Toplumun 'muhafazakar ve laik' olarak iki ana duruÅŸa göre ayrıştırılıp tartışılması, bundan 3-4 yıl önce doruÄŸa çıkmıştı: CumhurbaÅŸkanlığı seçimleri, e-bildiri, Cumhuriyet mitingleri derken, Åžerif Mardin'in 'mahalle' ve ardından MalezyalılaÅŸma kavramları uzunca bir süre gündemdeydi.
Yerel seçimler sonrasında, özellikle Ergenekon davasının ilerlemesiyle, 'normalizasyon' sürecine girildi. Gerçi siyasette tansiyon pek düÅŸmüÅŸ deÄŸil, çünkü dikkatler Ermeni ve Kürt meselesi gibi majör konulara çevrildi. Laik-muhafazakar yahut AKP'li-anti AKP'li kesimlerin çatışmaları, artık eskisi gibi gündemin bir numaralı maddesi deÄŸil. Fakat bu, meseleyle hesaplaşıldığı anlamına gelmiyor. Kavramlarda halen büyük çeliÅŸkiler yaÅŸanıyor. Anlatayım...
Hafta sonu Sibel Erarslan'ın Hz. Hatice'nin hayatını anlattığı 'Çöl ve Deniz' kitabıyla ilgili yapılan bir röportajda ÅŸu ifade dikkatimi çekti: 'İster mümin, ister laik, herkesin etkileneceÄŸi bir kitap.'
Hoppala... Åžimdi bu, 'Laikler mümin, müminler laik deÄŸil, velhasıl ikisi ayrı 'kamp'tır' anlamına gelmiyor mu? Oysa bu ülkede kendini hem mümin (inanan) hem laik olarak tarif eden, hisseden vatandaÅŸ çok: Müslümanlığın beÅŸ ÅŸartını tam olarak yerine getirmediÄŸi halde, dini deÄŸerlere sahip çıkan, Allah'a inanan, dua eden insanımız da var... DiÄŸer yandan görüntüyü dindarlık üzerine inÅŸa edip, kalbinde ve pratikte dinin öÄŸretilerine, ahlaka dair pek az kırıntı barındıranlar...
Peki kendini benim gibi ne mümin ne de Türkiye'de kullanıldığı anlamıyla laik (Kemalist, Atatürkçü, CHP'li) olarak tarif etmeyenlere nereye koyacaksınız?
YENİ KAVRAMLAR LAZIM
Erarslan röportajda 'BoÅŸanma, evlilik gibi konularda dindar-laik ayrımı yapmıyorum' demiÅŸ. İyi de kadın-erkek meselesinde bu ayrımı yapmıyorsa, hangi konularda yapıyor? En baÅŸta bu ayrımı nasıl yaptığını dürüstçe açıklasa, sonra da Hz. Hatice'nin hayatını romantize ederek yazmasındaki samimiyete inansak: Dindar olanın laik olmayacağı, laik olanın ise dindar olmayacağına karar verdiÄŸine göre...
Bu sözler, her laiki münafık, her mümini gerici olarak algılama tehlikesiyle karşı karşıya olduÄŸumuza dair sadece küçük bir örnek. Zaten fena halde aklı karışık, kimlik problemi yaÅŸayan bir milletiz. Haksız da deÄŸiliz: Baksanıza 'gerici' diye yıllarca eleÅŸtirilen BaÅŸbakan demokrasi dersleri veriyor, Nazım Hikmet'e, Tatyos Efendi'ye, Ahmet Kaya'ya sahip çıkıyorÖ DiÄŸer yandan laikliÄŸinden ÅŸüphe duymadığımız politikacılar, inanılmaz muhafazakar söylemler geliÅŸtiriyor. Muhafazakarlık sadece dincilikle, dindarlıkla baÄŸlantılı deÄŸil ki.
Benim önerim ÅŸu: Akademisyenlerin, entelektüellerin, yazarın-çizerin çıkıp, popüler deyimle 'toplumun mozaiÄŸini' yeniden tanımlamaları gerekiyor. 'Yeni' bir sözlük yaratma giriÅŸimini gerekli buluyorum; ayrıştırmak ve bölmek için deÄŸil, birbirimizi doÄŸru anlamak, anlatabilmek için... Buyrun, katkıda bulunmak serbest:
MÜSLÜMAN LAİK: Ülke nüfusunun yüzde 70'i herhalde bu tanımın içine girer. Kendini hem Müslüman hem de Cumhuriyet'i benimsemiÅŸ olarak tanımlayan TC vatandaÅŸları. Muhafazakardır, ama karısının başı illa kapalı deÄŸildir. Orucunu tutar, ama modern hayata ayak uydurmayı bir günah olarak görmez.
DİNCİ (ANTİ-LAİK): Bazılarının sofu, gerici dedikleri... Batı'yı düÅŸman gören, Cumhuriyet yıkılsa da ÅŸeriat gelse diye içten içe hayıflanan, kadının başı açık olanını fahiÅŸe olarak görenler. KöktenciliÄŸe kadar uzanan bir yelpazedir kendisi.
ANTİ DİNCİ-KOYU LAİK: Mustafa Kemal'i bir nevi peygamber olarak görür, koyu milliyetçidir; Kürt ve türban deyince fenalık geçirir, demokrasi onun için bölücülükle, ÅŸeriatçılıkla eÅŸanlamlılı hale gelmiÅŸtir. Medeniyet dersen, o da tek diÅŸi kalmış canavardır.
REFORMİST LAİK: Asıl rotası Batı, AB, medeniyet. Ancak körü körüne Batıcı deÄŸildir, DoÄŸu kültürüne gözünü kapamaz. Kendini dinle tanımlamaz, din 'özel hayat'a girer.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Emekli Sandığı'ndan emekli olup, ikramiye alamayanlara müjde!