Tribündeki kriz bundan sonra, yeÅŸil sahalardan sokaÄŸa, gündelik hayata ve siyasete sıçrar mı?
Öncelikle nasıl bugünkü tabloya gelindiÄŸini anlamak durumundayız.
Sorunların üstü örtüldü, günü kurtarmakla yetinildi, ciddiyetle tedbirler alınmadı, hiç ama hiç riske girilmedi. Yoksa futbol dünyası, yıllardan beri çeÅŸitli tehlike sinyalleriyle sarsılmıştı.
İşte bugün, tam tersini yapmak, Bursa'da yaÅŸananları bir 'uyanın mesajı' olarak okumak zorundayız. Uyanmalıyız.
Radikal karar almak yine bugünkü federasyona kalmıştır. Yakın tarih uygulamaları, mevcut yönetimin gerektiÄŸinde sert ve devrim niteliÄŸinde adımlar atabildiÄŸini gösteriyor.
İlk günden itibaren konunun üzerine giden, 'tribünde siyasete hayır' sloganını kullanan AKÅžAM olarak krizin fırsata dönüÅŸtürülebileceÄŸine inanıyoruz.
Daha önce görülmemiÅŸ derecedeki kamuoyu farkındalığı ve desteÄŸi bize o umudu fazlasıyla vermektedir.
FEDERASYON BAÅžKANI'NIN TELEFONU
Futbol camiasında dün hareketli anlar yaÅŸandı. Federasyon yönetimi ile Diyarbakır-Bursa-Ankara arasında yoÄŸun temaslar ve görüÅŸme trafiÄŸi gerçekleÅŸti.
Ben de konuyla ilgili bir dizi telefon konuÅŸması yaptım. Futbol Federasyonu BaÅŸkanı Mahmut Özgener aradığında uzun uzun meselenin tarihi geliÅŸimini tartıştık.
Özgener, futbolun içinden gelen bir isim olarak kendi yaÅŸadıkları doÄŸrultusunda hayli etkileyici analizlerini bana aktardı. Bir çeÅŸit 'dertleÅŸme' görüÅŸmesiydi. Åžu kadarını söyleyeyim; federasyon olayın ciddiyet boyutunun farkında ve buna uygun kararlar alma eÅŸiÄŸinde. Bunu önemsedim çünkü düne kadar yetersiz kaldıklarını düÅŸünüyorum.
Söylediklerinde yazmak için izin istediÄŸim, çok önemsediÄŸim bir bölüm var. O, konunun Ankara boyutuyla ilgili.
BAŞKAN: SPORDA ŞİDDET YASASI YETERSİZ
TFF BaÅŸkanı Özgener, ÅŸahit oldukları birtakım somut olayları anlattı ve yasal düzenleme ihtiyacına iÅŸaret etti. BaÅŸkana göre Sporda Åžiddet Yasası, yaptırımı olmadığı için yetersiz, iÅŸlevsiz.
Tribündeki küfürden de rahatsız olduklarını ve önlenmesi için valiliklerin de devreye girmesi gerektiÄŸini söyledi.
Haklı, her şeyi federasyondan beklemek olmaz, topyekun bir hareket planı zorunluluğu hissediliyor.
Kabul etmeliyiz ki; geçmiÅŸ hükümetler, federasyonlar, hatta bölgedeki asker dahil üst düzey yöneticiler iyi niyetli ama yanlış futbol politikalarıyla bugünlere gelmemize neden oldular.
Devlet Diyarbakır'ı adeta zorla lige çıkarma ve orada mutlaka tutma stratejisinde hatalıydı. Bu 'özel uygulama' diÄŸer ÅŸehir takımlarında 'etnik bir taraftarlık', 'aşırı bir motivasyon' kaynağı oldu. 'Diyarbakır'ı koruyalım, sporun köprü iÅŸlevinden yararlanalım' derken kocaman bir karşı cephe açtılar.
Diyarbakırspor'un ÅŸimdiki baÅŸkanı hariç önceki yöneticileri de hep maÄŸduru, mazlumu oynadılar. Bu tutum da ters tepti.
Diyarbakır'daki maçlarda dayak yiyen takımlar oldu, sessiz kalındı, iÅŸ Bursa'ya kadar uzadı. Åžimdi yine sessiz kalınırsa kriz tırmanır, tırmanır...
ÇARE İÇİN ZİRVE ÜSTÜNE ZİRVE
Bir maç, iki açılımın da kaderiyle kesiÅŸti. Kürt açılımının önüne, Bursa'daki stattan yükselen 'tehlike çanlarının güçlü sesi' çıkabilir. Aynı sahada oynanacak Ermenistan maçı da Ermeni açılımının geleceÄŸini belirleyebilir.
Tekrarlayayım; ÅŸahsen maçın yerinin deÄŸiÅŸtirilmesi gibi radikal uygulamalara ihtiyaç olduÄŸunu düÅŸünürüm, güçlü mesajlar vererek geleceÄŸi kurtarmak için.
Bu bir kriz yönetimi tavrıdır.
Zor görünüyor ama ben öyle yapardım.
Dün federasyon zirve üstüne zirve toplantılarına sahne oldu. Özgener yönetimi hukukçuları da topladı. Tribündeki ÅŸiddet ve ırkçı tezahüratla ilgili yönetmelik deÄŸiÅŸiklikleri yapacaklar. Takip edeceÄŸiz. Futbolun kaderi, siyasetin ve ülkenin geleceÄŸi ile hiç bu kadar kesiÅŸmemiÅŸti.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Ben zaten her acının tiryakisi olmuşum ömür boyu bitmeyen derdimle yorulmuşum