AKŞAM | GUNCEL | 14 EKİM 2009, ÇARŞAMBA
Güngören'de, geçen yıl meydana gelen ve 18 kiÅŸinin öldüÄŸü patlamaya iliÅŸkin BeÅŸiktaÅŸ'taki İstanbul Adliyesinde görülen dava öncesi gerginlik yaÅŸandı.

İSTANBUL (A.A) -BeÅŸiktaÅŸ'taki İstanbul Adliyesi önünde toplanan aileler, patlamada hayatını kaybeden yakınlarının fotoÄŸraflarını taşıyarak beklemeye baÅŸladı.

Cezaevi aracının adliyeye getirilişi sırasında aileler, tekme ve yumruklarla sanıkların bulunduğu araca saldırdı.
Bazı sanık avukatlarına da tepki gösteren aileleri, çevik kuvvet ekipleri sakinleÅŸtirdi.
GERGİN BAŞLAYAN DURUŞMA
Güngören'de 17 kiÅŸi ile bir doÄŸmamış bebeÄŸin ölümü, 154 kiÅŸinin de yaralanmasıyla sonuçlanan bombalı saldırıya iliÅŸkin 8'i tutuklu 9 sanığın yargılanmasına devam edildi.
İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruÅŸmada, 8 tutuklu sanık ve taraf avukatları hazır bulundu. Önceki celsede müdahillik talepleri kabul edilen 13 kiÅŸinin de katıldığı duruÅŸmada, 12 kiÅŸi daha davaya müdahil olarak katılmayı talep etti.
Müdahillik talebinde bulunanlardan Melike Çelik, ''Devlete, adalete güveniyorum. DoÄŸum gününde kızımı topraÄŸa verdim ve bugün benim doÄŸum günüm, onun katillerini görmek için geldim'' dedi.
Patlamada ölen 14 yaşındaki Furkan'ın babası Mustafa Åžentürk'ün, oÄŸlunun fotoÄŸrafını sanık avukatlarına göstererek, ''Åžu fotoÄŸrafa bakın hakim bey. OÄŸlum Kuleli Askeri Lisesi'ni kazanmıştı'' demesi üzerine, mahkeme baÅŸkanı, Åžentürk'ü polemiÄŸe girmemesi konusunda uyardı ve savunma hakkının da kutsal olduÄŸunu ifade etti.
MaÄŸdurlardan Aysel Hazarlı da, patlama sırasında oÄŸlu, gelini ve kızının yaralandığını belirterek, sanıklardan ÅŸikayetçi olduÄŸunu kaydetti. Söz aldığı sırada sanıkların bulunduÄŸu yöne bakan Hazarlı, ''Onlar cehennemin dibine girsin. Allah belanızı versin'' sözleri üzerine mahkeme baÅŸkanı tarafından uyarıldı.
Bu davranışları mahkemeye hakaret olarak kabul ettiğini kaydeden mahkeme başkanı, ''Burası adaletin tecelli ettiği yerdir, intikam yeri değil. Devlet intikam almaz'' dedi.
Sanık avukatlarından Ercan Kanar, kesin hüküm verilene kadar yargılanan sanıkların masum olduÄŸunu ifade ederek, olayın vahameti nedeniyle kamuoyunun infial halinde, maÄŸdurların da acılar içinde olduÄŸunu belirtti.
Kanar, ''Aylardır teknik takip vardı. Olay 27 Temmuz 2008'de meydana geliyor. Gizli tanık 12 Mayıs 2008'de sanıkları teÅŸhis etmiÅŸ. Bu süre içinde emniyet ne yapmıştır? Toplumda infial var diye sanık yaratılmıştır. O zaman emniyet gizli tanık beyanlarına inanmamış, daha sonra olay gerçekleÅŸince de, gerçek faili bulamayınca, kamuoyunda infial var diye, sanık bulmak lazım diye kurgu yapmıştır. Gizli tanığı, iddianameyi hazırlayan savcı dinlememiÅŸtir'' iddiasında bulundu.
Mahkeme heyeti, 12 kiÅŸinin müdahillik talebini kabul ederek, olaydan zarar gören diÄŸer müÅŸtekilerin dinlenmesi ve dosyadaki eksikliklerinin giderilmesi amacıyla duruÅŸmayı erteledi.
CEZAEVİ ARAÇLARINI TAÅžLADILAR
Bu arada, patlamada yaralanan ve yakınlarını kaybeden vatandaÅŸlar, adliye önünde, olayda ölenlerin fotoÄŸrafının bulunduÄŸu bir pankart açarak, sanıkların bindiÄŸi cezaevi araçlarının adliyeden ayrılmasını engellemek istedi.
Güvenlik güçleri ile bu kiÅŸiler arasında yaÅŸanan arbedede cezaevi aracı taÅŸlandı. Bu sırada bazı kiÅŸilerin cezaevi aracını tekmelediÄŸi görüldü. Polis müdahalesinin ardından gruptakiler yol kenarına alınarak cezaevi araçlarının geçiÅŸi saÄŸlandı.
CEZA İSTEMLERİ
İstanbul Cumhuriyet BaÅŸsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanıklardan Hüseyin Türeli ve Nusret TebiÅŸ'in, ''devletin birliÄŸini ve ülke bütünlüÄŸünü bozmaya kalkışmak'' ve 17 kere uygulanmak üzere ''kasten adam öldürmek'' suçlarından 18'er kez ağırlaÅŸtırılmış müebbet, ''terör örgütü PKK/Kongra-Gel üyesi olmak'', ''bomba patlatmak'', 90 kez uygulanmak suretiyle ''kasten adam öldürmeye teÅŸebbüs'', 95 kez uygulanmak üzere ''bomba patlaması sonucu ev, iÅŸ yeri ve araçlara zarar vermek'' suçlarından da 1962 ile 4 bin 455'er yıl arasında hapis cezasına çarptırılmaları isteniyor.
İddianamede, diÄŸer sanıklar Ziya Kiraç, Abdurrahman Oral, Åžerafettin Kara, Cevat Aydın, Aydın AÄŸlar ve Mehmet Salih Yanak'ın da ''yasa dışı örgüte üye olmak'', ''sahte kimlik kullanmak'' ve ''bomba imal etmek'' suçlarından 7,5 ile 45'er yıl arasında deÄŸiÅŸen hapis cezalarına çarptırılmaları talep ediliyor.
İddianamede, ''etkin piÅŸmanlık''tan yararlanmak isteyen tutuksuz sanık Åžaban GüneÅŸ'in de benzer suçlardan 6 ile 11,5 yıl arasında hapisle cezalandırılması öngörülüyor.