Atılgan Bayar atilgan.bayar@aksam.com.tr

kategori2

Kim çıkartıyor bunları ekranlara?

Türk televizyonlarında tuhaf ÅŸeyler olmaya baÅŸladı.
Patronlar ve Genel Müdürler ikide bir koÅŸarak rejiye gidip yayın durdurmak zorunda kalıyor.
Meslekten gazeteci veya programcı olmayanlara reyting veya ucuz yayıncılık beklentisiyle teslim edilen saatler; kriz ve skandal olarak geri dönüyor.
Kanalların güvenilirliÄŸi büyük yara alıyor; marka deÄŸerleri bir tek yayın dönemi içinde taban yapabiliyor.
Aslında, hiç aciliyeti olmayan sıradan programların, sırf maliyeti düÅŸük olur inancıyla 'Canlı Yayın' olarak verilmesi, hiçbir ÅŸekilde Kamu Yayıncılığı deneyimi veya endiÅŸesi olmayanlar yüzünden patlamaya hazır birer bomba gibi bekliyor.
Bu kanallar ve yöneticileri, 'her mahallenin delisini, muhtar diye' karşımıza çıkartmaktan imtina etmiyorlar.
Son birkaç haftadır, artık basının hemen her köÅŸesinde tartışılmaya baÅŸlanan bu sabuklama durumu için alarm zillerini çalmak zaruri.
Ekranlardaki sabuklamaların, 'akım derken, bakım deme'lerin hiçbir sorumlusu yok mu acaba?
Faturayı, daha dün 'oyuncu' iken; bugün kritik siyaset programları teslim edilen hevesli amatörlere mi çıkartmalıyız?
Yoksa, 'akım derken bakım diyeceği' aşikar olan mutat program konuklarına mı?
Faturayı her iki kurban grubuna da çıkartmak doÄŸru olmaz.
Artık, her gazete sütununda tartışılmaya baÅŸlanmışsa, bu 'Medya Sirki'nin gerçek sorumluları kimlerdir, sorusu üç vakte kadar gündeme gelecek demektir.
Kamu Yayıncılığı endiÅŸesi taşımayan ve aslında hiç de taşıması beklenmeyen figürleri programcı atayıp;  'demokratik açılım,' 'türban,' 'Ermeni sorunu' gibi konularda toplumun kolektif algısının yaralanmasının müsebbibi gerçekte kimlerdir?
Malum güç ve nüfuz gruplarının sözcülerini, sırf ucuza yayın saati doldurmak uÄŸruna ekranlara çıkartıp; bunların toplumda neden olduÄŸu ve olabileceÄŸi 'öfke' ve ' çatışma atmosferi'ni hesap edemeyenler kimlerdir?
Bunları konuşmanın zamanı geldi.
Åžimdi, bazı medya yöneticilerinin 'bu programcılar, bu konuklar patronun tercihi,  patronajın dostu,' falan gibi yalanlara sığınacağını biliyoruz.
Hiçbir hastane sahibinin, 'beyin ameliyatlarını bundan böyle benim tiyatrocu amcazadem yapacak,' demediÄŸi gibi...
Medya patronları da, Kamu Yayıncılığı'nı ehil olmayan ellere teslim edip, bunun bedelini ödemek istemez.
Velev ki, boÅŸ bulunmuÅŸ olsun...
'Medya yöneticisi' demek, kusuru patronajın üzerine atan deÄŸil; gerektiÄŸinde patronaja da direnebilen, potronajı ikna edebilen adam demektir.
Nihayetinde yasalar bile, ekranlardaki içerik konusunda; konuklardan ve sunuculardan ayrı bir 'yönetim sorumlusu' aramaktadır.
Türkiye, gazeteleri tartıştı. Önümüzdeki dönem televizyon yönetimlerini de tartışacağımız aÅŸikar.
Umarım, Türk medyalarının  'Kamu Yayıncılığı' hassasiyetine en yüksek derecede sahip olması gereken bu günlerde, tamir edilemez yayın kazaları yaÅŸanmadan, becerebiliriz bunu.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3