AKŞAM GAZETESİ | CUMARTESI | 10 EKİM 2009, CUMARTESİ
Adı yıllarca terörle anılan Hakkari'de, Kürt Açılımı ile aynı sürece denk gelen dikkat çekici bir açılım daha yaşanıyor. Hakkari'nin imkansızlıklarla boğuşan harika çocukları, ağaç dallarından yaptıkları raketlerle başladıkları teniste mucizeler yaratıyorlar.

Zengin sporu' olarak anılan tenise gönül veren 15'i kız 65 Hakkarili çocuk, ter döküp, asfalt zeminde antrenman yapıyorlar. Takımın antrenörü Fatih Besi ise Hakkari'ye gelen subay, doktor ya da öğretmelere verdiği özel tenis derslerinden kazandığı para ile çocukların raket ve top ihtiyacını karşılıyor. Besi, 'İstanbul'da olsam saati 50 TL'den ders verir, hayatımı yaşardım ama buradaki çocukları bırakamam; çünkü çok yetenekliler' değerlendirmesini yapıyor.
Hakkari coğrafyasında sert ve uzun geçen kış mevsimine dikkat çeken Fatih Besi, hava şartları nedeniyle yılın sadece beş ayında tenis oynanabildiğini belirtiyor. Büyük bir şirketin 'kapalı tenis kortu' sözü verdiğini ancak aradan iki ay geçmesine rağmen bu konuda bir adım atılmadığını vurgulayan Besi, verilen sözlerin yerine getirilmemesinin en çok çocukları yaraladığını söylüyor.
Tenis takımının başarılı oyuncusu 14 yaşındaki Engin Bor, 3 yıldır tenis oynuyor. Babasında böbrek yetmezliği var. 8'inci sınıf öğrencisi ve tam 8 kardeşi var. Kendine ait bir raketi bile yok. Raketi bırakın, ayağındaki ayakkabıları bile öğretmenleri para toplayarak almışlar. Ağaç dallarından topa vurarak televizyondan görerek tenis oynamaya başlamış ve sonra hocası Besi tarafından keşfedilmiş.
DİLEKLERİ BİR KORT
'Tenis benim nefes alabildiğim yer; kendimi özgür hissediyorum. TV'de büyük turnuvalar görüyorum onlara katılmayı isterim' diyen Bor, okuldan ve kardeşlerine ayırdığı süreden vakit ayırdıkça tenis oynuyor. Hocası Besi, Engin'in gelecekteki başarısı konusunda çok iddialı: 'Engin çok ama çok başarılı. Kapalı bir kort ve tenis için uygun bir zeminde antrenman yapsak, imkanımız olsa Engin, Türkiye derecesi yapar. Ankara'daki, İstanbul'daki takımlarla görüşeceğim, bu çocukta gerçekten yetenek var.'
Engin'in tenis tutkusu rüyalarına girecek kadar güçlü, 'Dileğim üstü kapalı bir kort. Sadece 5 ay değil 12 ay tenis oynamak istiyorum. Kort asfalt bile olsa gözümüz gibi bakıyoruz' diyor. Engin, hocalarının özverisinin de farkında: 'Keşke hocalarım da para alabilseler. Kort kapanır diye korkuyoruz. Hep biz temizliyoruz'
HAKKARİ'NİN HUZURU TÜM TÜRKİYE'NİN HUZURU
Baran Yetenek Avcıları Derneği'nin kurucusu ve spor takımlarının öncüsü ise Dilek Yeşilbaş. Hakkari Devlet Hastanesi psikiyatrlarından Yeşilbaş, şu çarpıcı tespiti yapıyor: 'Hakkari geriliyor mesela. Hakkari gerildi mi Türkiye geriliyor. Hakkarili'nin çocuğu rahat uyursa herkesin çocuğu rahat uyur. İşte bu huzur için bu spor takımlarını kurduk. Bekledikleri tek şey ilgi ve destek. Bu kadar basit.'
Dr. Yeşilbaş, tenis ve futbol takımının hocalarına da çalışmalarına da dikkat çekiyor: 'İnsanlar yardımları gönüllü yapıyor. Fatih Hoca tenis öğretiyor. Böyle bir hocayı isteseniz, para verseniz transfer ettiremezsiniz. Halbuki o ücretsiz gönüllü çalışıyor. Son derece sıkıntılar içinde; memur, borcu harcı olan insanlar onlar ve sessiz kahramanlar.'
GÖRMEZDEN GELEMEYİZ
Dr. Yeşilbaş, 'taş atan çocuklar'la ilgili olarak da herkesin üzerinde düşünmesi gereken şu değerlendirmeyi yapıyor: 'Hepimiz çocuk olduk. Hepimiz hata yaptık, bazı yerlere zarar verdik, ancak bizim ya kulağımız çekildi; ya disiplin cezası aldık ya da iki tokat yedik. Buradaki çocuklar ise direkt savcılığa gönderiliyor. Kabahat işlemeye tolerans olmalı. Şiddetin haklı gerekçesi olamaz. Onları mazur görelim demiyorum ama anlamaya çalışalım. Başka ildeki çocuk ile bu ildeki çocuğun aynı standardı yok. O çocukların onlarca kapalı - açık tenis, futbol sahaları var, burada bir tane bile yok. Şimdi bu imkanı yaratmaya çalışıyoruz. Kimse görmezden gelmemeli. Bu tesislerden sonra pek çok alternatifi olabilir de, çocuk kötüyü seçer o zaman ceza verirsin.'
3 BÜYÜKLERE ÇAĞRI
Hakkari'de spor sadece tenis ile sınırlı değil, futbol takımı da özveriyle çalışıyor. Futbol takımının hocası Mecit Tekin de, 'Burada bir çocuğun malzeme maliyeti 300 TL. Kalıcı çözümlere ihtiyacımız var. Çocuklar için biraz özveri... Bu çocuklar da diğer kentlerdeki akranları gibi yetişsin istiyoruz, yetenekli çocuklar var. Türkiye'nin önde gelen spor kulüplerinin manevi desteği bu çocukların gözlerindeki ışıltıyı parlatacaktır' diyor.
SOYUNMA ODASI YOK
Hakkarili minik futbolcuların istekleri ise sadece stadın onarılması ve insanların Hakkari'den korkmaması. Baran Futbol Takımı'nın 13 yaşındaki oyuncusu Ahmet Duman, koyu bir Beşiktaşlı. Ahmet, sokaklarda top oynayamamaktan şikayetçi iken Baran Futbol Takımı ile artık futbol sevdasını çim sahada gideriyor. Ahmet 'Burada bütün arkadaşlarımla birlikteyim. Oturacak yer, soyunma odamız yok. Kıyafet değiştiremiyoruz' diyor.
FUTBOLCU ABİLER GELSİN
Takımın tek kız oyuncusu 11 yaşındaki Dilara Urhan ise koyu bir Fenerbahçeli. Dilara, 'Bale okulu bile olsaydı yine futbolu tercih ederdim' diyecek kadar futbol sevgisine sahip. Urhan'ın isteği de 'sakat' olan futbol sahasının düzeltilmesi.
12 yaşındaki Ferhat Bor da bir Beşiktaşlı. Ferhat'ın en büyük hayali ise Beşiktaş'ta top koşturmak. Ferhat 'Futbolcu abiler gelse, görse, bize belki yardım ederler' diyerek futbolculara çağrıda bulunuyor.
Z.KIVANÇ EL-kivanc.el@aksam.com.tr