AKŞAM GAZETESİ | Serdar Turgut | 2009-10-15
Hunter Thompson'un yazı hayatına hediye ettiği 'Gonzo' kavramı, bir yazarın yazacağı olayları kendisinin yaratıp yazısının da ana oyuncusu olmasını anlatır. Yani bu, gazetecilerin kendilerini anlatmalarının ayıp olduğunu düşünen ve hatta 'Ben' kelimesini bile kullanamayan insanlara hiç de uymayan bir yazı türüdür. Onlara uymayabilir ama bana fevkalade uyan bir yazı biçimidir bu.
Ben kendimi tuhaf olayların içine katıp yaşadıklarımı mizahi anlatmaya bayılırım. Son New York gezisinde bunu yaptım. Aldığım tepkilerden anladığım kadarıyla sonuç çok da güzel oldu. 'Alışmış kudurmuştan beterdir' ya; bir kez bu yazı türüne alışınca durmanız da kolay olmuyor. Bir tür bağımlılık gibi bir şey bu.
Gonzoların kendilerine özgü gündemleri vardır. İçinde bulundukları siyasi ve sosyal ortam onları hiç alakadar etmez gibidir ve bu yönleriyle tuhaf da karşılanabilirler. Siyaset ve sosyal durumlarla alakadar olduklarında hem siyaseti hem de sosyal durumu bozarlar, yıkıcı olurlar...
Ben ülke gündeminden tamamen kopmaya karar verdiğimden bu yana içim çok rahat. Son New York gezimi ve oradaki yazılarımı kendi miladım gibi görüyorum. Yazılarıma bundan sonra vereceğim yönün resmen ilanı gibi oldu o gezi. Selülit araştırmalarımı henüz bitiremedim ama vazgeçtiğimi de sanmayın sakın. Yakında ara sonuçları açıklayacağım.
Gazete maalesef ülke içinde de bu tür işleri yapmamı bekliyor. Yakında beni ya bir maçta ya da çok konuşulan bir mahkemede göreceksiniz. Bir Zlig gibi çıkacağım oralarda ortaya ve konu ne olursa olsun kendimi tuhaf durumlara düşürüp yazacağım.
Şimdi hazırım ama çeşitli 'Gonzo' projelerine de ihtiyacım var. Herkesten öneri bekliyorum.
Bende şu anda bir proje var gerçi ama bu biraz komplike ve ciddi tehlikeler de içeriyor. Alacağım riske değer mi bilmiyorum.
San Francisco'da her yıl yapılan bir 'fetiş ve deri festivali' var. (Annual leather, bondage and fetish festival). Buna bir 'Gonzo' olarak katılıp yaşadıklarımı yazmak istiyorum. Bunları okuyunca çok bilgili, çok kültürlü insanlar haline gelmeseniz de hayli eğleneceğinizi tahmin ediyorum.
Festival bitikten sonra ise hemen Türkiye'ye dönmeyeceğim.
Çünkü yapmam gereken bir başka araştırmacı gazetecilik işi daha var.
Üstelik bunun fazla masrafı da yok. Seyahat filan etmeme gerek de bulunmuyor. Çünkü bahsedeceğim yerin merkezi yine festivalin gerçekleştirildiği Folsom Caddesi üzerinde yer alıyor.
Bu merkezin adı 'One taste urban retreat center'. Adı çok sıkıcı olsa da içeride olanlar hiç sıkıcı değil.
Bu merkezde bir saat kesintisiz devam eden orgazmın sırrını keşfettiğini söyleyen insanlar çalışıyor. Ve merkeze gelenlere bu deneyi de yaşatıyorlar.
Yazıştım onlarla ve 'Erkeklerin orgazmı bir saat sürünce ne oluyor; bunu denerken ölen veya ağır yaralanan oldu mu?' dedim. Onlar da bana 'Bir saatlik orgazm sadece kadınlar için' dediler. Bir saat süren bir orgazmın erkekliğin doğasına aykırı olduğunu ve böyle bir şeyin gerçekleşmesi durumunda, bildiğimiz anlamıyla medeniyetin de sonunun geleceğini bilmeme rağmen yine de üzüldüm. Çünkü bunu yaşayıp yazmak çok eğlenceli olacaktı. Biraz araştırdım. (Bakın bana çalışmıyor filan demeyin, araştırmalar bile yapıyorum) Merkeze gelen kadınlar çırılçıplak soyunup güzel kokulu loş bir odaya alınıyorlarmış. (Sadece bu kadarı bile erkeklerin 23 saniye süren şiddetli bir orgazm yaşamalarına yetebilir). Sonra da 'Oming' adı verilen çeşitli 'Ooommmmm' sesleri çıkaran insanların önünde kadın havaya sokuluyormuş ve kritik noktalara dokunulduğu takdirde bir saat sürecek orgazm başlıyormuş.
Araştırmacı gazetecilik bazen çok faydalı oluyor. Bütün bunları öğrenince onlara merkeze gelen kadınların kritik noktalarına dokunmaya gönüllü olduğumu söyledim. Bunun karşılığında hiçbir ücret talep etmeyeceğimi de ekledim. Dokunmanın sadece kadınların yanında gelen kocaları ve erkek arkadaşları tarafından yapılabileceğini, benim ise sadece odada 'Ooommmmm' sesini çıkaran bir insan olarak bulunmama izin verebileceklerini söylediler. Tam kendilerini son derece sıkıcı bulduğumu ve böyle bir deneyi bir kadının sadece kocası veya erkek arkadaşı ile yaşamaya zorunlu bırakılmasının bir insanlık suçu da olduğunu yazıp onlarla ilişkimi tamamen bitirecekken, son anda tuttum kendimi. Çünkü bir saatlik orgazmdan çıkan bir kadınla sıcağı sıcağına mülakat yapmak son derece ilginç sonuçlar doğurabilecekti. Bu tür gazetecilik konusunda onurlu deneyimim de var. Orgazmı biten değil de sürmekte olan kadınlarla mülakat yapmıştım bir aralar. Duyduklarımı tek kelimesine bile dokunmadan yazsam büyük bir mizah şaheseri ortaya çıkabilirdi. Bir tanesi popüler TV dizilerinin tüm bölümlerini net olarak hatırlayıp ana olayları anlatıyordu bana. Ben de dinlemek istiyormuş gibi davranıyordum. LOST dizisine yetişebilseydik benim diziyi hiç seyretmeme gerek kalmayabilirdi. Bir orgazmda o bana tüm diziyi baştan sona özetleyebilirdi.
Bir saat süren orgazmdan çıkan kadının beyninin var olabilmesi mümkün değil. İşte ben tam o noktada kadına hayat felsefesini sormayı planlıyorum. Woody Allen'ın 'Bananas' adlı filmini bilmem hatırlar mısınız? Filmin bir sahnesinde Woody ve bir kadın yatakta sevişmektedir. Yatağın yanı başında ünlü spor yorumcusu Howard Cossell, sevişenlerin aldığı pozisyonları maç anlatır gibi yorumlamaktadır. Woody Allen tek bir kelime söylemese bile onun çıplak hali kendiliğinden komik olduğundan ve bu tipin sevişmesi de absürd gözüktüğünden bu hayli komik bir sahneydi bu. Sonunda Woody'nin normal hayatında hiç başaramadığına emin olduğum bir şey gerçekleşti ve seviştiği kadın orgazm oldu. Yatak başındaki spor yorumcusu maçın bittiğini, şimdi maç sonrası mülakatlara geçtiğini söyledi. Kadın ve adamla konuşmaya başladı.
Eğer bana küçük bir el kamerası verir ve gerekli teknik bağlantıları sağlarlarsa, odada bir yandan 'Ooooommmm'larken kadının bir saatlik orgazmını naklen yayınlayıp sonra da biter bitmez online canlı mülakata geçeceğim.
İşte bu da www.aksam.com.tr'yi sadece Türkiye'de değil tüm dünyada bir numaralı site haline getirmezse başka ne yapabilirim ki?
Ayrıca orada bir kadının gerçekten neler hissettiğini araştırma projem de var. Ancak bunu gerçekleştirmek için önümde sadece teferruat denilebilecek bir engel bulunuyor. Uzun zamandır planladığım cinsiyet değişimi ameliyatımı nihayet yaptıracağım ve bir kadın olarak o merkeze gidip deneylerimi aynen yazacağım. Gonzo'nun kadın olanına acaba ne deniliyor ki?