Ben New York uçağından indim, o da Sanayi Bakanı'yla birlikte gittiÄŸi Çin'den döndü. Neredeyse eÅŸzamanlı olarak İstanbul'daydık, 10 gün önceden kararlaÅŸtırdığımız randevumuz için buluÅŸtuk...
Alpaslan Korkmaz'dan bahsediyorum. Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı BaÅŸkanı'ndan.
BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan'ın bulup getirdiÄŸi çok parlak bir isim. Hemen hemen aynı yaÅŸtayız, henüz 40'ın altında. Aynı zamanda İsviçre vatandaşı ve daha önce İsviçre hükümeti adına yatırım ajansında aynı görevi yürütüyordu. Tıpkı İlber Ortaylı gibi kaç yabancı dil konuÅŸabildiÄŸine ÅŸaşırıyorsunuz. DoÄŸrudan BaÅŸbakan'a baÄŸlı çalışıyor. Yabancı sermayeyi Türkiye'ye çekmek için çabalıyor. Bazılarını tanıyorum, hepsi en az iki-üç dil bilen müthiÅŸ bir ekip kurmuÅŸ.
Dikkatimi ilk çektiÄŸinde üç yıl öncesiydi, göreve yeni baÅŸladığında yabancı haber kanallarında Türkiye'nin bir reklamına rastlamıştım. 'DüÄŸmeye basın' sloganı kullanılıyordu, estetik bir Türkiye bayrağı vardı. Tıpkı 'Makedonya'ya yatırım yapın' kampanyasındaki gibi yabancı sermayeye çaÄŸrıda bulunuluyordu. 'Bu iÅŸin arkasında kim var?' diye merak ettiÄŸimde onun ismi karşıma çıkmıştı. Zaman içinde öÄŸrendim ki uluslararası baÄŸlantıları çok güçlüydü. Medyada görünmeyi de pek sevmiyor. Programı da o kadar yoÄŸun ki, ekim ayı içinde sadece iki gün İstanbul'da kalacak.
Uçakta, İlber Ortaylı'nın son ÅŸehzade Osman Efendi yazısında, 'o, doÄŸuÅŸtan gelen hukukundan ziyade ÅŸahsiyeti ile prensti' ifadesinden etkilenmiÅŸtim. Osman Efendi'nin Cumhuriyetimizle içten gönül bağı kurmasından ve barışık olmasından da... Fakat yazıda beni asıl düÅŸündüren, 'ömrü boyunca pasaportsuz yaÅŸadı, BaÅŸbakan ErdoÄŸan birkaç yıl önce kendisine Türk pasaportunu verdirdi' cümlesiydi.
Alpaslan Korkmaz'la sohbetimizde, dünya üzerindeki Türkleri, onların yaygınlığını, giriÅŸimciliÄŸini konuÅŸurken bu yazıdan da bahsettim. İşte o anda çok heyecanlandığım bugünkü manÅŸetimiz ortaya çıktı. Milyonlarca insanın günlük hayatının bir parçası haline gelen ve elektronik postalarını cep telefonlarından okumalarını, yanıtlamalarını saÄŸlayan BlackBerry cihazının mucidiyle ilgili hem de uluslararası niteliÄŸi olduÄŸunu düÅŸündüÄŸümüz bir geliÅŸmeyle karşılaÅŸtık.
TÜRKİYE DOÄžUMLU LAZARİDİS İÇİN BAÅžBAKAN DEVREDE
Alpaslan Korkmaz, 'bak aynı ÅŸekilde bir güzel giriÅŸim daha var' dedikten sonra BlackBerry'nin kurucusu ve CEO'su olan Mike Lazaridis için de Türk pasaportu verilmesine çalıştıklarını söyledi. Hikayesi müthiÅŸ. MeÄŸer teknoloji dünyasının en önemli isimlerinden olan Lazaridis İstanbul doÄŸumluymuÅŸ, Pangaltı'dan göç etmiÅŸler.
İstanbullu bir Rum ailenin çocuÄŸu olan Lazaridis'le, Korkmaz görüÅŸmüÅŸ ve Türk vatandaÅŸlığını konuÅŸmuÅŸlar. Her iki tarafın da canı gönülden istediÄŸi bu projeyi gerçekleÅŸtirmek için Korkmaz harekete geçmiÅŸ, gerekli giriÅŸimlerde bulunmuÅŸ. Bu durumlara ilgisini bildiÄŸi BaÅŸbakan ErdoÄŸan'a konuyu açmış ve 'derhal yapın' talimatını almış. Fakat, bir askerlik sorunu ortaya çıkmış. Alpaslan Korkmaz, 'Genelkurmay BaÅŸkanlığı ile de temasa geçtik. Sorunu halledeceÄŸiz' dedi.
Ne kadar güzel bir geliÅŸme deÄŸil mi?
Peki, Lazaridis Türk pasaportu alınca biz ne kazanırız? İşte Alpaslan Korkmaz'ın yanıtı:
'Hele bir TürklüÄŸünü, İstanbulluluÄŸunu deklare etsin. Bu baÅŸlı başına önemlidir. Bunun Türkiye'nin uluslararası algısına müthiÅŸ katkısı olur. Ayrıca BlackBerry'nin Avrupa'da küçük bir AR-GE bölümü var. Biz, daha büyük bir araÅŸtırma geliÅŸtirme ünitesinin Türkiye'de açılmasını istiyoruz. Bunu teklif ettik kendilerine.'
TÜRKİYE'NİN 17 YATIRIM ELÇİSİ...
İşin perde arkasında iyi bir planlama ve geniÅŸ açılı bir vizyon duruyor. İsimlerini yazmayayım, tamamı kendi ülkelerinin en büyük ÅŸirketlerinde görev yapmış uluslararası sermayenin tanınmış simaları ile anlaÅŸmalar imzalanmış. Bunlar Yatırım Ajansı adına o ülkelerde faaliyet gösteriyorlar. İşte BlackBerry giriÅŸiminin içinde böyle bir isim var. Halen Kanada'da yaÅŸayan, yine İstanbullu Ermeni olan bir iÅŸadamı bu 17 kiÅŸiden biriymiÅŸ. Alpaslan Korkmaz'la Lazaridis'i buluÅŸturan da oymuÅŸ.
Åžimdi burada biraz durup düÅŸünmek gerekmiyor mu?
Anlattığım bu olay, küreselleÅŸen dünyada, en büyük kriz çağında nasıl bir anlam taşıyor?
Türkiye'nin, uluslararası sermaye dolaşımındaki yeri ve hedefleri konusunda ipuçları vermiyor mu?
Åžehzade Osman Efendi'ye 90 yıl esirgenen pasaportun verilmesinde tanık olduÄŸumuz böyle bir arayışın, BlackBerry'nin mucidine, köklü bir İstanbullu'ya uzanmasında önemli, çok önemli mesajlar yok mu?
Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümeti'nin, siyasal liberalizm mantığında sorunlar olsa da ekonomik liberalizm zihniyetinde Türkiye adına sevinmemiz gereken izler yok mu?
Bunları tartışmayalım mı?
Ne dersiniz?
Daha 12 yaşında bütün bilim kitaplarını okudu
Mike Laziridis, 1961 yılında İstanbul'da doÄŸdu. Henüz 5 yaşındayken ailesiyle birlikte Kanada'ya göç etti. 12 yaşına geldiÄŸinde Ontario kentindeki Windsor Kütüphanesi'nde bulunan bütün bilim kitaplarını okuduÄŸu için ödül aldı. Waterloo Üniversitesi'nde elektrik mühendisliÄŸi öÄŸrenimi görürken, General Motors için yeni bir bilgisayar sistemi tasarladı ve 500 bin dolarlık projeyi üstlendi. Mezun olmadan son sınıftayken üniversiteyi terk etti. General Motors'tan kazandığı para ve ailesinden aldığı 15 bin dolar borç ile Research In Motion'u (RIM) kurdu. GeliÅŸtirdiÄŸi RIM kablosuz veri transferi teknolojisi ile Blackberry mobil cihazların doÄŸmasını saÄŸladı. 2005'te Blackberry telefonları dünyada bir fenomen haline geldi. 11 milyar dolar yıllık cirosu olan ve 12 bin kiÅŸi istihdam eden Research In Motion'un CEO'su olan Laziridis'in kiÅŸisel serveti 1.7 milyar doları aşıyor. Ancak, BlackBerry'nin yeni modelleri son dönemde Apple'ın iPhone'u karşısında beklentileri tam karşılamayınca ÅŸirket hisseleri biraz deÄŸer kaybetmeye baÅŸladı.
Ben zaten her acının tiryakisi olmuşum ömür boyu bitmeyen derdimle yorulmuşum