AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-10-15

kategori2

Üçüncü kuşak hanedan savaşını Papandreu kazandı!

Komşumuz Yunanistan'da 4 Ekim Pazar günü yapılan Parlamento seçimlerinde beklenildiği gibi George Papandreu başkanlığındaki PASOK % 43,94 oy alarak 160 milletvekilli çıkardı ve seçimlerin galibi oldu. Böylece PASOK 300 üyeli Parlamento'da rahat bir çoğunluk elde etmiş oldu. Son yıllarda Avrupa'daki sol partilerin yenilgi serisi böylece durmuş oldu.
Kostas Karamanlis başkanlığındaki Yeni Demokrasi Partisi % 33,49 oy oranı ile 93 milletvekili çıkardı. Seçimlerin en büyük galibi aşırı milliyetçi LAOS (Ortodoks Halk Birliği Partisi) oldu. % 5,62 oy alarak 2007 seçimlerindeki 10 milletvekili sayısını 15'e çıkardı. Yunan Komünist Partisi (KKE) % 7,53 oy oranı ile 19 ve Sol Koalisyon (SYRIZA) % 4,59 oy oranı ile 13 milletvekili ile Parlamento'ya girdiler.

Batı Trakya'da PASOK listesinden Çetin Mandacı İskeçe ve Ahmet Hacıosman Gümülcine'den yeniden milletvekili seçildiler.
2007 yılı seçimleriyle karşılaştırıldığında göze çarpan en önemli özellik katılımın % 74'ten % 71'e düşmüş olması. Bu seçimlerde Yeni Demokrasi Partisi % 41,8, PASOK ise % 38,1 oy almışlardı. 2009 seçimlerinde Yeni Demokrasi Partisi, kurulduğu 1974 yılından beri en kötü sonucu almış oldu. Parti Başkanı Karamanlis, alınan sonuçtan sonra, genel başkanlıktan çekileceğini ilan ederek doğru kararı vermiş oldu. Bir ay sonra yapılacak parti kongresinde büyük bir olasılıkla, Dışişleri Bakanı Bakoyani Yunanistan'ın ilk kadın parti genel başkanı seçilecek.

Yunanistan'ın ekonomik durumunun, 15 yıl süregelen büyümeden sonra giderek kötüleşmesi Başbakan Karamanlis'in erken seçim kararı almasındaki en büyük etkendi. Kamu borçları GSMH'nın % 109'una kadar yükselerek 260 milyar dolara erişmişti. Uzmanlar ödenmeyen gelir vergisinin 17,5 milyar dolar, istihdamdan alınması gereken verginin ödenmeyen bölümünün ise 13 milyar dolara eriştiğini hesaplamaktaydı.
Seçim öncesi 2009 yılında ekonominin % 1,7 küçüleceği öngörülmekte, işsizlikse % 15,5 oranındaydı (geçen hafta açıklanan son IMF raporunda 2009  için reel daralma yüzde 0.8, işsizlik yüzde 9.5 ve cari denge açığı GSYİH oranı olarak yüzde 10 düzeyinde öngörülmekte ) .
Karamanlis erken seçim kararı almadan önce yapılan kamuoyu yoklamaları, PASOK'u % 6 önde gösteriyordu. Haziran 2009 tarihinde yapılan AB Parlamentosu seçimlerinde de PASOK, Yeni Demokrasi Partisi'nden % 4 daha fazla oy almıştı. Ekonomiyi düzeltmek için sert önlemler öngören Karamanlis güven tazelemek için, 2011 yılında yapılması gereken seçimlerin erken tarihe alınmasını gerekli görmüştü. Seçim kampanyası sırasında ekonominin düzelmesi için 2011 yılına kadar ücretlerde ve emeklilik ödemelerinde herhangi bir artırıma gidilmeyeceğini ilan etmişti.
Yeni başbakanı çözülmesi güç sorunlar beklemekte. Papandreu, seçim konuşmalarında, servetten alınan vergileri, ücretleri ve emekli aylıklarını artıracağını, tüketici fiyatlarında % 10 indirim yapacağını ve bütün bu vaatlerini başbakan olduktan 100 gün sonra gerçekleştireceğini vaat etmişti.  Papandreu'nun ekonomi programına göre, uygulanacak 4,5 milyar dolarlık altyapı yatırım programı ülke ekonomisinin düzeltilmesinde önemli bir paya sahip olacaktı.

Türkiye'nin yeni dış politika görüşü ile Sosyalist Enternasyonal Başkanı Papandreu'nun dış politikası ile uyuşabilirse, iki ülke ilişkilerinde yeni bir devir başlayabilecektir. Her ne kadar seçim konuşmalarında, PASOK lideri, ilk dış gezisini Kıbrıs'a yapacağını ilan ederek Karamanlis'in Türkiye politikasını yumuşak olarak eleştirdiyse de, AB üyeliği konusunda yeni hükümetin Türkiye için daha kolay bir muhatap olduğu düşünülebilir. Geçtiğimiz hafta yapılan ikinci referandumla İrlanda'nın AB'nin Lizbon anlaşmasına onay vermesi ülkemizin AB üyeliği konusunda yeni imkanlar doğurmaktadır. Kıbrıs Rum Cumhuriyeti araçlarına Türkiye hava ve deniz sahasının açılması şartının süresi yıl sonunda dolmaktadır. Ancak gerek AB'nin kendini yeniden organize etmesinin önceliği, gerekse Türkiye'nin, önce KKTC'ye uygulanan izolasyonun kaldırılması konusunda AB tarafından verilen sözün tutulması ile ilgili olarak haklı ve ısrarlı tutumu sonucunda bu sürenin uzatılacağına kesin gözle bakılabilir.
Bu siyasal atmosferde Yunanistan'ın Türkiye ile ilişkilerini sertleştirmesi pek düşünülmemeli!