Herkes ayaÄŸa kalkmış, bir tek CHP'liler oturuyor. Rahmetli babamın CHP'si.. NeymiÅŸ?.. CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül'ü protesto edeceklermiÅŸ.
Niye?.. Son günlerde yeni bir gündem mi var?.. Gül bir ÅŸey mi yapmış?.. Bir ÅŸey mi demiÅŸ?.. Hayır!.. Öylesine.. Bulunsun.. Baykal açıklamış: "Asıl saygısız olan bu CumhurbaÅŸkanı'nı Meclis'e dayatarak seçenlerdir!"..
Birkaç gün öncesinin gündemi deÄŸil yani... Birkaç yıl öncesinin gündemi..
"Beden dili" diyorlar buna. Prof. Dr. Acar Baltaş kardeşimizin uzmanlık alanıdır... Ya da Bertolt Brecht'in deyişiyle "Toplumsal jest (Geste)"..
******
Bir tür iletiÅŸim aracıdır. Yerinde ve zamanında kullanılırsa çok etkili olabilir. Biz buna 'çalışır' diyoruz.. Reklamın 'çalışması' gibi.. Ya da bir PR iÅŸinin 'çalışması' gibi..
Belki tartışılabilir ama BaÅŸbakan'ın Davos'taki jesti de bu çerçevede düÅŸünülebilir. Bölgedeki pek çok ülke halkı üzerinde olaÄŸanüstü etkili olmuÅŸtur. Hâlâ hatırlanmakta, üzerine konuÅŸulmaktadırÖ Yani kalıcı etki saÄŸlamıştır. "Daha da Davos'a gelmem!"in Türkçe'nin sentaksına (cümle bilgisi, yapısı) uygunluÄŸu tartışılsa bile, benzer bir etki bıraktığı tartışılmazÖ
Ya da İsmet PaÅŸa'nın 1960 darbesi öncesi Meclis'teki ünlü çıkışı: "Sizi ben bile kurtaramam!"..
Zamanın CumhurbaÅŸkanı A. Necdet Sezer'in zamanın BaÅŸbakanı B. Ecevit'e anayasa kitapçığını fırlatmasÄ±Ö Ne kadar akıllıca bir 'beden dili' olduÄŸu tartışılabilir ancak, etkisi tartışılamaz... Sonrasında ortaya çıkan kriz, etkisi için yeterli kanıttır.
Yani, her iletiÅŸim eyleminde olduÄŸu gibi beden dili ve toplumsal jestte de öncesi, sırası ve sonrası bir bütün olarak deÄŸerlendirilir ve çıktılara bakılırÖ Bu alanda da kritik baÅŸarı faktörü 'etkili olmaktır'...
"Gazetede resminizin çıkmış olması" yeterli bir 'iletiÅŸim çıktısı', 'etki ölçütü' deÄŸildir. Cem GaripoÄŸlu'nun da son altı aydır mebzul miktarda fotoÄŸrafı yayınlanmaktadır. Ancak GaripoÄŸlu'nun iÅŸ hedefine uygun bir sonuç elde ettiÄŸi herhalde söylenemezÖ
******
'Etki ölçütü' hedeflediÄŸiniz kitle ya da kiÅŸide davranış deÄŸiÅŸikliÄŸi elde etmektir. Yani hedefinizdekilerin 'öyle' düÅŸünürken, 'böyle' düÅŸünmeye baÅŸlamaları... Åžunu satın alırken bunu satın almaya baÅŸlamalarıÖ
Şimdi gelin kamuoyuna yansımış olan o fotoğrafa hep birlikte bir kez daha bakalım..
Bütün Meclis ayaÄŸa kalkmış. Kime? Abdullah Gül Bey'e mi? Hayır!.. CumhurbaÅŸkanı'na.. O makama.. Bir tek CHP'li milletvekilleri oturuyor..
Bu bir siyasi iletişim aracı değil mi? Yani bir hedefi var!.. Peki, şimdi ne olacak?..
Bu fotoÄŸrafı gören seçmen kitlesi, "Helal olsun Baykal'a ve CHP'li kardeÅŸlerimize! İki yıl önce bir iÅŸe yaramamış ve herhangi bir oy kazandırmamış olan bir konuda ısrarlarını sürdürüyorlar!" deyip Baykal'ın bu taktiÄŸine hayran kalacaklar ve CHP'ye bir adım daha mı yaklaÅŸacaklar?..
EÄŸer sadece 'beden dili', 'toplumsal jest' yeterli olsaydı; bunların belli bir ana strateji, akıllı, duygusal, güvenilir, zekâ yüklü bir liderlikle yönetilmesi gerekmeseydi; milyonların meydanlara dökülmeye hazır olduÄŸunu net bir ÅŸekilde ortaya koyan olan o ünlü mitinglerin atmosferinin üzerine öyle bir liderlik inÅŸa edilirdi ki, AK Parti'nin oyları ciddi oranlarda eriyebilirdi... Ancak o atmosfer lider zaafı yüzünden harcandı gitti..
*******
Her ülkenin siyasetinde 'liderlik' çok önemlidirÖ Ancak bizde liderlik, tüm 'oturmuÅŸ - oturmamış' Cumhuriyet ilkeleri ve 'ağır aksak' da olsa yürüyen kısmi ve hayli genç demokrasi geleneÄŸi ile birlikte düÅŸünüldüÄŸünde ok daha önemlidirÖ
Ne yazık ki CHP lideri hâlâ yerinde 'oturmaktadır' ve CHP'nin liderlik koltuÄŸu 'gerektiÄŸi gibi' doldurulmuÅŸ deÄŸildir...
AK Parti'nin tercihi bu mudur?
Masamın üzerinde ulusal çapta yayın yapan gazetelerden 19'u duruyor... Spor gazeteleri dahil!
"Biz Birlikte Türkiye'yiz" mesajıyla bugün 3. OlaÄŸan Büyük Kongresi'ni geçekleÅŸtirecek AK Parti'nin arka-alt yarım sayfaya ilan verdiÄŸi gazete sayısı ise 7. İlan metni ÅŸöyle: "Biz, Türkiye'yiz. Biz, Birlikte Türkiye'yiz. Biz, Türkiye'nin partisiyiz. Biz, AK PARTİ'yiz. Türkiye'nin Partisi 3. OlaÄŸan Büyük Kongresini yapıyor."
Ne diyorlar? AK Parti, Türkiye'nin partisi diyorlar.
Kime diyorlar? Sadece Sabah, Zaman, Bugün, Star, Yeni Åžafak, Vakit ve Türkiye gazetelerini satın alanlara diyorlar.
Bu gazeteleri satın alanlar Türkiye'nin tamamını kapsıyor mu? Hayır kapsamıyor.
Medya planlaması stratejisi gereÄŸi sadece adı geçen yayınlara ilanı vermek tesadüf mü? DeÄŸil!
O halde 'yandaÅŸ'lık resmiyete, niyet aleniyete, yaklaşım ve tavır müphemiyete bürünüyor mu? Bal gibi bürünüyor...
BaÅŸka sorum ve yorumum yok!