AKŞAM 07 EYLÜL 2009, PAZARTESİ
Yayın yönetmeni Özkök'ün umreye gideceÄŸini baÅŸyazar Oktay EkÅŸi, 'yol arkadaşı' Ahmet Hakan'dan öÄŸrenmiÅŸ. YazıiÅŸleri toplantısında 'Sahi mi' diye sormuÅŸ. 'Evet' cevabı alınca da tepkisi 'Hay Allah, sen ne deÄŸiÅŸik adamsın' olmuÅŸ. EkÅŸi 'Biri gelip bana umreye gider misiniz diye sorsa nasılsınız derim. İlgi alanım deÄŸil. Oraya gitmeye kalksam beklenen gazeteciliÄŸi yapabileceÄŸimi söyleyemem' diyor
Oktay EkÅŸi'nin baÅŸyazarlık yaptığı bir gazetede, genel yayın yönetmeni ve etkin bir köÅŸe yazarının umre ziyaretinin yazı dizisi haline getirilmesi size ne hissettiriyor?
ErtuÄŸrul Özkök bu gazetenin gelmiÅŸ geçmiÅŸ en önemli yayın yönetmenlerinden biri. DeÄŸiÅŸik bir yönetmendir. Fevkalade liberal bir kiÅŸiliÄŸe sahip. Bu nedenle beni zaman zaman çok da ÅŸaşırtır. Umreye gideceÄŸi yönünde bilgi önceden bir yerde çıkmıştı.
Ahmet Hakan köÅŸesinden haber vermiÅŸti.
Evet, galiba onda okudum, sonra yazı iÅŸleri toplantısında 'Sahi mi' dedim, 'Gerçekten umreye mi gideceksin?' 'Evet, ciddi gideceÄŸim' dedi. 'Hay Allah' dedim, 'Ne deÄŸiÅŸik adamsın!'
Neden? Umreye gitmek için deÄŸiÅŸik mi olmak gerekiyor?
Beklemiyordum. Ama ErtuÄŸrul gazetecilik söz konusu olunca kendini tutamaz. Hele konuÅŸulacak bir ÅŸey yakaladıysa zapt etmek mümkün deÄŸildir.
Peki siz gazetecilik söz konusu olunca nasıl olursunuz?
Benim kendi frenlerim vardır. Bazı ÅŸeyleri yapmam. ErtuÄŸrul için böyle bir ÅŸey söz konusu deÄŸil.
Neyi yapmazsınız?
Galiba ben ErtuÄŸrul kadar çok konuÅŸulmayı seven biri deÄŸilim. Bunca yıl içinde inÅŸa edilmiÅŸ sınırlarım var. O sınırları aÅŸmak söz konusu olunca beÅŸ kere düÅŸünürüm. Mesela bunca yıldır buradayım, blue jean'le gazeteye ilk kez birkaç ay önce geldim.
Kurallarınız var.
Evet, var.
ErtuÄŸrul Bey'in yok mu?
O çok rahat. HoÅŸuna gidiyorsa, dürüstlük açısından sakıncası yoksa dinlemez yapar.
Bu özelliÄŸi umre ziyaretine nasıl baÄŸlıyorsunuz? Sizce umreye gitmek anormal bir ÅŸey mi?
Hayır deÄŸil ama birisi gelip bana 'Umreye gider misiniz?' diye sorsa 'Nasılsınız?' diye sorarım. Benim ilgi alanım deÄŸil. Oraya gitmeye kalksam beklenen gazeteciliÄŸi yapabileceÄŸimi söyleyemem.
İnançla iliÅŸkinizden dolayı mı?
Hayır. Öteki dinlerle ilgili bir tören de olsa kendimi konuya yabancı hissederim. Ben gitmezdim.
Hakikaten ErtuÄŸrul Bey 'Bir dahaki sefere de siz gidin' dese?
Bir baÅŸkası gitsin, derim. Herkesin yapabileceÄŸi ÅŸeyler var. Kendimi yadırgarım. Ama yapılanı ilgiyle okuyorum. İyi bir gazetecilik. Bu gidiÅŸi bütün medyanın olayı haline getirmek kolay bir ÅŸey deÄŸil.
Laiklikle ilgili kaygıları belki de en fazla öne çıkan yazarsınız. Bu dizinin gazetenizde geniÅŸ yer bulması bu kaygılarınızı artırıyor mu?
Hayır, laik deÄŸerlere sahip olmakla çatışan bir tarafı yok. Laiklik konusunda en az benim kadar duyarlı insanlar da gidiyorlar.
Sizin bu seyahatten rahatsızlık duyduÄŸunuz yönünde rivayetler vardı ama.
Yok, yok. Hiçbir rahatsızlığım yok.
Zaten Özkök ve Hakan katıldıkları bir televizyon programında 'Oktay Bey bizi o akÅŸam uÄŸurladı' dedi.
O akÅŸam biz gazetede aÅŸağıdaydık. Onlar ayrılmadan önce 'Size güle güle demeye geldik' dedim. İyi dileklerimi söyledim, ÅŸakalaÅŸtık, ayrıldık.
İki şeyi anlamıyorum: Sit-com ve ikoncan
Özkök bir süredir Hüriyet'in içinden bir sit-com yaratmak istediÄŸini yazıyor.
Ben onu hala anlayamadım. Sordum da bu nedir diye. İki ÅŸeyi anlamıyorum, bir sit-com, bir de ikoncan (gülüyor)...
Anlamıyorum deseniz de dahil oldunuz. Evinizdeki 'atış partisi' üzerine ErtuÄŸrul Bey'in kaleme aldığı yazıda siz önemli rollerden birindeydiniz.
Evet, siz bizim yazı iÅŸleri toplantısına gelseniz... Bundan daha keyif verici bir ortam zor bulursunuz. Genel yayın yönetmeninin kiÅŸiliÄŸi çok önemlidir, gazete atmosferini etkiler. ErtuÄŸrul tüy kadar hafiftir.
Her ne kadar 'sit-com'a dahil edilseniz de son dönemde eski tarz gazeteciliÄŸin demode olduÄŸu, yazıya kendini katan, life-style yazan yazarların yükseleceÄŸi üzerine makaleler yazılıyor. Üzerinize alınıyor musunuz?
Niye alınayım? Hiç aldırış ettiÄŸim bile yok. ErtuÄŸrul 'Åžu demode oldu' diyor, 'Tanrı yazar artık yok' diyor... DoÄŸru ama tanrı yazar, o yazmadan önce de pek yoktu. Onun gözüne batanlar yüzünden bunları yazdı.
n Bazen sizi kast ettiÄŸini düÅŸünüyorum.
(Gülüyor...) Demek ki yüzüme söylemeyecek kadar ince davranıyor!
Aranızda bir güç kavgası var mıdır? Siz ona ErtuÄŸrul diyorsunuz, o ise size Oktay Bey.
DoÄŸrudur, öyle deriz ama aramızda öyle bir kavga hiç olmadı. Aklımızdan bile geçmedi. ErtuÄŸrul fevkalade içi dışı birdir. Sıfır kompleksle yaÅŸadığını söyleyebilirim.
DeÄŸiÅŸime açık, biraz çılgın ve biraz provokatif bir yayın yönetmeninin sizin gibi çok istikrarlı ve deÄŸiÅŸmez çizgili bir baÅŸyazarla çalışması nasıl oluyor?
İşte bunu ona sorun. Sıkıntıyı çeken o.
Gülen'ci gazetecide kalite önemli
35 yıldır çizginizi hiç deÄŸiÅŸtirmiyorsunuz. Oysa Hürriyet'in zaman zaman deÄŸiÅŸtiÄŸi iddia ediliyor. Bu bir çeliÅŸki doÄŸuruyor mu?
Hürriyet temel deÄŸerlerde deÄŸiÅŸmez. Siyasi konjonktüre Oktay EkÅŸi'den daha uyumlu olabilir. Bu eskiden beri böyleydi. Åžimdi de böyle olmasında yadırganacak bir ÅŸey yok.
Mesela Hürriyet'in Gülen cemaatine yakınlaÅŸtığı, bazı isimlere bu nedenle yer açıldığı ileri sürülüyor. Katılıyor musunuz?
Buradaki temel bakış gazetecilik açısından bu adam yararlı mı deÄŸil mi bakışı. Ahmet Hakan geldiÄŸi zaman da bu tartışıldı. Gülen dünyasında bulunmuÅŸ isimler buraya gelince gazetecilik kaliteleri müsaitse kalırlar. Ben temel çizgiyi deÄŸiÅŸtirecek bir politika veya onun belirtisi diye ileri sürülen hususlara kulak asmam.
ErtuÄŸrul Özkök'ün yayın yönetmenliÄŸinden ayrılacağı rivayetine kulak asar mısınız?
O dediÄŸiniz olduÄŸu zaman burada ben olmam. Çünkü temel deÄŸerler gitmiÅŸ olur. İnÅŸallah olmaz.
'Burada kalmam' demek gazeteciliğe nokta koymak mı?
Evet, öyle olur. BaÅŸka ÅŸey düÅŸünmem. Buradan ayrılacak olsam ne yaparım biliyor musunuz? Köyde ev yaptırdım. Mesudiye'nin AÅŸağı Gökcek köyünde. Oraya bütün yazı yaÅŸamımın koleksiyonları ciltler halinde gitti. Harç bitti, yapı paydos derlerse orada dünyam var. Tabii saÄŸlık da varsa...
Ben zaten her acının tiryakisi olmuşum ömür boyu bitmeyen derdimle yorulmuşum