BURSA
Çorbamı içip, maç saatini beklemeye baÅŸladığımda, Büyük Divan'ın
güleryüzlü garsonu Mustafa, 'Belki bakmak istersiniz' diyerek Bursa'nın meÅŸhur gazetesi Olay'ı uzattı. ManÅŸette: 'Barış gecesi, dünyanın gözü sahadan çok tribünde' yazıyordu.
Maç için bizleri, o her zamanki titizlikleriyle Çankaya KöÅŸkü protokol görevlileri karşıladı, CumhurbaÅŸkanlığı forsu bulunan zarfın içinde maç biletimiz ve program bilgileri vardı. Özel bir araçla stada götürüldük, resepsiyon için beraber döndük.Bundan on üç ay öncesine
gittim, Gül'ün Erivan'daki maçı izlediÄŸi anlara...
6 Eylül 2008'den bugüne neler deÄŸiÅŸti?
ZÜRİH'TEKİ İMZALARA UZANAN ZORLU SÜREÇ
Bir maç, deÄŸerlendirirseniz ne büyük diplomatik fırsatlara kapı açıyor. Yola çıkmadan yazı iÅŸlerindeki arkadaÅŸlarıma, 'Hangisi önemli, Gül'ün maça gitmesi mi Sarkisyan'ın rövanÅŸa gelmesi mi?' diye sordum. Ben 'buz kırıcı olmak' deyimiyle birlikte deÄŸerlendirip, 'Gül'ünki daha riskliydi' düÅŸüncesindeyim.
İşte bir kez daha 'yeÅŸil sahalarla diplomasi salonları' aynı karede buluÅŸuyor. Futbolun sihri, kitleleri olduÄŸu gibi siyasileri de etkisi altına alıyor. Gün boyu uluslararası televizyonlar ve ajanslar Türkiye'deki maçtan bahsettiler.
İki cumhurbaÅŸkanı otelde görüÅŸtü. Heyetler arası görüÅŸme de yapıldı, iki cumhurbaÅŸkanı iki dışiÅŸleri bakanı katılımıyla...
Listeye bakıyorum, Ankara'dan, İstanbul'dan çok sayıda meslektaşım burada, KöÅŸk'ün davetlisi Ermeni gazeteciler var. İsviçre DışiÅŸleri Bakanı da maçtaydı.
Lobide Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu'yla karşılaÅŸtım, tam kadro buradalar. Futbolda iddiamız bitti ama sanki 'final havası' hakim. Sonuçta UEFA BaÅŸkanı Platini maçtaydı.
TuÄŸrul TürkeÅŸ dikkatimi çekiyor. Yanına gidip, 'Maça gidecek misiniz?' diye sordum, 'Tabii' dedi. Partisi çok sert muhalefet yapıyor. 'Ne hissediyorsunuz?' diye ısrarlıyım. Gülümsüyor, 'Kazanacağız' diyor. 'Onu demiyorum, maçın siyasi ruhu' diye üsteliyorum. Yanımızdaki Jack Kamhi 'Anlasana konuÅŸmayacak' diye söze giriyor.
Ama konuÅŸuyor, normalleÅŸmenin öneminden bahsediyor. 'Belki kendimizi iyi anlatamadık' demesi ilginç. Biraz zaman geçince yeni bir giriÅŸimde bulundum: 'Peki partiniz tepki göstermez mi?', cevabı ÅŸöyle:
'Burada en az 15 MHP milletvekili var'. Durup, 'Ayrıca 30 yıllık partici olarak genel başkanıma sormadan buraya gelir miyim?' diye ekledi.
Geçen gün, 'Diaspora 2015 yılına hazırlanıyor' diye yazmıştım. 'Sözde soykırımın tanınması için yüzüncü yılı bekliyorlar.'
Ankara'nın hareketliliÄŸini buna baÄŸlıyorum, doÄŸru yapıyorlar. Diasporanın ÅŸahin kanadına bakın, nasıl çıldırıyorlar.
Zürih'teki imzalardan, Bursa'daki maçtan sonra 'soykırım' diyebilenlerin inandırıcılığı ağır bir darbe yemiÅŸtir.
O sıcak görüntülerin, samimi çabaların ardından tarihin derinliklerindeki belirsizlikleri 21. Yüzyıl düÅŸmanlıklarının aleti yapmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.
İstanbul'dan Bursa'ya karayoluyla geldim, buradan Ankara'ya geçiyoruz, uçaÄŸa yetiÅŸeceÄŸiz, rotamız BaÄŸdat. BaÅŸbakan ErdoÄŸan bir diÄŸer sınır komÅŸumuza gidiyor. Kritik bir takvimde. Çok önemli günlerdeyiz.
Stada girdik, polis, 'Beyefendi bayrak alır mısınız' diye Türk bayrağı uzattı.
Askeri bando, maça yarım saat kala 10. Yıl Marşı'nı çalarak geçit yaptı.
Güvercinler uçuruldu, hemen ardından 'Åžehitler ölmez vatan bölünmez' sloganları atıldı.
Aksi yöndeki uyarıya raÄŸmen Ermenistan Milli Marşı çalınırken ıslıklandı. Tribünlerde yer yer Azeri bayrakları açıldı. Tam maç baÅŸlamak üzereyken Ermeni bayrağı açılınca tansiyon yükseldi. Bir barış güvercininin ayağına Azeri bayrağı baÄŸladılar ve statta uçtu...
Kısa süre önce, diÄŸer açılımın üzerine tepki bulutları gönderen, Diyarbakır maçının oynandığı stattayız. O maçtan gereken dersler alınmış, eleÅŸtiriler olumlu etki yaratmış.
Ermenistan açılımında bir viraj daha 'kazasız' dönülürken son dakika haberi geliyor: 'ABD PKK yöneticilerini uyuÅŸturucu kaçakçısı ilan edip malvarlıklarını dondurdu.'
Ermeni, Kürt ve azınlıklar açılımları... AB ve ABD'nin desteÄŸi... Küresel siyaset... Önemli geliÅŸmeler yaÅŸanıyor, tarih yazılıyor.
FIFA KARARI ÖNCESİ TELEFON TRAFİĞİ
Bu arada bayrak krizi konusunda çarpıcı bir bilgiye ulaÅŸtım. Hükümet, bayrak yasağını kaldırınca FIFA sözlü olarak harekete geçmiÅŸ. Federasyon, DışiÅŸleri Bakanı'nı aramış ve 'hassasiyeti' aktarmış. DavutoÄŸlu da, 'bayraklar serbest kararı alınmadığını' belirttikten sonra, 'gelen istihbaratlara göre, Azeri bayrağı açılacağını, polis toplarken de olay çıkacağını' bildirmiÅŸ. Esneklik kararının bu yüzden alındığını söylemiÅŸ. FIFA resmen yasak getirince de sorun kökten çözülmüÅŸ.
Timsahlar çok organizeydi, çok da coÅŸkuluydular, bir an susmadılar, ÅŸölen alanına çevirdiler, uzun süre onları izlemekten maça konsantre olamadık. Bravo onlara.
Golden önce Åženay Yıldız, 'Nasıl bitmesini istiyorsunuz' diye sormuÅŸtu. O beraberlik istiyormuÅŸ, diplomasi uzmanı ya... 'O kadar açılmadık, biz kazanalım' dedim.
Dünya Kupası'na gidemeyeceÄŸiz maalesef ama en azından dünyaya rezil olmadık. Tribünlerin dediÄŸi gibi 'Sen ÅŸampiyon olmasan da kupaları almasan da seviyoruz iÅŸte...'
RESEPSİYONDAN NOTLAR...
Resepsiyonda Gül ve Sarkisyan'a sorular yönelttik
İki cumhurbaÅŸkanı da çok moralli görünüyordu. Sarkisyan, 'İki taraf da büyük bir iÅŸ yaptık bugün. Her ÅŸey ortada görülüyor' dedi. Gül'ün 'Tarih yazmıyoruz, tarih yapıyoruz' sözü hatırlatıldı, 'Katılıyorum' yanıtını verdi.
'Baskı görüyor musunuz', sorusuna karşılık, 'Bütün görüÅŸleri dikkate alıyoruz ama kendi iÅŸimizi yapıyoruz' dedi.
Bir arkadaşımız Sarkisyan'a, iliÅŸkilerin geldiÄŸi noktayı sordu, 'yüz metrenin neresine geldik' örneÄŸiyle... O da Gül'e döndü ve 'Siz yanıtlar mısınız' diyerek sözü Gül'e bıraktı.
Gül, '100 metre... İki sene öncesini hatırlayın, ne kadar yol aldığımızı görürsünüz' yanıtını verdi.
Sarkisyan'a 'Geri dönülmeyecek yerde miyiz' sorusu yöneltildi. Cevabı 'Hep beraber çalışıyoruz' oldu. Ardından Gül, 'Bu yol Norveç'e gider mi (Nobel)' sorusunu 'Bunlar konuÅŸulmaz. Önemli olan tüm bu bölgeyi iÅŸbirliÄŸi bölgesi haline getirmek' diye yanıtladı. Sarkisyan'ın Bursa seyircisinden etkilendiÄŸini ve 'AteÅŸli seyirci, enerjisi nereden buluyor' diye sorduÄŸunu da aktardı.
'KarabaÄŸ'ı konuÅŸtunuz mu' diye soruldu Sarkisyan'a... 'Bizde daha önemli iÅŸler var. Türkiye-Ermenistan iliÅŸkileri gibi...' cevabı geldi.
Ben zaten her acının tiryakisi olmuşum ömür boyu bitmeyen derdimle yorulmuşum