Eskilerin efendi, yeni kuÅŸağın ise 'nerd' dediÄŸi türden bir kiÅŸi, Ahmet DavutoÄŸlu. Türkçe polisleri hemen heyecanlanıp kızmasın, nerd'ün tam tercümesi yok... Hayır efendim, 'nerd', 'inek' gibi hakaret içermez, bilakis çok okuyup çok çalışan, IQ'sü normalin üzerinde seyreden, sessiz-sakin tiplere denir.
Yeni DışiÅŸleri Bakanımız, Ermenistan'la anlaÅŸmanın hemen ardından Suriye ile sınırları kaldırma operasyonuna giriÅŸti. Türkiye'nin, kendi deyimiyle bölgede 'sıfır problem politikası'ndan, yine kendi deyimiyle 'maksimum iÅŸbirliÄŸi' sürecine geçmesi, epey hızlı oldu... Bundan 1 yıl önce Today's Zaman gazetesine, uzun zamandır Türkiye'nin 'güçlü kaslar, zayıf mide, sorunlu kalp ve ortalama beyin'le algılandığını söyleyen DavutoÄŸlu, bu algıyı hakikaten deÄŸiÅŸtirecek gibi de görünüyor... HoÅŸ, mide ve kalp problemi kolay kolay ortadan kalkacak gibi deÄŸil!
Kimileri bu müstehzi gülüÅŸlü akademisyeni küçümserken, onun bir 'proje çocuk' olduÄŸu da söyleniyor. Ne projesi, diyeceksiniz. Ailesi tarafından 'misyon sahibi' bir evlat yetiÅŸtirme projesi. Türkiye ÅŸartlarında 'beyaz' gibi eÄŸitilip, zenci olduÄŸunu asla unutmayan... Beyazlara ait kulvarda da koÅŸabileceÄŸini gösteren bir evlat.
BEYAZLARIN OKULU
Benzetme mantıklı gelse de, beyaz ve zenci ayrımında 'imam hatip'e deÄŸil de İstanbul Erkek Lisesi'ne gönderilmesinin örnek verilmesi pek yerinde deÄŸil. DavutoÄŸlu'nun 'zenci'liÄŸini bilemem ama kendi okulumu iyi tanırım: İstanbul Erkek Lisesi'ni, -en azından bizim okuduÄŸumuz zamanda- farklı kılan, beyazların eÄŸitim gördüÄŸü yer olması deÄŸildi. Aksine, devlet okulu olduÄŸu için çoÄŸunluÄŸun ailesi memur, tüccar veya esnaftı... Bu anlamda 'beyazlar' genellikle koleje giderdi ve bir numarada Robert Kolej vardı. Olmadı Alman, Avusturya Lisesi ve Fransız kolejleri... Kaldı ki DavutoÄŸlu'nun ortaokul yıllarında bugünkü imam hatip-kolej ayrımı yoktu. Belli ki iyi puan tutturmuÅŸ, girmiÅŸ...
İstanbul Erkek'te 'zenci' boldu; zenciden tek kastınız muhafazakar ve orta sınıf bir aileden gelmekse... Süper çalışkanların ve süper zekaların yuvasıydı, hala da öyle. Anadolu'dan gelip yatılı okuyan çok öÄŸrenci vardı, diÄŸerlerinde parmakla sayılacak kadar az burslu. Bizim okuldan bol miktarda mühendis, doktor ve politikacı (Mesut Yılmaz) çıktı. Çünkü fen bilimlerinde acayip iddialıydı.
ASIL ZENCİ KİM?
Bu yüzden DavutoÄŸlu'na afacan bir çocuk edası veren gözlerine bakınca, beyazların içinde yetiÅŸen bir zenci deÄŸil, tipik bir İstanbul Erkek'li görüyorum: Çelik gibi Alman disiplininden geçmiÅŸ, görüntüde mütevazı ama alanında hırslı, analitik zekaya sahip, gerçek anlamıyla çalışkan bir dünyalı... BoÄŸaziçi Üniversitesi'nde okumasını da, 'Derin Strateji'yi yazmasında da, bugün Türkiye'nin kalp-mide-beyin problemlerini çözmeye soyunmasında da bunun etkisi olduÄŸu kesin. Hatta bölgede ekonomik gücü ön plana çıkarmasında, öÄŸrenciliÄŸin eski Düyun-u Umumiye binasında geçmesinde etkisi vardır, kim bilir?
'Azınlık' anlamındaki zenciler ise, altıya bir oranındaki kız öÄŸrencilerdi. Kendimizi hiç zenci hissetmedik! Ama okuldaki asıl zenci, kimdi biliyor musunuz? Sırf babası komünist olduÄŸu için müdürün odasına çaÄŸrılıp dövülen arkadaşımızdı...
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.