Türkiye'de siyasetin neler getireceÄŸi bilinmez. Buralarda bir buçuk-iki yıl sonrası için saÄŸlıklı öngörülerde bulunmak çok olası deÄŸildir. Hele CumhurbaÅŸkanlığı gibi politik hayatın zirve hedefi söz konusu ise... Rahmetli Özal'ın dediÄŸi gibi 'Reis-i Cumhurluk bir takdir-i ilahidir. Çok kiÅŸinin aklından, gönlünden geçer, kime nasip olacağı bilinmez.'
Bütün bunları kabul etmekle birlikte bugün BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan'ın 2012 yılında Çankaya KöÅŸkü için adaylık düÅŸündüÄŸünü söylersek yanlış olmaz.
ErdoÄŸan bana göre, 2011 seçimlerini kazanıp, bir yıl sonra halkın seçeceÄŸi CumhurbaÅŸkanı olmak gibi bir planlama içinde.
Bu hedef doÄŸrultusunda önümüzdeki 24 ay için halk üzerindeki popülaritesini ve parti teÅŸkilatının motivasyonunu yüksek tutmak istemesi doÄŸaldır.
Son Bakanlar Kurulu'nda, kongreye sayılı günler kalmışken CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül'ün görev süresinin beÅŸ yıl olacağına dair kabinenin eÄŸilimi kamuoyuna duyuruldu. Yedi yıl deÄŸil, beÅŸ yıl.
Zaten, ErdoÄŸan yakın tarihlerdeki açıklamasında sadece bir kez daha milletvekili seçimlerine gireceÄŸini ilan etmiÅŸti. 'TüzüÄŸümüz bunu emrediyor, üstelik gençlere yol açıyoruz' diyerek...
Partinin dün oluÅŸan yeni yapısında, yetkili kurullarında ErdoÄŸan'ın hayli stratejik kararlar aldığı belli oluyor. Tıpkı son kabine deÄŸiÅŸikliÄŸi gibi 'Gül dengesi' de gözetilmiÅŸ.
ErdoÄŸan, konuÅŸmasında uzun uzun milli davamız Kıbrıs'ı anlatırken, küresel dosya Ermenistan'a deÄŸinmedi, tam o sırada televizyonlar son dakika haberi olarak Gül'ün Ermeni diasporasına yönelik sözlerini ekrana yansıtıyorlardı. Bu tesadüf de bir çeÅŸit iÅŸ bölümü ve konu paylaşımı dengesini yansıtıyor gibiydi...
LAİKLİK TARTIÅžMASI BİTTİ, GÜNDEM AÇILIM
ErdoÄŸan'ın konuÅŸmasının analizi de bize ipuçları veriyor.
Dikkat ediyor musunuz: laiklikle ilgili tartışmaların geride bırakıldığı bir sürecin içindeyiz. Ne türban kaldı ne laik-anti laik çatışması... Kapatma davasının açıldığı günden beri çok özenli davranıp gündeme bu konuların gelmesini engellediler. Siyasetin sahasında artık irtica tehdidi yok, bunun yerine Cumhuriyet'in bir baÅŸka sorunlu alanı Kürt konusu var. Söylem ve eylemdeki bu çarpıcı deÄŸiÅŸiklik Adalet ve Kalkınma Partisi'nin sistemle uyumu ve kurulu yapıya entegrasyonu açısından belirleyici. KavÅŸaktaki bu makas deÄŸiÅŸimi devlet kurumlarıyla iktidar partisi arasında bir paralellik oluÅŸturuyor. Oysa laiklik gündeme geldikçe, oradaki ahenk bozuluyordu.
KÜSKÜNLER AÇILIMI
BaÅŸbakan'ın kongreye hitabı 'duygu tonlaması güçlü' bir içerikteydi.
KonuÅŸma ÅŸiirlerle desteklenmiÅŸti. Çok tartışma yaratabilecek Said-i Nursi referansının alt zemininde, dengeleyici unsur olarak, üzerinde düÅŸünüldüÄŸü anlaşılan 'sevseniz de sevmeseniz de, fikirlerini beÄŸenseniz de beÄŸenmeseniz de' vurgusu vardı. Ayrıca 'Mevlana'dan Sebahat Akkiraz'a, Yunus'tan Cem Karaca'ya, Mehmet Akif'ten Pir Sultan Abdal'a, Nazım'dan Hacı BektaÅŸi Veli'ye kadar' geniÅŸ bir kapsayıcılık söz konusuydu. Adeta 'Türkiye'nin bütün kültürel kodlarını kapsama arayışı' veya kimi yönleriyle ve bir bakıma 'küskünler açılımı'...
İktidar partisinin üçüncü olaÄŸan kongresinin en belirleyici özelliÄŸi, 2011'de yapılması beklenen seçimlerin kadrolarını oluÅŸturması.
2012 CumhurbaÅŸkanlığı seçiminin zorlu virajlarında partinin komuta kademesindeki isimlerini, yani strateji belirleyecek ve onu uygulayacakları seçtiler.
BaÅŸbakan'ın danışmanı Ömer Çelik, dün AKÅžAM'a yaptığı açıklamada 'bu bir derin demokrasi kongresidir' diyor.
ERDOÄžAN'IN TEK BAÅžINALIÄžI VEYA TEK ADAMLIÄžI
ErdoÄŸan'ın iç kabinesinin bir diÄŸer ismi Yalçın AkdoÄŸan da üç gün önceki yazısında 'Hem AK Parti hükümet olarak Türkiye'yi dönüÅŸtürüyor. Hem de Türkiye'nin gerçekliÄŸi ve hükümet politikaları AK Parti'nin dönüÅŸmesini saÄŸlıyor' deÄŸerlendirmesini yapmıştı.
Aslında karşı karşıya kaldığımız durum, dönüÅŸen ve dönüÅŸtüren liderlik.
Parti, Türkiye'nin siyasal coÄŸrafyasında ne kadar büyük bir alanı iÅŸgal ediyor ve rakiplerine hiç boÅŸ saha bırakmıyorsa, aynısını ErdoÄŸan kendi partisi bünyesinde de gerçekleÅŸtiriyor. Kongre bir daha gösterdi ki yüksek temposu ve popülerliÄŸi ile ErdoÄŸan partide adeta tek adam pozisyonunda. Kongrede tek aday ve tek liste görüntüsü de bunun yansıması.
Dün yakınındaki isimlerden birisine 'bu tempoyu ne kadar sürdürebilir ki?' diye sordum. Tebessüm etti, '2012'ye kadar' dedi...
Evet, dün Ankara'da Türkiye'nin tanık olduÄŸu, 'bir veda kongresiydi.'
Ben zaten her acının tiryakisi olmuşum ömür boyu bitmeyen derdimle yorulmuşum