AKŞAM | PAZAR | 11 EKİM 2009, PAZAR

İmam Baildi'dan lezzetli müzik

Yunanistanlı iki kardeÅŸin 2005 yılında kurduÄŸu müzik grubu İmam Baildi, kısa sürede popüler olmayı baÅŸardı. Türkiye'de ikinci kez, cuma gecesi Babylon'da sahne alan grupla konser öncesinde müzikleri hakkında sohbet ettik.
baild

İmam Baildi, Atina'da yaÅŸayan iki kardeÅŸ Lysandros ve Orestis Falireas'ın kurduÄŸu, müzikleri 'bol malzemeli' bir grup. Geleneksel Yunan müziÄŸiyle günümüzün elektronik müziÄŸini buluÅŸturan bir tarzları var. Sahne performanslarında Türk müziklerini kullandıkları da oluyor. 2005 yılında kurulan grup, 2007'de çıkardığı ilk albümüyle ülkelerindeki müzik listelerinde 20 hafta boyunca en çok satanlar arasında kalmış. Japonya'da, Almanya'da ve Fransa'da konserleri büyük ilgi görüyor. KuruluÅŸları üzerinden kısa sayılabilecek bir zaman geçmesine karşın önceki yıl Danimarka'da düzenlenen prestijli festival Roskilde'de Coldplay, Oasis, Kanye West gibi büyük isimlerle aynı sahneyi paylaÅŸmışlar. Türkiye'deki ilk konserlerini yaz aylarında ÇeÅŸme'de vermiÅŸlerdi. Geçen cuma gecesi Babylon'da da hayli ilgi gören bir konser veren İmam Baildi'yla konser öncesi sohbet ettik.

KONSERLERE İMAM BAYILDI GETİRENLER OLUYOR 
- Grubun ismi müziÄŸinize eÄŸlenceli bir gönderme yapıyor, ilginç tepkiler alıyor musunuz bu konuda?
Lysandros: BaÅŸlangıçta aramızda dalga geçiyorduk bu isim konusunda, sonra kaldı öyle. İmam bayıldı nasıl malzemesi bol, lezzetli bir yemekse bizim saksafonlu, klarnetli, trompetli, tulumlu, eskiyle yeniyi karıştıran müziÄŸimiz de öyle bol malzemeli. İmam bayıldıyı bilenler ismimizi tebessümle karşılıyorlar. Bilmeyenler de bir yemek olduÄŸunu duyunca tarifini alıp yapıyorlar bazen. Konserlere imam bayıldı getirenler bile olmuÅŸtu. 

- Ülkenizde nasıl bu kadar kısa sürede popüler oldunuz? Tarzınız müzikseverler için yeni miydi?
Orestis: Bizim tarzda bir müzik albümü hiç çıkmamıştı daha önce. İnsanların fazla ilgi göstermesinin bir nedeni de buydu. Bir de ilk kez karşılaÅŸmalarına raÄŸmen herkes beÄŸendi bu müziÄŸi. 

- Siz nasıl ortaya çıkardınız bu tarzınızı?
Lysandros: Biz daha çok elektronik müzikle, dans müziÄŸiyle ilgileniyorduk. Acaba geleneksel müziÄŸi, Rebetikaları elektronikle bir araya getirsek nasıl olur diye düÅŸündük, her ÅŸey meraktan baÅŸladı, hoÅŸumuza gidince biz böyle müzik yapalım dedik. 

- Sizin ardınızdan bu tür müzik yapanlar arttı mı?
Orestis: Evet, böyle bir durumun öncüsü olduÄŸumuzu söyleyebiliriz. Daha çok pop alanında yaÅŸandı bizden sonra. Locomondo adında bir grup geleneksel müziÄŸi reggea'yle birleÅŸtirdi. Åžimdi geleneksel Yunan müziÄŸi yükselen trend olmuÅŸ durumda, eski ÅŸarkılara cover yapan pek çok müzisyen var ÅŸimdi. 

- Albümünüzde yok ama sahnede Türk müzikleri kullanıyorsunuz. Burada sevdikleriniz kimler?
Orestis: Sizde de geleneksel müziklerini keÅŸfeden, yeni biçimlerde seslendiren müzisyenler var, çok hoÅŸumuza gidiyor bazıları. Selim Sesler, Muammer KetencoÄŸlu, Mercan Dede'yi severiz. Onlara hayran kalmamak mümkün deÄŸil.

BİZ POP YILDIZI DEĞİLİZ
- Onlarla aynı sahneye çıkmak gibi bir düÅŸünceniz oldu mu hiç?
Orestis: Åžimdiye kadar bunu düÅŸünmedik ama güzel fikir, mümkün olabilirse böyle bir ÅŸey yapmak isteriz tabi. 

- Buradaki ikinci konseriniz ve ilgi uyandırıyorsunuz, siz hissediyor musunuz bu ilgiyi?
Lysandros: Yazın ÇeÅŸme'de verdiÄŸimiz konsere gelenler müziklerimizi biliyor gibi dans ediyorlardı, bunu hissetmiÅŸtik, performansımızı beÄŸendiklerini de söylediler. Böyle durumlarda konserler bizim için de iyi geçiyor tabii. 

- Türkiye'ye bundan sonra sık sık gelmeyi düÅŸünüyor musunuz?
Lysandros: Evet, kesinlikle. Planladığımız bazı konserler var baÅŸka ÅŸehirlerde, sürpriz olabilir yine. 

- KuruluÅŸunuz üzerinden o kadar fazla zaman geçmedi ama ünlü isimlerle aynı sahneleri paylaşıyorsunuz artık. Hayatınızda deÄŸiÅŸiklere neden oldu mu bu durum?
Orestis: Biz pop yıldızı deÄŸiliz, pop müzikle bir ilgimiz de yok. Etnik müzik, dünya müziÄŸi yapıyoruz, bu yüzden hiçbir zaman bir pop star gibi olamayız. Her ÅŸey ilk kurulduÄŸumuz zamanki gibi anlayacağınız, fazla tanınmak durumu deÄŸiÅŸtirmiyor. 

- Yemekle aranız nasıl, daha çok fast-food mu, ev yemeÄŸi mi tercih edersiniz?
Orestis: İkimiz de yemek piÅŸirmeyi seviyoruz. Fast-food'a düÅŸkünlüÄŸümüz yok. Biraz müziÄŸimiz gibi bu yemek iÅŸi de, İspanyol, İtalyan, Fransız gibi Akdeniz mutfaklarını karıştırıyoruz birbirlerine. Bu sıralarda Hint mutfağına merak sardık. 

- Türkiye'de beÄŸendiÄŸiniz bir yemek oldu mu?
Lysandros: 2006'da da gelmiÅŸtim İstanbul'a. Üniversitede okuyan bir arkadaşımı ziyaret edip BoÄŸaz'da gezmiÅŸtim. Balık çok yemiÅŸtim o zaman, palamut iyiydi. Lahmacunu da severim. Atina'nın merkezinde bir lahmacuncu var, oradan alıyorum lahmacun. Dükkanın sahibi kadın Yunanistanlı ama büyükannesi İstanbul'dan göç etmiÅŸ. 

- Yeni bir albüm projeniz var mı?
Lysandros: Evet var, ÅŸu anda çalışıyoruz. Yeni albüm de deneysel olacak. İspanyol, İngiliz ve Amerikalı müzisyenlerle birlikte çalışıp yine farklı müzikleri bir araya getireceÄŸiz.

EYÜP TATLIPINAR

 

  • DiÄŸer Haberler

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3