Nihal KemaloÄŸlu nihal.kemaloglu@aksam.com.tr

kategori2

Futbolun dilinde bağıran 'Ayrımcılık'

Tribünlerden, harlanan etnik ayrımcılık yükselirken, ürettiÄŸimiz demokratik deÄŸerlerle yüzleÅŸiyoruz.
Toplumsal zihnimizin derin kodlarında kayıtlı etnik ayrımcılık, sloganlarla stadyumlara taşınıyor.
Tribünün sesinin sokağın sesi olduÄŸunu çok iyi biliyoruz...
Siyasi geleneÄŸimizin diliyle 'barışı' konuÅŸamayan bir süreçteyiz.
Popülist mazlumlukla takviye edilen siyasetin kliÅŸeleri barışın sözcüklerini içermiyor.
Narsist maÄŸduriyet vurguları ya da magazinel milliyetçilikle kitlesel gerilimi tırmandırıyor.
Mazlumlukla yırtıcılık arasına sıkıştırılan yoksulluk ve öfke, 'ötekisini' statlardan kovuyor.  
Bursaspor-Diyarbakırspor karşılaÅŸmasında Bursalı taraftarların Diyarbakırspor oyuncuları ve seyircileri için 'PKK dışarı' sloganlarıyla konuk takım 'bölücü olarak yaftalandı.
Bir Türkiye takımı olan ve Futbol Federasyonu'na baÄŸlı Diyarbakırspor 'PKK' olarak ilan edilip, seyircisi de taÅŸlı, hakaretli saldırıya maruz kaldı. Kendi dilimizle kendimizi biz bölüyorduk.
Bursaspor BaÅŸkanı'nın 'EÄŸer bu sloganlar ceza alacaksa bizim hiçbir maçımızı sahamızda oynamaya gerek kalmaz' açıklaması ise makul deÄŸildi.
Bu sloganlar pek tabii ki ceza almalıydı, Bursaspor bir Avrupa takımı olsaydı böyle beyanlarda bile bulunamazdı.
Geçen haftalarda oynanan
Fenerbahçe-Diyarbakırspor karşılaÅŸmasında İstiklal Marşı söylenirken ıslıklandığı iddiasıyla Diyarbakırspor'a hemen ceza verilmiÅŸti.
Bursa'daki maç sonrası kamuoyuna karşı el sıkışan baÅŸkanlar ÅŸimdilik durumu normalleÅŸtirilmiÅŸ kabul ediyorlardı ama arka planda yakın geçmiÅŸ futbol tarihimizdeki ayrımcı ve aÅŸağılayıcı örneklerini hepimiz hatırlıyorduk.
Sivassporlu İsrailli futbolcunun uÄŸradığı taciz, 'Ermeni Malatyaspor' pankartları, tribünlerde oturan beyaz berelilerin 'Hepimiz Ogün'üz' sloganlarının vardığı yerde, 'Diyarbakırspor ve PKK' özdeÅŸleÅŸtirilmiÅŸti.
Öteki takım üzerinden kurulan futbolun kendi doÄŸasındaki rekabet ve kazanmak, popülist milliyetçiliÄŸin ÅŸiddet çaÄŸrışımlarıyla ÅŸiÅŸirilip 'ayrımcılığın pratiÄŸine' dönüÅŸtürülüyor son yirmi yıldır.
Futbol kültürümüzü bir toplumsal metin olarak okuduÄŸumuzda içindeki indirgeyici, aÅŸağılayıcı dilin ÅŸiddetini daha net anlayabiliriz.
Bu aslında toplumda yaÅŸatılan ve üretilen ayrımcılığın dokunulmaz alan olan tribünlerde yankı bulması...
Köklerinde ırkçılık ve ayrımcılık bulunan Avrupa, ağır disiplin kurallarıyla kapsamlı biçimde tribün ırkçılığını cezalandırıyor.
UEFA, insan onurunu zedeleyecek ÅŸekilde ırk, renk, etnik köken veya dini ayrım yapan futbolcuya 5 maç ceza veriyor.
Ayrımcı tezahüratta bulunan taraftarın takımına ise 30 bin İsviçre Frangı'ndan az olmamak üzere ceza verip, maçlarını tarafsız sahaya almaktan seyircisiz maç oynatmaya, hükmen maÄŸlup saymaktan puan indirimine kadar çeÅŸitli cezalar uyguluyor.
Büyük bir toplumsal güç olan futbol kültüründeki 'ayrımcılıkla' ciddi yaptırımlarla mücadele edilmesi gerekirken 'münferit olay' kalıplarına sığınmamak gerekiyor.    
Medyanın attığı 'Tribünler açılımı reddetti!' manÅŸetleri de medyanın popülist milliyetçi körüklemelerinin ibretlik örneÄŸi oluyor.

 

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3