AKŞAM GAZETESİ | SIYASET | 13 EKİM 2009, SALI
Baykal, Erdoğan'ın açılım konusunu baş başa görüşme talebini kabul etti ama mektubunda açılımı topa tuttu! CHP lideri Başbakan'ı parti genel merkezine çağırdı, TV'lerin de 'bu tarihi görüşmeyi' kaydetmesini istedi
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın görüşme isteğine, 'açılım' politikalarında izlenen yolu eleştirerek 'olumlu yanıt' verdi. Baykal'ın tavrı kulislerde 'Açılıma hayır, görüşmeye evet' şeklinde yorumlandı. Baykal 6 sayfalık cevap mektubunda hükümetin politikalarını eleştirdi, yanlışları sıraladı ve önerilerde bulundu. 'Bu konuları daha kapsamlı ve ayrıntılı bir değerlendirmeye tabi tutabilmek amacıyla sizinle CHP Genel Merkezi'nde baş başa ikili bir görüşme yapmaya hazırım' diyen Baykal, ilginç bir öneri yaparak, görüşmenin bir TV ekibi tarafından kaydedilmesini de istedi.
BAYKAL'IN BAŞBAKAN'A MEKTUBU ŞÖYLE:
DAĞ FARE BİLE DOĞURMADI: Açılımın içeriği, çerçevesi ve ilkeleri ile ilgili herhangi bir somut açıklamanın yapılmamış olması, müphemiyetin arkasında nelerin hedeflenip saklandığı sorularını davet etmiş, o da milletimizin kaygılarını hızla arttırmıştır. Bu belirsizlik, bir yandan Anayasamızdan 'Türk Milleti' sözünün çıkarılacağı, PKK'ya af çıkarılacağı, İmralı'dan gelecek yol haritasının 'uygun bölümlerinin' değerlendirileceği beklentilerine yol açmış, verilen umutlar sonucunda dağ fare bile doğurmamıştır.
POLİTİKA DEĞİL, PROPAGANDA: 'Anaların gözyaşını dindireceğiz, şehit cenazelerine son vereceğiz' şeklinde bir politika, propagandadır. Ne yazık ki, bu açılım politikası hızla ayrıştırıcı sonuçlar vermeye başlamış, politikanın adını 'Kürt açılımı'ndan 'Milli birlik açılımı'na değiştirmek de bu durumu örtmeye yetmemiştir.
AÇILIM PKK'YA YÖNELİK: Açılım politikasının gerçek hedefinin Kürt kökenli vatandaşlarımızın sorunlarının çözümü olmadığı, milli bir ayrışma peşinde koşan terör örgütünün siyasal amaçlarına yönelik açılımla karşı karşıya olduğumuz görülmektedir. Milli eğitimin bünyesine üniversitelerden başlamak üzere, etnik dil eğitimini seçmeli ders olarak yerleştirmek, ilk aşamayı oluşturacaktır. Bu siyasal açılım süreci daha şimdiden terör örgütünün itibarını arttırmış, bölgedeki meşruiyetini ve etkinliğini yükseltmiştir.
89'DAN BERİ İLGİLİYİZ: Ekte sunduğum yayınlarda da görüleceği gibi, 1989 yılında 'Türkiye Cumhuriyeti bir ırk, kan ve kafatası devleti değildir' dedik. 'Devlet kimsenin etnik kimliğine müdahale edemez' dedik. 'Herkesin etnik kimliği onun şerefidir' dedik. Ama aynı zamanda devletin etnik kimlik ya da anadil konusunda faaliyette bulunmasına da karşı çıktık. 'Sivil toplum bu konularla ilgilenmelidir' dedik. Yasaklanan anadillerin özgürce kullanılabilmesi için yirmi yıl önce kanun teklifi verdik.
BAYKAL'IN ÖNERİLERİ GAP HIZLA BİTİRİLMELİ: Bölgede işsizlikle mücadele büyük önem taşıyor. Devletin bölgeye yönelik ekonomi politikası değişmelidir. Devlet eliyle zarar edecek olsa da fabrikaların, işyerlerinin açılması ertelenemez bir zorunluluktur. GAP artık hızla bitirilmelidir. Yeni sınır kapıları, Yüksekova ve Tatvan havaalanları hizmete açılmalıdır.
EĞİTİM ŞART: Bölgedeki gençlere çok farklı bir gelecek umudu verilmeli, Türkiye'nin geleceğinde hakları olan yere ulaşabilecekleri düşüncesi zihinlere, yüreklere yerleştirilmelidir. Bunun için de büyük bir eğitim projesi hazırlanmalı ve Türkiye'nin en kaliteli eğitim kurumları, anadolu liseleri, kolejleri, fen liseleri düzinelerle bu bölge illerinde açılmalı ve en nitelikli öğretmenlerle donatılmalıdır.
BENİM ÇOCUKLARIMLA EŞİT: Devletin amacı, benim çocuklarıma hangi okullarda, hangi eğitimi verebiliyorsa, Hakkari'deki, bir babanın çocuklarına da benzer okullarda, aynı nitelikteki bir eğitimi verebilmek olmalıdır.
AÇILIMA YOKUM
SİZİNLE BİRLİKTE OLMAYACAĞIZ: Tehlikeli tuzaklar barındıran 'Açılım Politikası'nda hiçbir şekilde sizinle birlikte olmayacağımız çok açıktır. Bununla beraber mektubunuzdaki isteminiz doğrultusunda bu konuları daha kapsamlı ve ayrıntılı bir değerlendirmeye tabi tutabilmek amacıyla, sizinle CHP Genel Merkezinde, baş başa görüşmeye hazırım.
TARİHİ BELGE OLACAK: Bu görüşmemizin toplumda büyük bir ilgiyle karşılanacağı açıktır. Ülkemizde bundan sonra yaşanacak gelişmeler açısından belki de bu değerlendirmelerimiz tarihi bir belge niteliğini de taşıyabilecektir. Toplumumuzun bu önemli konusunu kendi aramızda, kapalı kapılar arkasında ele almak ile yetinmemeliyiz. Milletimizin geleceği ile ilgili bu temel konuda, vatandaşlarımızın, bizim değerlendirmelerimizi birlikte dinleyerek, doğru bilgilenme ve doğru karar alabilme hakkına da saygı göstermeliyiz.
KAYIT ALTINA ALINSIN: Ne zaman ve nerede yayınlanacağına birlikte karar vermek üzere, görüşmemizin bir TV ekibi tarafından kayda geçirilmesinin yararlı olacağını sizin de takdir edeceğinizi umuyorum.
BİR HAFTA İÇİNDE: Önümüzdeki bir hafta içinde, bir gün önceden bildirmeniz halinde, uygun göreceğiniz herhangi bir saatte CHP Genel Merkezinde sizi ağırlamaktan mutluluk duyacağım. Görüşme umuduyla ve saygılarımla.
BULUŞMA HAFTAYA
BAŞBAKAN Yardımcısı Cemil Çiçek, Bakanlar Kurulu sonrasında yaptığı açıklamada, Erdoğan-Baykal görüşmesinin gelecek hafta içerisinde olacağını belirterek, 'Önümüzdeki hafta içerisinde uygun bir günde, iki tarafın da gündemi, kendi meşguliyetleri dikkate alınarak bu görüşmenin gerçekleşebileceğini ifade etmek isterim. Yüz yüze konuşulmasında fayda var. Bu görüşmeyi önemsiyoruz' dedi.
7 YILDA 5 KEZ
- 5 Kasım 2002: AKP iktidar olunca Baykal AKP Genel Merkezi'ni ziyaret ederek Erdoğan'ı kutladı.
- 22 Kasım 2002: Başbakan Erdoğan eski CHP Genel Merkezi'nde Baykal'a iade-i ziyaret yaptı.
- 22 Şubat 2003: İstanbul'da CHP'li Mehmet Sevigen'in evinde Erdoğan'la Baykal 'gizlice' görüştü. Görüşmeyi yıllar sonra Zülfü Livaneli köşesinden duyurdu.
- 7 Mart 2005: Baykal, Amerikalı tarihçi Justin Mc Carthy'nin gelmesinden önce Erdoğan'ı Meclis'teki makamında ziyaret ederek TBMM'nin İngiliz Lordlar Kamarası'na 'Mavi Kitap'taki iddialar konusunda' yazacağı ortak mektup için destek istedi.
- 10 Temmuz 2006: Erdoğan yeni genel merkezine taşınan Baykal'a 'hayırlı olsun' ziyareti yaptı. Baykal'a el işi telkari ibrik hediye etti. Erdoğan CHP'nin yeni genel merkezini çok beğenince, Baykal o sıralar kendi merkezlerinin inşaatıyla uğraşan Erdoğan'a, 'Kabul ederseniz size teknik yardım sunabiliriz' teklifinde bulundu.
Kendine güvenen kayıttan korkmaz
BAYKAL, mektubun gönderilmesinden sonra Meclis'te gazetecilerin sorularını yanıtladı. 'Başbakanı bekliyorum. Görüşme kayıt altına alınmalıdır. Ben kendime güveniyorum. Kendinden emin olan siyasetçi kayıttan rahatsız olmaz' diyen Baykal, Başbakan Erdoğan ile eski Genelkurmay Başkanı
Büyükanıt'ın Dolmabahçe görüşmesini hatırlatarak 'Bu görüşmeye dönmemeli. Görüşme ille bugün yayınlanacak diye bir ısrarımız yok. Zamanı gelince yayınlanmasına ortak karar verilebilir' dedi.
A. Rezzak ORAL / ANKARA