik ürünler alerji yapar.
Gerçek: Piyasada bulunan hiç bir ürün transgenik içeriÄŸi nedeniyle alerjik deÄŸildir. Tüm transgenik ürünler piyasaya sürülmeden önce olası alerjik etkilerinin önlenmesi için kapsamlı analizlerden geçmektedir. (Konig ve ark., 2004).
İddia: AB ülkelerinde GDO'lu ürünler yasaktır.
Gerçek: Tamamen bilim adamlarından oluÅŸan Avrupa Gıda GüvenliÄŸi Otoritesi, GDO'lu ürünlerin bilimsel esaslara dayalı risk deÄŸerlendirmesini yapmakla da görevlendirilmiÅŸtir. AB'de 1990 yılından bu yana 20 kadar GDO'lu ürüne, üretim ve yem veya gıda olarak tüketim izni verilmiÅŸtir (EFSA).
Madalyonun GDO yanlısı yüzü için www.gdobilgiplatformu.net, GDO karşıtı yüzü için ise www.gdoyahayir.org adreslerini ziyaret edebilirsiniz.
Emekli Sandığı'ndan emekli olup, ikramiye alamayanlara müjde!